<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650</id><updated>2012-02-10T20:14:01.758+02:00</updated><category term='euro2008'/><category term='Movies/TV'/><category term='Music'/><category term='Others'/><category term='Photo'/><category term='Tech'/><category term='Comics'/><category term='Viola'/><category term='Franchi'/><category term='Food/Drink'/><category term='Poll'/><category term='Shanghai 2011'/><category term='Games'/><category term='Euro2012'/><category term='McDennis'/><category term='GSBilyoner'/><category term='Marmaris'/><category term='Links'/><category term='Legends'/><category term='Kits'/><category term='World Cup 2010'/><category term='Lyrics'/><category term='Book'/><category term='Swimming'/><category term='francHits'/><category term='Sports'/><category term='Galatasaray'/><category term='Video'/><category term='Football'/><title type='text'>Artemio Franchi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1973</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4585905991331409099</id><published>2012-02-01T23:42:00.002+02:00</published><updated>2012-02-07T00:11:27.095+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Şaşırtmayan Hakem: GS 1-1 Antalya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TGsYip_rQkE/TymtsR6DmsI/AAAAAAAAF2M/Pd1iBsAHwrA/s1600/ujfa.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="115" src="http://1.bp.blogspot.com/-TGsYip_rQkE/TymtsR6DmsI/AAAAAAAAF2M/Pd1iBsAHwrA/s320/ujfa.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu maçın hakeminin kim olduğunu dün akşama doğru öğrendim ve Twitter'da maçla ilgili ilk ve tek yorumum şu oldu: &lt;b&gt;&lt;a href="https://twitter.com/#!/frtslck/status/164341849614598144" target="_blank"&gt;Yarın Antalyaspor'u çok zor yeneriz, puan kaybı asla sürpriz değil. Totem falan yapmıyorum, maçın hakemi İlker Meral. Açık ara en kötüsü.&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; Görünen köy kılavuz istemiyordu ne yazık ki, başımıza gelecekleri görmek zor değildi. Kasımpaşa deplasmanında Ali Güneş'in voleybolcu olma girişimine izin veren, aynı maçta aynı oyuncunun gole giden adamı düşürmesi sonrası faulü çalıp skandal bir kararla kırmızı değil sarı kart çalan adamdı İlker Meral.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin'in Galatasaray dergisine yaptığı açıklamayı da düşününce İlker Meral'in bu maça damga vurmama ihtimali sıfırın altındaydı. Sanırım İlker Meral büyük bir şevkle Baros'u oyundan atarken içinden &lt;i&gt;"Kırmızı öyle gösterilmez böyle gösterilir!"&lt;/i&gt; demiştir Engin'e. Veremediği ikinci penaltıdan falan bahsetmiyorum bile, eyyamı yapacağı maça atandığı saniye belli olan adamın bunu yapmasına şaşırmam. Aynı nitelikte iki pozisyon ve ikincisinde eli cebine bile gittiği halde düdük ağza gitmiyor, skandaldan da öte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baros demişken, atılmadan iki pozisyon önce İlker Meral'i sertçe itiraz edip itti kaktı, zaten kırmızı kartı orada görecekti, sadece bir dakika geç gördü. İlker Meral doğru düzgün bir hakem olsaydı, işini adam gibi yapan birisi olsaydı penaltı atılırken Elmander-Deniz ikilisine sorgusuz sualsiz sarı kartları verir, gerilimi engellerdi. Baros girdiğinde zaten o kadar gergin ve hakemin üzerine yoğunlaşmış hale gelmezdi maç. Yine de ne olursa olsun Baros'u atacaksan sana kasten iki kere vururken atacaksın, orta sahadaki bir pozisyonu hatırlatıp itiraz ederken saçma bir sebeple atıp hatalarına hata katmayacaksın. Seyirciyi tahrik diye bir şey varsa, bitiş düdüğü sonrası döne döne Mevlana'ya göz kırpan Ömer Çatkıç'a kartını vereceksin, raporuna da yazacaksın "Galatasaray taraftarı rakip oyuncuya kartopu -veya yabancı madde, her neyse- attı" diyeceksin, ceza verilecekse verilecek. Eminim ben ne Ömer'e ne taraftara o son olay yüzünden bir ceza gelmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte... Buz gibi havada bir maç keyfimiz vardı, hakemin onun içine edeceği belliydi, bir sürpriz yapar da kendinden bahsettirmez ve puan kaybedeceksek kötü hava-saha koşulları ve kötü oyunla ederiz diye umuyordum... Hakem İlker Meral olunca sezonun en kötü hakem performanslarından birine hazırlıklı olmak normal de, buna hazırlıklı olurken sinirlenmemeyi beklemek salaklık oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4585905991331409099?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4585905991331409099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4585905991331409099&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4585905991331409099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4585905991331409099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2012/02/sasrtmayan-hakem-gs-1-0-antalya.html' title='Şaşırtmayan Hakem: GS 1-1 Antalya'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-TGsYip_rQkE/TymtsR6DmsI/AAAAAAAAF2M/Pd1iBsAHwrA/s72-c/ujfa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1559621906095190492</id><published>2012-01-07T23:18:00.000+02:00</published><updated>2012-01-07T23:24:32.071+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Samsun 2-0 GS &amp; Samsun 0-4 GS</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-j3RGNAc1LC4/Twi3l8fm2LI/AAAAAAAAF1s/P0HtjJYkI3I/s1600/milanbaros.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/-j3RGNAc1LC4/Twi3l8fm2LI/AAAAAAAAF1s/P0HtjJYkI3I/s320/milanbaros.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İlk yarısı, sezon boyu hatırlandığı zaman ders alınması gereken bir 45 dakika, ikinci yarısı ise yine sezon boyu hatırlanıp bir maçta asla umutsuzluğa kapılmamak için ders alınması gereken bir 45 dakika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir geri dönüşe sevindiğim kadar Sabri'yi sırtlanların arasına yollamadığımız için de seviniyorum. İlk yarıda sezonun açık ara en kötü Galatasaray'ının sahadaki en kötü iki isminden biri oldu Sabri. 1-0 giden maçta takım inadına kötü oynarken çok ciddi bir hatayla 2-0'a sebep olma takım daha da kötü oynasa bile Sabri'nin suçu olarak lanse edilecekti. Fatih Terim, Sabri'yi önce oyundan alarak, sonra da maç sonunda kendisini oynatması konusuna "Hata yaptım, tüm sorumluluk benim." diyerek ipten almış oldu. Sabri konusunun maçtan sonra sakız gibi uzatılmasına maçın hemen sonrasında nokta koydu, profesyonellikten öte bir şey bu. Hiç hazır olmayan Sabri'den galibiyet serisine devam eden takıma hemen uyum sağlamasını beklemek hata olurdu, o hatayı yaptığını ve üstlendiğini belirtti Terim kısaca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazım'ın yerini Engin'le doldurma fikri teoride doğru gözüküyordu ancak pratikte olabilecek en kötü sonucu verdi. Sabri de çok kötü olunca sağ çizgi çöktü. Kanat performanslarının büyük önem teşkil ettiği 4-4-2'de bir kanadınız iki elemanıyla birden yokları oynuyorsa rakibe teslim olmanız kaçınılmazdır. Galatasaray ilk yarıda bu yüzden maçı verdi neredeyse. İkinci yarı önce Ujfa-Melo-Semih-Hakan dörtlüsü, sonra Engin'in yerine Servet'in girişiyle Melo'nun orta sahaya dönüşü. Bu arada Emre Çolak sağ kanada geçiyor, Selçuk'un arkasında defansif görev yapıyor, sonra Melo'nun yerine Sercan geliyor ve Emre ortaya geçiyor... Yani bir takımın sistemi maç içinde bundan daha fazla ne kadar değişebilirdi sende daha fazla alternatif zor sunulur. Golcüler, Semih ve Hakan hariç tüm oyuncular görev değişikliğine gitti takımda. Böyle bir ortamda takım oyunundan taviz vermemek takımın devre arası dayaktan beter bir konuşmaya maruz kaldığını net bir şekilde örnekliyor. Tabii buna bağlı olarak gelen konsantrasyon.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-91AMAon4hMA/Twi3mlFw2VI/AAAAAAAAF10/l4BC4GMEjFw/s1600/sercan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="198" src="http://3.bp.blogspot.com/-91AMAon4hMA/Twi3mlFw2VI/AAAAAAAAF10/l4BC4GMEjFw/s320/sercan.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Galatasaray iki yarısının da büyük bir ders kitabı haline dönüşeceği bu maçta iki genç yıldızından -bırakın yıldız diyelim artık, aday demeyelim- da skor katkısı aldı ki benim gözümde her şeyden önemli olanı da bu. Semih, her ne kadar aslında rakip kendi kalesine atsa da, her şeyi başlatan golü attı. Üstüne takımı öne geçiren golde de Baros'a soluyla harika ortayı kesen geçen hafta İBB maçını alan Emre Çolak... Zapata'nın top tutmasını, Çağlar'ın muz orta açmasını, Mustafa Sarp'ın orta sahada pas yapmasını, Ayhan'ın maç boyu rakibe basmasını ve daha birçok imkansızı bekleyen Galatasaray taraftarı için rüyadan da öte bir şey bu. İlk 11'de 20'lik iki oyuncu maç alan hamleler yapıyor ve bu henüz takımın tam oturmamış hali. Hep tekrar etmekten sıkılmayacağım, kör istedi bir göz Allah verdi iki göz derler ya, o hesap benimki de. Bir tane genç oyuncuyu takıma kazandırıp ilk 11 oyuncusu yapsın yeter, o zaman destek olmaya başlarım demiştim Fatih Terim için. Semih'i kazandırdı ve ben tamam dedim ağzımın payını aldım, üzerine dört yıldır en fazla beklediğim oyuncuyu da müthiş bir hazırlıktan sonra bizlere sundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği üzere -veya bilmiyorsanız da öğrendiniz- benim en büyük dertlerimden biri Riera bu takımda. Sevmedim ve sevemeyeceğim. Bugün oyuna girdiği saniyeden itibaren yerden yere vururken bir anda top takip edip asistiyle Selçuk'un füzesine zemin hazırladı. Golü attıran isimdi ancak geri dönüşe katkı sağladı diye tek pozisyon/maç uğruna bir oyuncuyu sevemem. Tek pozisyonla oyuncu sevecek olsam Denizlispor'a attığı golden ötürü Servet en sevdiğim oyuncu olurdu, Mustafa Sarp da Beşiktaş'a attığı gol sonrası orta sahanın maestrosu olurdu gözümde. Yani bu asist kendisini beğeneceğim veya bundan sonra eleştirmeyeceğim anlamına gelecekse işimiz iş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, Sercan'ın ilk golü. "Skora katkı yapmayan Selçuk" yalanının bir kez daha yıkılması falan... Çok daha uzatmak lazım ama çok uykusuzum ve pazar sabahı 07.30'da uyanmam lazım, kısa kesmeliyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1559621906095190492?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1559621906095190492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1559621906095190492&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1559621906095190492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1559621906095190492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2012/01/samsun-2-0-gs-samsun-0-4-gs.html' title='Samsun 2-0 GS &amp; Samsun 0-4 GS'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-j3RGNAc1LC4/Twi3l8fm2LI/AAAAAAAAF1s/P0HtjJYkI3I/s72-c/milanbaros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7419464171282868239</id><published>2012-01-06T16:56:00.002+02:00</published><updated>2012-01-06T16:57:18.454+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Gilardino Genoa'da...</title><content type='html'>&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?autoplay=0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=608&amp;amp;deepLinkEmbedCode=V3d3U3MzrLbdXunUWg-Ot1PhUGbgJnEG&amp;amp;height=340&amp;amp;embedCode=V3d3U3MzrLbdXunUWg-Ot1PhUGbgJnEG&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;Alberto Gilardino yıllar önce takıma geldiğinde öyle bir performans gösterdi ki Serie A'da son 40 yılın rekortmen gol kralı Luca Toni'yi bile formasından etmişti. Ancak geldiği durum o kadar vahimdi ki kendisinden para kazanabilmek bile mutluluk verici oldu desek yeridir. 2011/12 sezonu ilk yarısında sadece iki gol atabildi. Sakatlığının etkisi illaki var ancak böyle bir adamın 10 maçta sadece "iki" gol bulabilmesi sakatlık bahanesiyle geçiştirilemez. İyisiyle kötüsüyle Alberto Gilardino'ya veda etti Fiorentina, resmi siteden de son bir teşekkür videosu geldi kendisine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalan şarkıyı merak edenleriniz olabilir: &lt;b&gt;Steve Miller - Abracadabra&lt;/b&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, yerine düşünülen ilk isim Maxi Lopez, ancak o transferde pek umut yoktu ilk haberlere göre ve bu yüzden de yeni aday Chamakh... İki ucu boklu değnek yani.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7419464171282868239?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7419464171282868239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7419464171282868239&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7419464171282868239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7419464171282868239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2012/01/gilardino-genoada.html' title='Gilardino Genoa&apos;da...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-424753792798700895</id><published>2012-01-04T02:25:00.001+02:00</published><updated>2012-01-04T04:48:18.894+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Emre Çolak!: Galatasaray 4-1 İBB</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TiAAuy4LCYs/TwOVqO8yp5I/AAAAAAAAF1U/-0YjFjaHW5E/s1600/%25C3%25A7olak5.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/-TiAAuy4LCYs/TwOVqO8yp5I/AAAAAAAAF1U/-0YjFjaHW5E/s320/%25C3%25A7olak5.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Galatasaray'ın başarısız sol açık transferleri ile söze girmek lazım. 2005 yazında Heinz geldiğinde takımın büyük yıldızı olmasa da orada idare edecek kadar iş yapması bekleniyordu. Onu bile yapamayan çek oyuncuyu sezon sonu göndermiştik. Heinz takımdayken Arda da Manisa'da kiradaydı. Manisa'da o kadar güzel oynadı ki yeni sezonda Heinz hemen gönderildi ve Arda'ya şans tanındı. Boleslav maçı ile başladı ve iyisiyle kötüslye -ki bence ağırlıklı olarak kötüsüyle- takıma 30 milyon Türk Lirası civarı para kazandırıp gitti. Heinz'ın başarısızlığı Arda'ya yaradı yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takvim ilerledi, Arda ayrılmıştı ve yerini doldurması amacıyla Riera kadroya dahil edildi. Arda'nın maç seçen o kötü halinden daha kötü bir oyuncuyu bulmuştuk. Rotasyon oyuncusu olmak bir yana, iyi bir yedek olacak durumda bile değildi. Sezonun ortasına doğru Fatih Terim bile kendisine olan desteği çekti. En beklenmeyecek anda, kimsenin tahmin edemeyeceği bir maçta Riera ilk 11'deki yerini Emre Çolak'a kaptırdı.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-DAMRe3eCa80/TwOVw0qwlkI/AAAAAAAAF1c/VktSXa0RpRg/s1600/%25C3%25A7olak3.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-DAMRe3eCa80/TwOVw0qwlkI/AAAAAAAAF1c/VktSXa0RpRg/s320/%25C3%25A7olak3.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Fenerbahçe derbisinde, maça ilk 11'de altyapıdan isimlerle son başladığımızda pek parlak şeyler yaşamadık. Ferhat Öztorun'un takımdaki geleceği bir anda karardı, Uğur Uçar ise kendisine olan güvenin yeniden kazanılması için uzun süre beklemek zorunda kaldı. Tam onu kazanırken Konya'da TFF kurbanı oldu ya neyse... &lt;b&gt;Heinz transferinden altı yıl sonra, Galatasaray yeniden başarısız bir sol açık transferi yaparak altyapıdan dev bir yıldız adayı kazandı: Emre Çolak.&lt;/b&gt; Riera'dan aylardır beklenen performansın çok daha fazlasını derbide Fenerbahçe'ye karşı ortaya koydu. Formayı da kaptı ve bir daha bırakmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe derbisinden iki veya üç maç önce Emre Çolak ile ilgili konuşurken aynı masadaki arkadaşlara "Fatih Terim kendisini ikinci yarıya saklıyor, Semih'e bu derece güvenen ve inanan adam Emre'yi umursamıyor olamaz." demiştim. Tahminimde iyi anlamda yanıldım çünkü Emre ikinci yarıya kalmadan kendini gösterme şansı buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'da A takım kariyeri parlak başlamıştı, Denizli Belediyespor'a karşı iki gol buldu ancak o dönem fizik olarak fazlasıyla zayıf olan çocuk şimdi bunu da yavaş yavaş aşmakta. Kendini zorlayarak açtığı ortalar ön direği zor bulurken artık Hagi gibi uzak mesafeden özlediğimiz golleri atabilir hale geldi. İlk etapta ayaklarının güçlendiği Fenerbahçe maçında soldan girdiği ve son anda Volkan'ın kornere çeldiği sert şutla belli olmuştu. Ayaklardaki güçsüzlüğü halletmiş, sırada vücudun üst kısmında iki mücadelelerde birazcık çarpışabilir hale gelmesini sağlayacak çalışmalarda. Kendisi bu konuda inançlı, fiziğiyle ilgili çalışmalarının meyvesini aldığını ve daha fazla çalışacağını kendi ağzıyla söyledi bu maçtan sonra.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qHmbivrIjqM/TwOVzFJVB4I/AAAAAAAAF1k/4BQvsNFCsac/s1600/%25C3%25A7olak4.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/-qHmbivrIjqM/TwOVzFJVB4I/AAAAAAAAF1k/4BQvsNFCsac/s320/%25C3%25A7olak4.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yıllar sonra yeniden tamamen bir genç oyuncunun sürükleyip bizi üç puana taşıdığı bir maç izledik. Golleri için ne kadar alkışladıysak maç içerisindeki doğru koşuları, pasları ve defansif gayretleri için iki katı alkışlamalıyız. Bu çocuk gözlerimizin önünde bir yıldıza çevrilecek ve umarım kariyerine attığı ilk adımlarının fazlasıyla benzeştiği eski kaptanı gibi benzer bir yolda ilerlemez. Daha büyüğü, daha yeteneklisi ve daha efsanesi olması için hiçbir engel yok önünde. Kendisi de Florya'da ne kadar çalışırsa TT Arena'da o kadar büyüyeceğinin farkında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyice coşmak istiyorum, Emre'nin&amp;nbsp;attığı ilk gol bana Kewell'ın Bordeaux maçındaki golünü anımsattı. Orada benzer açıda ve mesafede Kewell vurduğu anda kaleye gitmesini beklemeden gol olacağını nasıl hissetiysek bu maçta da aynısı oldu. O top Emre'nin ayağından çıktı ve gol olmaktan başka bir şansı yokmuş gibi gitti. İkinci golde de Robben misali sağdan ceza sahasına paralel top sürmeye başladığı anda kaleye vuracağından emindim. O da gol oldu ve daha büyük bir güven kazanıldı kendisine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini ispatlama yolundaki bir genç adamın böyle goller atıp takımını bir maçta iki kere öne geçirmesi asla unutulmayacak bir performans olmalı. Derbiden bu yana tek eksiği gol bulmaktı, iki tane bulup iki kere rahatladı. Bu goller tribünü kendisine, kendisini de kariyerindeki geleceğine daha inançlı hale getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir maç yazısı hedefiyle açtım boş sayfayı ama Emre Çolak tek başına doldurttu bugün. Daha çok fazlasını yazmak isterdim de, bugünlük bu kadar olsun, devamını defalarca yazacağıma daha fazla eminim bu maçtan sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma gelmişken; kaptanlığı Semih de almasın Emre de almasın bu takımda. En azından beş sene boyunca bu olmasın. Bu iki genç adamı kaptanlık gibi ağır yüklerin altına sokmaya gerek yok, kaptan Selçuk olur, Baros olur, kalırsa Melo olur. Forma numarası korkusu da salmamak lazım tabii... Semih'e 3, Emre'ye 10 yazan formalar giydirmenin alemi yok. Sezon başı sorulsun, ne isterlerse onu giysinler, 52 veya 26 onlarla özdeşleşsin. Arda konusunda yaşanan olumsuzlukların hepsi yöneticilerimize güzel bir örnek olsun bu genç adamlar için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-424753792798700895?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/424753792798700895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=424753792798700895&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/424753792798700895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/424753792798700895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2012/01/emre-colak-galatasaray-4-1-ibb.html' title='Emre Çolak!: Galatasaray 4-1 İBB'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-TiAAuy4LCYs/TwOVqO8yp5I/AAAAAAAAF1U/-0YjFjaHW5E/s72-c/%25C3%25A7olak5.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-5621427019759375108</id><published>2012-01-02T16:07:00.000+02:00</published><updated>2012-01-02T16:09:38.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Music'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='McDennis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Games'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Movies/TV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Franchi'/><title type='text'>Not Defteri #49</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WImwH4hxiFc/TwG6HAbtNtI/AAAAAAAAF1I/nEui5oyiw98/s1600/milyoncuv.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-WImwH4hxiFc/TwG6HAbtNtI/AAAAAAAAF1I/nEui5oyiw98/s320/milyoncuv.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bunu bile yazmayalı altı ay olmuş arkadaş, ben ne tembel adammışım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;O değil de futbol ve spor yazmayınca ses etmeyip de &lt;em&gt;"Oğlum lan not defteri falan yaz biz onu daha çok seviyoruz..."&lt;/em&gt; diyen birkaç arkadaşım var, adam değilsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ben bu ara diziden diziye koşup bol bol oyun oynamak istiyorum ama vasat bile denemeyecek kadar kötü bir performans sergiliyorum. Sadece &lt;strong&gt;FM 2012&lt;/strong&gt; oynayıp &lt;strong&gt;The Big Bang Theory&lt;/strong&gt; ile &lt;strong&gt;New Girl&lt;/strong&gt; izliyorum. Big Bang'in daha ikinci sezonunda olduğumu söylesem çeşitli küfürler de yerim.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ama etmeyin küfür tabii. Yeni yeni emekleyen bir yabancı dizi izleyicisiyim sonuçta... (Hiç sevmediğim edebi benzetmelere giresim var da neyse boş ver, bu kadarı bile tiksindirdi... Yeni emekliyormuş da bilmem neymiş, o ne lan öyle.)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;En son not defteri yazdığımda mesela 54-55 cm uzunluğunda saçlarım vardı. Şimdi mi? İki haftada bir falan üç numara kestiriyorum. Uzun saçtan bıkıp kestireli üç ay oluyor neredeyse.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kısa saça geçtiğimden beri uzun saça hakaret ediyorum onu da not olarak düşeyim. Böyle de karaktersizlik yaparım, hiç gocunmam.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ama şu var ki uzun saçı kestirdikten sonra duş alırken avuç dolusu şampuanı üç numara saça dökme salaklığına bir değil birkaç defa imza attım. Saçı kestirdikten sonra duş alınca sorun yoktu da, sonraki gün alırken şampuanı avuç dolusu dökmeyi bırak "yok denecek kadar" saça saç kremi bile sürmeye kalktım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bunlar bir dönem uzun saç sahibi olmamış adamın anlayamayacağı dramlar. Yani ne denli büyük bir dram olduğu konusunu bilen bilir...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şunu unutmadan yazalım, blog olarak yazı yazmıyor olabiliriz bu ara ancak bir ayağımızın Çin'de olduğunu söyleyebilirim. &lt;strong&gt;Blogun yazmayan yazarı&lt;/strong&gt;(wtf?) Deniz(&lt;strong&gt;McDennis&lt;/strong&gt;) bu aralar Çin'de kariyerini sürdürüyor. Kariyer derken futbol kariyeri değil, iş gereği gitti. Sanırım iki hafta sonra falan dönecek &lt;i&gt;dünyanın en büyük &lt;b&gt;her şey bir milyon&lt;/b&gt;cusu&lt;/i&gt;ndan.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kendisine sordum ama Türkiye'deki gibi her şey bir lira değilmiş Çin'de, duyar duymaz yıkıldım. Böyle bir hayal kırıklığı nasıl tarif edilir bilemem. İki lira verdiği şeyler falan olmuş, Çin dediğinde her şey bir lira olmadıktan sonra ne anladım öyle Çin'den.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ne Çin dedik be. Çin'de okuyucumuz varsa da böyle selam olsun kendisine. Konfişfüs abimize de selam olsun, o kadar Çin dedik onu atlamadan olmaz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;b&gt;TOOL YENİ ALBÜMÜ NİHAYET ÇIKARIYOR BU SENE. 2012'NİN 2011'DEN HER HALÜKARDA GÜZEL OLACAĞININ KANITIDIR BU.&lt;/b&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Son not: FM 2012'de Fiorentina ile ilerliyorum. Hafif özet kıvamında hikayesini yazarım. FM 2011'de Fiorentina ile yarım sezon oynayıp sinirlenip kapatmıştım, bu defa yine aynısı olacakken direndim ve efsanevi bir kırılma noktası oldu benim için. Böyle meraklandırayım da blog adına beklenti falan oluşsun bari......&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-5621427019759375108?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/5621427019759375108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=5621427019759375108&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5621427019759375108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5621427019759375108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2012/01/not-defteri-49.html' title='Not Defteri #49'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-WImwH4hxiFc/TwG6HAbtNtI/AAAAAAAAF1I/nEui5oyiw98/s72-c/milyoncuv.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-5847641559273133748</id><published>2011-12-19T18:47:00.000+02:00</published><updated>2011-12-19T18:47:33.459+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Geciken Derbi: Siena-Fiorentina</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-B1f_sFJ-S-s/Tu9gVokUY5I/AAAAAAAAF0w/2oNWDWBJylA/s1600/sienaviola.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="120" src="http://1.bp.blogspot.com/-B1f_sFJ-S-s/Tu9gVokUY5I/AAAAAAAAF0w/2oNWDWBJylA/s320/sienaviola.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sezon başı grev olmasa sezonun açılış maçı bu Toskana derbisi ile olacaktı. Ertelenen ilk hafta maçları 20-21 Aralık tarihlerinde oynanacak ve açılış maçı yarın(salı) 19.00'da bu derbi ile olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina'da Cassani, Kroldrup gibi isimler kadroya girme hazırlığındalar. Ayrıca son maçta görev alan Salifu'nun yokluğunda orta sahaya sarı kart cezasından dönen Montolivo katılacak. Bu maç Montolivo'nun son maçı bile olabilir Fiorentina'da. Bu erteleme haftasından sonra Milan, Inter ve Juve aynı anda saldıracaktır Montolivo'ya. Hep dedim ya, bari şu adamdan üç beş bir şeyler kazansak da boş gitmemiş olsa... Mesela gelen parayla eski oyuncumuz Palombo'yu alabiliriz. Sampdoria'dan ayrılacağını açıkladıktan beri en ciddi talibi Fiorentina oldu zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçla önemli birkaç bilgi verip yarını beklemeye başlayalım:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;div&gt;Siena son dört maçtır kaybediyor.&lt;/div&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Buna ek olarak tam 11 maçtır üst üste gol yiyorlar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Siena bu sezonki dört galibiyetinden üçünü kendi sahasında aldı.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aynı zamanda Fiorentina da Serie A'da Delio Rossi yönetimindeki son beş maçında bir galibiyet alabildi. Alınabilen toplam puan da beş.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Fiorentina bu sezon deplasmanda hiç kazanamadı. Oynanan yedi maçta beş yenilgi var.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İki takım arasındaki son 12 lig maçında Fiorentina'nın altı, Siena'nın üç mağlubiyeti var.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-5847641559273133748?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/5847641559273133748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=5847641559273133748&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5847641559273133748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5847641559273133748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/geciken-derbi-siena-fiorentina.html' title='Geciken Derbi: Siena-Fiorentina'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-B1f_sFJ-S-s/Tu9gVokUY5I/AAAAAAAAF0w/2oNWDWBJylA/s72-c/sienaviola.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-9208292916726323002</id><published>2011-12-18T16:23:00.001+02:00</published><updated>2011-12-18T16:24:22.989+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>AC Milan Caffe e Ristorante</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RFoTtZLuxh8/Tu3vzKHUTqI/AAAAAAAAF0g/Wd-U9sd5How/s1600/acmilan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://4.bp.blogspot.com/-RFoTtZLuxh8/Tu3vzKHUTqI/AAAAAAAAF0g/Wd-U9sd5How/s320/acmilan.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Japonya'nın Nagoya şehrinde dünyada türünün ilk örneği denebilecek bir cafe açıldı. İlk örnek olması ise AC Mlan'ın cafeye resmi sponsor olması, yoksa onlarca cafe vardır takım konsepti ile açılan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cafe sahibi olan 28 yaşındaki Arimasa İvata, müşterilerin sık sık neden Nagoya'da böyle bir işe girişildiğini merak ettiğini belirtiyor ki &lt;b&gt;&lt;i&gt;İtalya'da bile Milan'ın resmi olarak finansal destek sağladığı bir cafe yok.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağlı olduğu şirketten ayrılıp Milan ile görüşmelere başlayan İvata Ekim 2011'de AC Milan Caffe'yi açtı. İtalyan mutfağından yemekleri servis eden cafede aynı zamanda şarap ve espresso da menüye dahil. İtalya'da, özellikle de Milano'da lezzet anlayışı neyse aynısını taşımayı hedeflemiş bu Japon arkadaş. Şöyle diyor cafe ile neyi amaçladığı konusunda: &lt;i&gt;"Japonya'dayken insanların kendilerini İtalya'da gibi hissedecekleri bir yer yaratmak istiyorum."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cafe mantık olarak takımın renkleri kırmızı ve siyah ağırlıklı dekore edilmiş, dört bir yanında takımla ilgili fotoğraflar, eşyalar, imzalı formalar bulunmakta. &lt;b&gt;Ayrıca cafenin logosu da Milan tarafından dizayn edilmiş.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteriler Milan'ın her maçını 100 inch boyutundaki dev ekrandan izleyebiliyorlar, ayrıca Japon Milli Takımı maçları da yayınlanıyor. Bu harika imkana rağmen İvata cafenin spor temalı bir bar değil cafe-restoran olarak piyasada yer etmesini istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milan aynı zamanda Aichi'de çocuklar için bir futbol okulu da açtı ve İvata il/şehir/eyalet -bilemedim ne desem- başkenti/merkezi olan Nagoya'da böyle bir cafe sahibi olmasının kendisini daha da cesaretlendirdiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nisan ayı sonlarında, futbol okulunun açılışından etkilenen İvata tesislere sık gidip gelerek bir yandan da Milan ile cafe konusunda görüşmelere başlamış ancak tüm bu görüşmeler futbol okulunun dışında olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İvata, Milan'ın işbirliğine çok sıcak baktığını ancak İtalyan ve Japon yasalarındaki farklılıkların süreci uzattığını ve bu yüzden ilk görüşmelerde iş teklifini geri çekmek zorunda kaldığını söylüyor. Ancak genç girişimci devamında başarıya ulaşıyor tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cafenin açılışından sonra kulüple görüşmeleri hiç aksatmayan İvata fırsat bulabilirse oyuncuları cafeye davet etmek gibi planları olduğunu söylüyor. Ayrıca şöyle bir beklentisi var: &lt;i&gt;"Japonya'nın teknik direktörü Zeccheroni eski bir Milanlı. Umarım yolu buraya düşer, ne zaman isterse..."&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-9208292916726323002?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/9208292916726323002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=9208292916726323002&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/9208292916726323002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/9208292916726323002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/ac-milan-caffe-e-ristorante.html' title='AC Milan Caffe e Ristorante'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-RFoTtZLuxh8/Tu3vzKHUTqI/AAAAAAAAF0g/Wd-U9sd5How/s72-c/acmilan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3557519619916207243</id><published>2011-12-16T14:11:00.004+02:00</published><updated>2011-12-16T15:09:37.821+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>UEFA Avrupa Ligi 2. ve 3. Tur Kuraları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_nlTpH8_qGc/Tus_IxONcXI/AAAAAAAAAFg/pr86POkwNCQ/s1600/zAARk.png"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5686708374369825138" src="http://2.bp.blogspot.com/-_nlTpH8_qGc/Tus_IxONcXI/AAAAAAAAAFg/pr86POkwNCQ/s400/zAARk.png" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 238px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Ligi'nde son 32 ve son 16 kura çekimi Steaua Bükreş ve Kızılyıldız ile iki kez Şampiyon Kulüpler Kupası kazanmış, 2012 finalinin de ev sahibi olan Romanya'nın ünlü defans oyuncusu Miodrag Belodedici ile birlikte çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak Türk temsilcilere bakarsak seri başı olarak kuraya giren Beşiktaş, geçen yılın finalisti Portekiz temsilcisi Braga ile karşılaşacak. Beşiktaş'ın yabancılarının çoğunun Portekizli olması eşleşmeyi enteresan kılıyor. Braga'yı elediği takdirde ise Lazio-Atletico Madrid galibi bekliyor ki oldukça zorlu bir yol gözüküyor. Trabzonspor ise kuvvetli bir Hollanda ekibi olan PSV'yi çekti kendine rakip olarak. Kağıt üstünde zor bir eşleşme olarak gözükse de, Hollanda ekibinin Şampiyonlar Ligi'nden bir mağlubiyetle ve son anda elenmiş bir Trabzon'dan çekineceğini düşünüyorum. Trabzonspor bu turu geçerse Stoke-Valencia eşleşmesinin galibi ile eşleşeceğini de ekleyelim. Trabzon'un yine bir kura şanssızlığına da tanık ediyoruz desek yanlış olmaz. Ancak her iki takımımızın da doğru planlama ile aşılabilcek engelleri olduğunu da belirtmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Şampiyonlar Ligi'nden Avrupa Ligi'ne geçen çok sürpriz takımlar, turnuva standartlarının çok üstünde eşleşmeleri beraberinde getirdi. İlk iki kurada Porto-Manchester United ve Ajax-Manchester City eşleşmeleri ile beraber Lazio-Atletico Madrid maçları da kupanın izlenirliğini oldukça artıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlar 16-23 Şubat 2012 tarihlerinde oynanacak, ancak aynı kentin takımlarının olduğu maçlarda (Manchester takımları gibi) maçın biri çarşamba günleri yani 15-22 Şubat 2012 tarihlerinden birinde olacak. Umarız yeni yayıncı kuruluş açık kanallardan yayınlanan maç sayısını artırır ve futbolseverleri mutlu eder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3557519619916207243?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3557519619916207243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3557519619916207243&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3557519619916207243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3557519619916207243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/uefa-avrupa-ligi-2-ve-3-tur-kuralar.html' title='UEFA Avrupa Ligi 2. ve 3. Tur Kuraları'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-_nlTpH8_qGc/Tus_IxONcXI/AAAAAAAAAFg/pr86POkwNCQ/s72-c/zAARk.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7130312791203873144</id><published>2011-12-16T13:28:00.004+02:00</published><updated>2011-12-16T15:06:44.653+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>UEFA Şampiyonlar Ligi 2.Tur Kuraları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cHEy3E0XPOY/TusrscYM7sI/AAAAAAAAAFU/WWBCBR2CkzI/s1600/OWTSa.png"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5686686997017325250" src="http://3.bp.blogspot.com/-cHEy3E0XPOY/TusrscYM7sI/AAAAAAAAAFU/WWBCBR2CkzI/s400/OWTSa.png" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 269px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 395px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi'nde son 16'nın kuraları bugün öğleden sonra Paul Breitner'in katılımıyla gerçekleşti. Mucize eseri ikinci turu gören O. Lyon, seri başı takımlardan en tercih edilecek olan Apoel FC'yi çekti. Seri başı olan iki İngiliz takımına İtalyan takımları çıktı. Napoli-Chelsea ve Milan-Arsenal eşleşmelerini gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Breitner ise efsane olduğu takıma en yakın deplasmanı çekti desek yalan olmaz. B.Münih, Google Maps verilerine göre 400km civarı bir mesafe katederek Basel ile karşılaşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlar 14/15 ve 21/22 Şubat 2012 tarihlerinde oynanacak. Şimdiden güzel maçlar bizi bekliyor diyebiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7130312791203873144?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7130312791203873144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7130312791203873144&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7130312791203873144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7130312791203873144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/uefa-sampiyonlar-ligi-2tur-kuralar.html' title='UEFA Şampiyonlar Ligi 2.Tur Kuraları'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-cHEy3E0XPOY/TusrscYM7sI/AAAAAAAAAFU/WWBCBR2CkzI/s72-c/OWTSa.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2006644460254544440</id><published>2011-12-16T01:00:00.001+02:00</published><updated>2011-12-16T01:00:13.854+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Natali Milan'a Mı?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zI8U7d8ElX4/Tup6kkdKLGI/AAAAAAAAF0Y/3zm-ejOG_6M/s1600/natali.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="130" src="http://1.bp.blogspot.com/-zI8U7d8ElX4/Tup6kkdKLGI/AAAAAAAAF0Y/3zm-ejOG_6M/s320/natali.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Milan'da 15. hafta maçları sonrasında sakatlık haberlerine bir yenisi daha eklendi ve Mario Yepes'in uzun süre sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Milan da Yepes'in yerine ligin ikinci yarısını idare edecek yeni bir stoper arayışına girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ ayak bileğindeki sakatlık nedeniyle tahmini 10 hafta sahalardan uzak kalması beklenen Yepes'in yerine ilk alternatifin Cesare Natali olduğu söylenmekte. Önümüzdeki yaz sözleşmesi sona erecek olan Natali'ye Milan'ın zaten bir teklif yapması bekleniyordu. Milan bu sakatlığı ve aciliyeti, Natali'nin yaz gelince Bosman kuralları ile serbest kalması ihtimali ile birleştirip Fiorentina'ya basit bir teklif yapıp işi bitirme niyetinde. Bizimkiler inat etmesinler, kazanabilecekleri bir şeyler varken kazansınlar adam gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Belki ufak ve işe yarar bir takasa girilebilirdi ancak işte şu bedavaya gidebilme olayı ve Milan'ın aç alıcı konumunda olmasına rağmen aynı zamanda tok alıcı kozunu da elinde tutması takas veya iyi bir para kazanma ihtimalini sıfıra indiriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2006644460254544440?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2006644460254544440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2006644460254544440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2006644460254544440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2006644460254544440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/natali-milana-m.html' title='Natali Milan&apos;a Mı?'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zI8U7d8ElX4/Tup6kkdKLGI/AAAAAAAAF0Y/3zm-ejOG_6M/s72-c/natali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6875866210788530586</id><published>2011-12-13T18:34:00.003+02:00</published><updated>2011-12-13T18:34:39.499+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Montolivo Nereye Transfer Olacak?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-X12U6pjpaNc/Tud8vj2cTVI/AAAAAAAAF0Q/hy6NeVfzys8/s1600/montolivo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="130" src="http://1.bp.blogspot.com/-X12U6pjpaNc/Tud8vj2cTVI/AAAAAAAAF0Q/hy6NeVfzys8/s320/montolivo.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Fiorentina'dan ayrılma kararını kafasına koyan Montolivo hakkında konuşan isimlere bir yenisi daha eklendi. Atalanta yöneticisi Pierpaolo Marino, Floransa'dan er ya da geç ayrılacak olan yıldızın nereye gideceğini bildiğini ve bundan emin olduğunu söylüyor. Montolivo büyük ihtimalle Ocak 2012'de Fiorentina'dan ayrılacak, kalırsa da en fazla sezon sonuna kadar kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Montolivo için en güçlü iki aday olarak Milan ve Juventus'un adı geçiyor ancak Marino kendisinin başka bir yere gideceğini söylemiş. &lt;strong&gt;Bugün Lady Radio'da yaptığı açıklamada şöyle demiş Marino:&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“Ben Fiorentina'dan ayrılacağını söyleyeli neredeyse iki yıl oluyor, Inter'e gideceği fikrimde de ısrarcıyım. Gazeteler başka takımlar hakkında konuşuyor olabilirler ama bence kendisi mavi siyahlı formayı giyecek her şeyin sonunda."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina, Montolivo'ya 2010 yılının ortasından beri her seferinde daha farklı ve oyuncunun isteğine yakın teklifler yapıyor ancak bir buçuk sezon geride kalmasına rağmen neredeyse on teklifin hepsini reddetti kendisi. E haliyle de Floransa'da kalması için bir sebep yok. Inter-Juve-Milan üçlüsünden az bir para ve yanında işimize yarayacak kaliteli bir-iki oyuncu alarak konuyu kapatmamız lazım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6875866210788530586?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6875866210788530586/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6875866210788530586&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6875866210788530586'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6875866210788530586'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/montolivo-nereye-transfer-olacak.html' title='Montolivo Nereye Transfer Olacak?'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-X12U6pjpaNc/Tud8vj2cTVI/AAAAAAAAF0Q/hy6NeVfzys8/s72-c/montolivo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7036753584977322200</id><published>2011-12-13T01:29:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T01:32:13.324+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Amrabat'a Tercüme Hatası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wfjRlJ-BRIo/TuaBxYcdk4I/AAAAAAAAF0I/RmkForrX5ZE/s1600/amrabat.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="175" src="http://3.bp.blogspot.com/-wfjRlJ-BRIo/TuaBxYcdk4I/AAAAAAAAF0I/RmkForrX5ZE/s320/amrabat.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Lig TV2'de yapılan maç sonu röportajında Amrabat tercüman yoluyla İngilizce cevaplıyor soruları ve bakın o tercüman Galatasaray konusu sorulmaya başladığı zaman nasıl sansürlüyor kendisinin söylediği kritik cümleleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu şekilde kısaltmamızı yapalım: "S: Spiker, A: Amrabat, T: Tercüman"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S: Kayserispor taraftarının da çok merak ettiği bir soru var. Galatasaray başkanı Ünal Aysal, Amrabat'la ilgilendiklerini söylemişti. Amrabat Kayseri'den ayrılacak mı?&lt;br /&gt;T: Chairman of Galatasaray has said that They're inserested in you and supporters of Kayseri would like to know if you are going to stey here or if you are going to leave the club in the future? (Amrabat cevapta şimdilik kalan iki maça odaklanacağını söyleyip Galatasaray ile ilgili kısma geçiyor, oradan devam edelim)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A: Galatasaray is one of the biggest clubs of Turkey, for me the biggest club. I dream to play there. If they want me i want also to go but for now I only focus on Kayserispor. In January we gonna see but I gonna say that Galatasaray is dream for me.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;T: Tabii ki de Galatasaray çok önemli bir takım, çok büyük bir takım, Türkiye'nin en büyük takımı. Ben de orada oynamak tabii ki de isterim ama şu anda sadece şu anı düşünüyorum ve başarıyı düşünüyorum. &lt;strong&gt;Sezon sonunda ne olur artık göreceğiz.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;S: Çok büyük bir takım Galatasaray. Önemli bir takımdan böyle bir teklif almak heyecan veriyor mu kendisine?&lt;br /&gt;T: Are you excited at the moment?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;A: Of course, it's a dream. So, a big club, when a big club offer top clubs in Europe want you is a big dream. And... What i gonna say? I hope my dream is coming true.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;T: İnşallah rüyalarım gerçekleşir &lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;belli olmaz tabii belki de&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt; ama büyük bir takım, rüyalarımın takımı &lt;strong&gt;diyebiliriz.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Amrabat'ı koyu, tercümanını ise italik yazdım karışmasın diye. Tercüman'ın konuşmalarda kritik noktalar mevcut. Öncelikle gördüğümüz üzere Amrabat sadece iki maça odaklanacağını ve ocak ayında teklif gelmesi durumunda Galatasaray'a gideceğini belirtiyor. Tercüman ise Amrabat'ın ağzından "sezon sonunu görelim" ifadesini kullanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci kısım ise benim takıldığım esas kısım. Amrabat, Galatasaray'a gitme konusunda can atarken tercüman tam aksine Amrabat'ı politik konuşuyormuş ve hafiften de transfer için gönülsüzmüş gibi tercüme ediyor. Amrabat'ın sadece Avrupa'nın büyük takımlarından birine gitmenin hayallerini süslediğini belirtmesine rağmen "belli olmaz" diyor, "rüyalarımın takımı diyebiliriz" diyor. Amrabat heyecanla "hayallerimin takımı" ifadesi kurarken tercüman Amrabat'ın hafiften gönülsüz olduğuna dair çeviriyor inceden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tamam büyük bir sorun değil, çok da mesele edilmeyebilir ancak Süleyman Hurma'nın her an her dakika &lt;em&gt;"Galatasaray'a şekersiz çiklet bile satmam!"&lt;/em&gt; minvalindeki açıklamalarına bakarsak ortalığı farklı yönde karıştırmaya yetecek bir çeviri bu.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Amrabat gelmeye can atarken kendisini çeviren kişi "ne şiş yansın ne kebap" tadında açıklama yapıyorsa Süleyman Hurma da konuştukça konuşur, daha çok bağırır TFF'ye UEFA'ya şikayetler ediyoruz diye.&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7036753584977322200?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7036753584977322200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7036753584977322200&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7036753584977322200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7036753584977322200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/amrabata-tercume-hatas.html' title='Amrabat&apos;a Tercüme Hatası'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-wfjRlJ-BRIo/TuaBxYcdk4I/AAAAAAAAF0I/RmkForrX5ZE/s72-c/amrabat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4861016852766695417</id><published>2011-12-12T20:21:00.000+02:00</published><updated>2011-12-12T20:21:15.226+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>"Ruh"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-euo0rtn1fsE/TuZE4Yx0AaI/AAAAAAAAFz4/OKMBYl95z-s/s1600/semihemre.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-euo0rtn1fsE/TuZE4Yx0AaI/AAAAAAAAFz4/OKMBYl95z-s/s320/semihemre.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şu beklenen ruh gelir mi, gelmez mi, yoksa gelmiş midir bilmiyorum ama yeniden benzer bir ortam oluşacaksa şu iki karenin çok büyük anlamı var bu konuda. Bir de tabii şu Trabzonspor deplasmanı sonrası röportajlarda Ujfalusi-Semih ikilisi konuşmaktayken Engin-Eboue-Kazım üçlüsünün aniden gelip canlı yayını basması da basit ama önemli görüntüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımda olumlu bir ortam olmasa en basit örnekle şu olurdu: Ujfalusi, Eboue'nin deli deli hareket etmesine tepki gösterir hiç umursamadan konuşurdu. Ancak adam ciddi konuşurken tekleyip gülümsemeye başlıyorsa durum onun da hoşuna gidiyor belli ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu görüntüleri geçen sezon iki üç grup halinde görürken artık takımdaki herhangi birkaç oyuncudan görebiliyor. Önemli. Çok önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ileo2V1PIjc/TuZEgP8ztsI/AAAAAAAAFzw/P9JpVvU7U00/s1600/kaz%25C4%25B1m-emre.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="262" src="http://3.bp.blogspot.com/-ileo2V1PIjc/TuZEgP8ztsI/AAAAAAAAFzw/P9JpVvU7U00/s320/kaz%25C4%25B1m-emre.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4861016852766695417?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4861016852766695417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4861016852766695417&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4861016852766695417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4861016852766695417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/ruh.html' title='&quot;Ruh&quot;'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-euo0rtn1fsE/TuZE4Yx0AaI/AAAAAAAAFz4/OKMBYl95z-s/s72-c/semihemre.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-5633835411065857214</id><published>2011-12-09T14:54:00.001+02:00</published><updated>2011-12-09T15:09:55.115+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>1319 Gün &amp; 2102 Gün ve Dahası...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-iMrzPaiqmbs/TuIFAqd8HLI/AAAAAAAAFzo/QAE2LUCwhn4/s1600/galatasaray-1-fenerbahce-2-18-mart-2011.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="252" src="http://2.bp.blogspot.com/-iMrzPaiqmbs/TuIFAqd8HLI/AAAAAAAAFzo/QAE2LUCwhn4/s320/galatasaray-1-fenerbahce-2-18-mart-2011.jpeg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Görüntü son Fenerbahçe galibiyetinin yaşandığı maça ait. Fenerbahçe 18 Mart 2011 günü oynanan maçta saatler 22.45'i gösterdiğinde 2-1 ile Arena'dan galip ayrılan taraf oluyordu. Peki medya önümüzdeki maçta, Kadıköy'de yani, Fenerbahçe 350-400 gün arası kazanamıyor olduğunda günleri ve saatleri sayacak mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1319 gün inadıdır tutturulmuş gidiyor. Bu derbiye dek bir kişi de çıkıp 29 ile 365'i çarpmadı, sonra aynısı yapıldı mı çirkef olan biz oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da şunu saymaya ne dersiniz? Fenerbahçe, Türkiye Kupası maçlarında 8 Mart 2006 gününden bu yana, 9 Aralık 2011 itibarıyla tam 2102 gündür Galatasaray'ı yenemiyor farkında mısınız? Olası bir Türkiye Kupası eşleşmesi sonrası "İki bin bilmem kaç gündür..." diye lafa başlayacak mısınız yoksa unutacak mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2102 gün, o hep gündem yapılan 1319'dan büyük. Bu kadar. &amp;nbsp;Kaç kere Türkiye Kupası'nda eşleşiliyor da 2000 günü sayıyoruz diyen olursa da yapacak bir şey yok, kurada denk gelmemiş olabilir. Nasıl ki 1319 günde ayda bir maç yapılmıyorsa, kupada da her sezon maç yapılmak zorunda değil... Nasip. Kısmet. Sayacaksanız yedi maç dersiniz olur biter, üç sezon dersiniz olur biter ancak sırf çok gözüksün diye günleri ve saatleri falan sayacaksak işimiz iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Neyse uzatmayalım, madem gün sayma gibi bir derdimiz var, sizin için biz sayıyoruz sağ üstteki sayaçta. 18 Mart 2011 günü oynanan derbiden itibaren her bir saniyeyi bile sayıyoruz sonraki maçta Lig TV ve diğer yayıncılar zorlanmasınlar diye. Böyle de dev hizmet yapıyorum sevgili medyamız(!) için.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-5633835411065857214?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/5633835411065857214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=5633835411065857214&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5633835411065857214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5633835411065857214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/1319-gun-2102-gun-ve-dahas.html' title='1319 Gün &amp; 2102 Gün ve Dahası...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-iMrzPaiqmbs/TuIFAqd8HLI/AAAAAAAAFzo/QAE2LUCwhn4/s72-c/galatasaray-1-fenerbahce-2-18-mart-2011.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8160051657049955553</id><published>2011-12-08T03:22:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T03:25:40.192+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Önce Emre Çolak, Sonra Derbi: GS 3-1 FB</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-b7KJuzykdDQ/TuASC0WG3dI/AAAAAAAAFzg/0mBVPWAJlME/s1600/emre.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" src="http://1.bp.blogspot.com/-b7KJuzykdDQ/TuASC0WG3dI/AAAAAAAAFzg/0mBVPWAJlME/s320/emre.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ben bu maçtan ziyade aylar öncesine giderek başlamak istiyorum. Kendi açımdan bakacağım çünkü. Beni tanıyanlar ve okuyanlar biliyorlardı &lt;b&gt;Fatih Terim&lt;/b&gt; karşıtlığımı. İlk günden son güne tek şart koymuştum kendisine destek olmak için: Altyapıdan bir oyuncuyu ilk 11'in değişmezi yapması. Körün istediği bir göz misali, &lt;b&gt;Semih Kaya&lt;/b&gt; için mutlu olurken bir anda &lt;b&gt;Emre Çolak&lt;/b&gt;'ı da kazandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazandık diyorum çünkü derbi sonrası bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Emre'nin gollerle başladığı Denizli Belediyespor ve Antalyaspor kupa maçlarından sonra Emre'yi kazandık desem abes kaçardı ancak bu derbi bir oyuncunun kariyer basamaklarında çok önemli bir yer teşkil eder. &lt;i&gt;Semih o eşiği &lt;b&gt;Beşiktaş&lt;/b&gt; maçında geçmişti,&lt;/i&gt; sıra Emre'deydi ve o da kendisine destek olan herkese o desteğin hakkını verdi. Yani demem o ki, ben bir tane genç oyuncuya çoktan tav olmuşken üzerine iki yıldır her şartta destek olduğum Emre Çolak'ı görmek tarif edilebilecek türden bir mutluluk değil. Derbiye ne kadar sevindiysem Emre'ye de o kadar sevindim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Çolak hamlesini bekliyordum aslında ama en iyi ihtimalle 45. dakikada oyuna girer diye düşünmüştüm. Bekleme sebebim de &lt;b&gt;Gençlerbirliği&lt;/b&gt; maçında &lt;b&gt;Riera&lt;/b&gt;'nın yerine girip kanattan etkisi olmayan takımın kanattan bir gol bir de ciddi gol şansı bulmasını sağlaması oldu. Bugün de &lt;b&gt;Engin&lt;/b&gt;'in cezası nedeniyle doğacak o Selçuk-Melo ikilisini destekleyip çok koşacak adam eksikliğini kapattı. &lt;i&gt;Özellikle ilk 20 dakikadaki baskıda Engin'i gözler hiç aramadıysa Emre'ye büyük bir alkış gitmeli bir kez daha.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-PDrtbGi9SMg/TuAOnRRUCCI/AAAAAAAAFzA/0kuLAh64c_c/s1600/eboue.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="229" src="http://2.bp.blogspot.com/-PDrtbGi9SMg/TuAOnRRUCCI/AAAAAAAAFzA/0kuLAh64c_c/s320/eboue.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu noktada hemen Terim'in sahaya sürdüğü isimlere dönelim. Hemen hemen kafalardaki kadro çıktı ki tek sürpriz Emre Çolak'tı. Yabancı kontenjanı yüzünden Riera kenarda olacaktı ve yerine herkes &lt;b&gt;Ayhan&lt;/b&gt;'ı beklemişti. Neyse ki Terim dört gün evvel güven kazandırdığı Emre'yi sürüp olası bir Ayhan kanserine engel oldu. İleride iki golcü ile çıkmak kimine göre eleştiri konusu olsa da eleştiren kesimden Baros'un penaltı noktası civarından kaçırdığı basit gole bakmalarını isterim. &lt;b&gt;Elmander-Baros&lt;/b&gt; ikilisinin birkaç maç sürekli oynayıp uyum yakalarlarsa rakip için ne denli korkunç olacaklarının kısa bir özetidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine birkaç pozisyonda iki oyuncu da kendileri gitmeyi tercih ettiler ancak unutulmamalı ki televizyondan görüldüğü kadar açık görmüyor oyuncular. Uyum sorunu bu bencilliklerin çıkış noktası ve oyuncu o an arkadaşının çok daha müsait olduğunu göremez, oynadıkça geçer. Zamanında &lt;b&gt;Arif-Hakan&lt;/b&gt; ikilisi de hemen yapbozun parçaları misali başlamadılar, onlar da ilk etapta uyum sorunu yaşadılar ancak sonra ne hale geldiklerinden uzun uzun bahsetmeye gerek yok. Oyun tarzı olarak benzer bir ikili değiller ancak uyum süreci ve sonunda gelmesi muhtemel başarı süreci olarak epeyce benzeyeceklerdir umarım. Yanlarına ara sıra &lt;b&gt;Kazım&lt;/b&gt; katkısı da geliyor ancak Kazım'ın Fenerbahçe'ye karşı özel durumu var ve bu iki pozisyonda can sıkıcı bir şekilde döndü bize. Bomboş arkadaşlarına pas atmayıp koşup gelip kaleye atmak yakışmadı Kazım gibi bir şekilde kendini sevdiren adama. Sevmeyenleri de var hala ama neyse, saygı duymak lazım. Kazım'ın biraz daha ciddiyeti elden bırakmadan oynaması lazım bu maçlarda. Özellikle Kadıköy'de hırsı ve intikam duygusunu konsantrasyonla ve sakinlikle dizginlemesi lazım, yoksa işi zor olur. Gerçi bu ayarda giderse Semih ve Emre'den sonra &lt;b&gt;Mertan&lt;/b&gt;'ı da kazanmayı konuşuyor oluruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerideki iki oyuncunun da dinlenerek sırayla geriye gelip pres yapmaları gözden kaçmamalı. Hatta Baros'un Elmander'i ileride daha çok tutup dinlendirmesi büyük ve önemli bir ayrıntı. Baros, Elmander'i daha az yorarak maçın en çok koşan adamının son dakikaya kadar rakip kaleciye bile pres yapmasını sağladı. Bunu yaparken de kendisinin etkisiz kalıp oyundan erken alınmasına bile engel olamadı. Baros-Elmander ikilisi üzerinde ısrar etmeli ve bu ikilinin nimetlerinden yararlanmalıyız. Her ne kadar Elmander kaçırdı mı seriye bağlayıp saç baş yoldursa da en olmadık yerde bir sert şut atıp en azından seken toplarla tehlike doğuruyor. Bir şekilde kaçan golleri de işe yarayabiliyor karambole kurban gitmedikçe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--BGYmuhn1v4/TuAOrI-WfzI/AAAAAAAAFzY/Phmd3bmIfwA/s1600/melo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://4.bp.blogspot.com/--BGYmuhn1v4/TuAOrI-WfzI/AAAAAAAAFzY/Phmd3bmIfwA/s320/melo.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Emre'nin desteklediği orta sahanın iki önemli ismi &lt;b&gt;Felipe Melo&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Selçuk&lt;/b&gt; ikilisinden günün etkisizi Selçuk oldu ki bu etkisizlikten kötü bir oyun anlamı çıkarmıyorum. Selçuk'u asistler yapsın goller atsın diye aldığımızı sanıyoruz ancak ayağı top yapan ve defansif gücü yüksek bir orta saha olarak kullandığımızı hala göremeyenler var. &lt;i&gt;Selçuk bu rölünde kaldığı sürece sadece "etkisiz" gözükecek, "kötü" oynuyor olmayacak.&lt;/i&gt; Bunu ayırt etsek ne güzel olur... Melo da daha geride olması beklenen, &lt;i&gt;"defansif orta saha"&lt;/i&gt; olarak alındığı düşünülen bir isim ki iyi oynadığımız herhangi bir maçta takıma dikkatlice bakınca aslında hücumda etkili olanın Melo, savunmada temkinli olanın ise Selçuk olduğunu görebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melo her ne kadar sert ve defansif bir adam olarak gözükse de çoğu kişinin atladığı bir nokta var. Bu adam özellikle ayağa pas konusunda fazlasıyla iyi. Hatta zamanında en iyi olduğu bir turnuva bile var: &lt;b&gt;2010 FIFA Dünya Kupası&lt;/b&gt;. &lt;i&gt;Bu kupada Brezilya'nın değil &lt;b&gt;tüm kupanın en iyi istatistiğe sahip oyuncusu&lt;/b&gt;ydu pas konusunda&lt;/i&gt;. &lt;b&gt;&lt;i&gt;%90 isabetli pas oranı&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; ile oynadı, &lt;i&gt;256 pas attı ve bunların 230'u isabetliydi.&lt;/i&gt; Kendisini genelde savunmacılar takip etse ve &lt;i&gt;Xavi-Xabi&lt;/i&gt; ikilisinin her birinden yarı yarıya daha az pas atsa da yabana atılmayacak bir bilgi bu. Xavi'den iyi bir pasör olduğunu söyleyemeyiz ancak Selçuk'a göre vasat bir pasör olduğunu da söylemek ayıp olur en basit ifadeyle. İşte bu Felipe Melo oyunun yönünü değiştirecek kilit pasları Selçuk'a göre daha fazla atıyor ve bu yüzden Selçuk'un kötü olduğunu düşünmeye başladı insanlar. Umarım yanıldıklarını Selçuk İnan'ı yuhalayıp bir gün bize onu kaybettirerek anlamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selçuk kendine &lt;b&gt;Burak&lt;/b&gt; gibi anlaşabildiği bir isim bulana dek bu böyle sürecek. Selçuk'tan maç almasını beklemeyin, bir adım ilerideki Melo'ya maçı alacak pas için bir hazırlık pası atmasını bekleyin. Hem sahada Emre Çolak gibi ayağına hakim biri varken ve aynı Emre maçın iz bırakan adamlarından biri olurken derbide Selçuk'un orta sahada en öne çıkan adam olmasını nasıl bekleyebilir insan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eoi6FcBql_k/TuAOpi-pWYI/AAAAAAAAFzQ/NMDaf6Iu9eI/s1600/fb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="171" src="http://1.bp.blogspot.com/-eoi6FcBql_k/TuAOpi-pWYI/AAAAAAAAFzQ/NMDaf6Iu9eI/s320/fb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Biraz &lt;b&gt;Fenerbahçe&lt;/b&gt;'ye de bakmayı isterdim doğrusu ancak pek canımı sıkasım yok.&lt;/i&gt; Zira rakip olmalarını ve kötü hallerinden mutluluk duyacak olmalarını bir kenara koyacak olsak bile Bilica'nın savunmada tüm takımı sabote ediyor oluşu gayet can sıkıcı. Rakipte böyle bir oyuncunun daimi olarak 11'de olması tabii ki işimize gelir ancak bu adam derbide takımına alenen bir gol yedirirken Serdar Kesimal kenarda oturacaksa taraflı tarafsız herkesin canını sıkar bu. Serdar sakatlıktan yeni çıktı ve kondisyon problemi olur diye oynatılmadı belki ama kondisyon problemi olmayan ve ilk 11'i hak eden Bilica buysa eğer... Yazık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Yobo'nun bugün Eboue'ye karşı frenleri tutmasa da&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; iyi hatta ligin üzerinde bir oyuncu olduğunu düşünüyorum &lt;i&gt;-Ujfalusi dışında kıyaslanacağı yabancı stoper yok hatta-&lt;/i&gt; ancak yanında Bilica ile oynayan bir adamın, takımı ileride bu kadar aciz durumdayken ve top tutamazken mağlubiyete engel olma şansı sıfır. Ayrıca Aykut Kocaman'a da &lt;b&gt;Stoch&lt;/b&gt; saçmalığı yüzünden teşekkür ediyorum. Derbinin kaderini etkileyecek ve maçı aldırabilecek bir oyuncu değildi belki ancak her şartta &lt;b&gt;Caner Erkin&lt;/b&gt;'den daha iyi olurdu bu kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden kendi takımıma dönecek olursam Semih'in Avrupalı stoperlerde görmeye alıştığımız &lt;i&gt;soğukkanlılığının&lt;/i&gt; üzerine bir de müthiş bir konsantrasyon eklediğini görmek harika. Ciddi sayılabilecek sadece bir tane hatalı pası oldu maç boyu ancak onun da üstesinden hemen kademeye yerleşerek geldi ki kendisine gerek kalmadan Selçuk topu kaptı rakipten. Semih oynamaya başladığından beri başarılı değil de hatalı hamlelerinden sonra neler yapacağına dikkat ediyorum daha çok ve görüyorum ki hatasını saçma faullerle durduran klasik Türk oyuncular gibi değil, hırslanıp saçma işler yapmadan asıl işine geri dönüyor ve oyununa bakıyor o hatayı hemen unutuyor. Semih'in bu özelliği ligimiz açısından bulunmaz Hint kumaşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Savunma hattına el atmışken Ufjalusi için bir şey deme ihtiyacı hissetmiyorum zira o geldi geleli söze gerek bırakmadan oynamaya devam ediyor. Şansı yaver gitse ve sezonu birkaç tane golle kapatsa güzel olur...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim esas değinmek istediğim savunmacı &lt;b&gt;Eboue&lt;/b&gt;. İki maçtır birinde maçın tek golünü atıyor, diğerinde yarım saat boyunca kaçan sayısız fırsattan sonra oluşan stresi kırıp sezonun o ana dek en önemli maçında takımını öne geçiriyor... &lt;i&gt;&lt;b&gt;Bu olanlar için Eboue kadar Beşiktaş taraftarına da teşekkür etmek gerek.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; Eboue'yi durduk yere iyice gaza getirdiler ve o hırsının sayesinde yapması gerekenin üzerine ekstra şeyler katıyor. &lt;i&gt;&lt;b&gt;İki hafta üst üste gol atan sağ bek&lt;/b&gt;imiz olmuş muydu hiç yakın zamanda?&lt;/i&gt; &lt;b&gt;Prates&lt;/b&gt; atmış mıydı hatırlamıyorum, belki &lt;b&gt;Capone&lt;/b&gt; atmıştır... Brezilyalılar attıysa atmıştır bence. Bilenler haber ederlerse sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz yaz bitmez bir maç olduğunun farkındayım ama okuyanlar için de bir noktada dur demem lazım kendime. Daha fazla yazmak istersem değineceğim başka bir yazıyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Son bir not:&lt;/b&gt; Farkındaysanız hakemden bahsetmedik. Ne &lt;b&gt;Beşiktaş-Galatasaray maçı&lt;/b&gt;, ne bu maç. &lt;b&gt;Cüneyt Çakır&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Fırat Aydınus&lt;/b&gt; ikilisi bu sezon Avrupa'da UEFA'nın üzerlerine titrediği düzeydeler ki UEFA kendilerine gerektiği kadar teşekkür edip görev veriyor. &lt;b&gt;Abdullah Yılmaz&lt;/b&gt; isimli faciayı ve bu sezon derbilerdeki müthiş hakem performanslarını aynı ligde aynı ekranda gördükten sonra bu ikili bariz hatalarla da maçlarımızı yönetseler tek kelime edemem. Etmeyelim de zaten, bu iki ismin yanına üçüncüyü nasıl ekleriz onun derdine düşelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8160051657049955553?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8160051657049955553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8160051657049955553&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8160051657049955553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8160051657049955553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/once-emre-colak-sonra-derbi-galatasaray.html' title='Önce Emre Çolak, Sonra Derbi: GS 3-1 FB'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-b7KJuzykdDQ/TuASC0WG3dI/AAAAAAAAFzg/0mBVPWAJlME/s72-c/emre.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8177604750711018521</id><published>2011-12-06T15:45:00.001+02:00</published><updated>2011-12-06T15:45:33.357+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Bati!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zAHhxGJP_ZI/Tt4cUb6-6HI/AAAAAAAAFyg/nwf6KkeNTE8/s1600/bati-g.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-zAHhxGJP_ZI/Tt4cUb6-6HI/AAAAAAAAFyg/nwf6KkeNTE8/s320/bati-g.jpg" width="232" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;Fiorentina'yı sevmek istiyor ama bir sebep bulamıyor musunuz? Buyurun bakalım o halde...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8177604750711018521?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8177604750711018521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8177604750711018521&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8177604750711018521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8177604750711018521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/bati.html' title='Bati!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zAHhxGJP_ZI/Tt4cUb6-6HI/AAAAAAAAFyg/nwf6KkeNTE8/s72-c/bati-g.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1587738799090553440</id><published>2011-12-06T13:18:00.001+02:00</published><updated>2011-12-06T13:18:54.436+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>"Evin Yansın Panucci!"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-E_wfhEPoc-Q/Tt34iHwL0QI/AAAAAAAAFyY/OS5tR3V-eCA/s1600/panucci.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="234" src="http://3.bp.blogspot.com/-E_wfhEPoc-Q/Tt34iHwL0QI/AAAAAAAAFyY/OS5tR3V-eCA/s320/panucci.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Roma'nın ve İtalya Milli Takımı'nın eski yıldızlarından -yıldız?- Panucci evinin önünde, yolun orta yerinde gasp edilmiş. Evine gireceği sırada elindeki silahla Panucci'ye yaklaşan bir adam kendisini tehdit edip muhtemelen "Ya paranı ya canını!" gibisinden bir şeyler diyerek silahı doğrultmuş ve Panucci de çaresizce kol saatini ve cüzdanı vermiş.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kariyerinin son demlerinde Fiorentina ile adı anılmıştı kendisinin ve o gün bu gündür ayrı bir nefretim olmuştu kendisine bir Fiorentinalı olarak. Böyle bir habere konu olunca kendisini bir kez daha hatırladım ve Fiorentina formasını giymeden kendisini emekli ettikleri için sevindim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1587738799090553440?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1587738799090553440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1587738799090553440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1587738799090553440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1587738799090553440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/evin-yansn-panucci.html' title='&quot;Evin Yansın Panucci!&quot;'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-E_wfhEPoc-Q/Tt34iHwL0QI/AAAAAAAAFyY/OS5tR3V-eCA/s72-c/panucci.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8023840857875567265</id><published>2011-12-04T20:27:00.000+02:00</published><updated>2011-12-06T13:42:36.236+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Ciao Socrates!: Fiorentina 3-0 Roma</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-oCeW4OLjDe8/Ttu4WNKApyI/AAAAAAAAFyM/8BpJKmys97k/s1600/tumblr_lsuse27mWp1qfxktpo1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-oCeW4OLjDe8/Ttu4WNKApyI/AAAAAAAAFyM/8BpJKmys97k/s320/tumblr_lsuse27mWp1qfxktpo1_500.jpg" width="215" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İstikrarsız futbolunu bu sezon kötü futbolu ile bolca süsleyen(!) Fiorentina, 1984/85 sezonunda kulübün formasını giyen ve maç sabahı hayatını kaybeden efsane isim Socrates'e en güzel saygı duruşunu 3-0'lık galibiyet ile yaptı. Basit bir "büyük maç" galibiyeti olarak görmemek lazım bunu zira henüz sadece özetini izlediğim maçtan aldığım ilk izlenimler sezonun en güzel oyununu oynadığımız yönünde. Umarım doğrudur diyebiliyorum şimdilik. Resmi siteye maçın tamamı yüklendikten sonra açıp izlemek farz oldu. Gerçi Roma her ne kadar 10 kişi kalıp 2-0 geriye düşse ve devamında iki kırmızı kart daha görüp sekiz kişi kalsa da takımın 2-0'ı rakip fazla eksilmeden yapması önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delio Rossi ile bir yere varacağımız yok, sezon sonunu görse sürpriz olacak, o yüzden ne kazansak ne yapsak kardır artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Maç öncesi kendisi için yapılan saygı duruşu:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/rGpuhG9O9b8" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Maçın özeti:&lt;/b&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?autoplay=0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=608&amp;amp;deepLinkEmbedCode=w0OXAzMzpCHejlnmgM0sS0-o-K4quc7r&amp;amp;height=340&amp;amp;embedCode=w0OXAzMzpCHejlnmgM0sS0-o-K4quc7r&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Son olarak Socrates'in Fiorentina günlerinden kalan birkaç görüntü ile noktayı koyalım:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/Tpi-ocuEAnA" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8023840857875567265?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8023840857875567265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8023840857875567265&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8023840857875567265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8023840857875567265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/12/ciao-socrates-fiorentina-3-0-roma.html' title='Ciao Socrates!: Fiorentina 3-0 Roma'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-oCeW4OLjDe8/Ttu4WNKApyI/AAAAAAAAFyM/8BpJKmys97k/s72-c/tumblr_lsuse27mWp1qfxktpo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6521132678276516987</id><published>2011-11-24T16:35:00.001+02:00</published><updated>2011-11-24T16:38:19.424+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Music'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>24.11: Büyük Kaptan</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-psIx71knIVg/Ts5WMlUL2UI/AAAAAAAAFxo/uNYzSkYBDtY/s1600/kaptan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-psIx71knIVg/Ts5WMlUL2UI/AAAAAAAAFxo/uNYzSkYBDtY/s320/kaptan.jpg" width="250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;24. yaşımı geçen hafta doldurduğum hayatım boyunca izlediğim en büyük Galatasaraylının doğum günü kutlu olsun. İyi ki doğdun Büyük Kaptan, mutlu yıllar!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;strong&gt;Not: Bugün bir de Freddie Mercury'nin ölüm yıl dönümü. Adını anmadan geçmeyeyim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6521132678276516987?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6521132678276516987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6521132678276516987&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6521132678276516987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6521132678276516987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/2411-buyuk-kaptan.html' title='24.11: Büyük Kaptan'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-psIx71knIVg/Ts5WMlUL2UI/AAAAAAAAFxo/uNYzSkYBDtY/s72-c/kaptan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6924280884547322842</id><published>2011-11-21T17:45:00.001+02:00</published><updated>2011-11-21T17:45:22.737+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Takım Değiştirmek: İnönü'den Kadıköy'e...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-1VkAKDez8ts/Tspx3d7bW3I/AAAAAAAAFxc/MuZ6yJnbOHI/s1600/besiktas-fenerbahce.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1VkAKDez8ts/Tspx3d7bW3I/AAAAAAAAFxc/MuZ6yJnbOHI/s320/besiktas-fenerbahce.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677475477994560370" /&gt;&lt;/a&gt;Üniversitede tanıştığım Recep adında bir arkadaşım var. Koskoca Ege Üniversitesi'nde altı yılım geçti ve okul dışı olanları sayarsak bu okul sayesinde tanıdığım insanlar arasında ömür boyu iletişimde kalıp gerçekten arkadaşım dostum diyebileceğim insan sayısı bir elin parmakları ile sınırlıdır. Onlardan biridir işte bu adam. Kendisini böyle inceden yücelttim ama her an her türlü hakareti edebileceğimin bilincinde olsun, canımı sıkmasın diye de seslenmiş olayım buradan. Kendisi Karabüklü, hatta İbrahim Kaş da çocukluk arkadaşları arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mezun olup Ankara'da iş güç sahibi olan bu adamı İzmir'den uğurladığımızda Beşiktaşlıydı. Bir veya bir buçuk sene önce bir anda Fenerbahçe amblemli bir kıyafetini görünce anlam verememiştim. Bir iddia sonucu falan sandım, pek de ciddiye almadım ama görüyorum ki kendisi deplasmanlara gidecek kadar Fenerbahçeli olmuş. Çok irdelememiştim ve geçici bir olay sanmıştım ama derbiden(20 Kasım, BJK-GS) sonra konuşurken Beşiktaş'tan "siz" diye bahsedince durumun ciddiyetini kesin olarak anladım. Nedir ne değildir derken anlat şu meseleyi dedim ve bloga yazma iznini de alarak yazmaya başladı neden böyle bir şey yaptığını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için asla olmayacak bir şeydir takım değiştirmek, yapanlara da pek saygı duymazdım ama böyle tanıdığım güvendiğim bir adamdan bu satırları duyunca buraya aktarmak istedim. Bana mantıksız gelse de kendi içerisinde gayet mantıklı şekilde açıkladı bu durumu ve yapabildiğim tek şey saygı duymak oldu. İlginizi çeker mi çekmez mi bilemem ama göz atmanızı öneririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Eskiden mantıklı bir taraftarken şimdilerde uyuz ve Galatasaray'a olur olmaz laflar eden bir adama dönüşmüşsündür lan..."&lt;/span&gt; diyerekten şaka yollu üzerine bile oynadım ama anladım ki bakış açısı değişmemiş, hisler değişmiş sadece. İşte Çarşı'nın göbeğinde boğazını yırtabilecek kadar Beşiktaşlı olan bir adamın Fenerbahçe'nin deplasmanlarına koşarak gidecek kadar Fenerbahçeli oluşunun kendi ağzından açıklanışı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Neden öyle Fenerli olayım, adam gibi delikanlı Fenerliyim. Yanlı değilim objektifim, kimseye saldırmam hakkını veririm; dün Muslera harikaydı mesela, bayıldım resmen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerli olma mevzusuna gelince de, önce her ne kadar bilinçaltıma oynamak ya da Fenerium'un şaşalı ürünleriyle kandırmak isteler de yutturamadılar. Sonra tozlu sandıklardan sünnet kasetim çıktı. Orada şöyle bir olay vardı: Sene 1992 Ağustos ayının bir pazarı. Sünnetçi abi adam olacak çocuğa döner ağlamasın diye 'Bak işte her taraf sarı-kırmızı, oley cimbom bom!' der. Acı ile hepsinin kopacağını sanan çocuk o an ağlamayı keserek 'Hayıırrr ben Fenerbahçeliyim hadi daha kesmedin mi yeter.' diye inlerken bir avaz kopar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o kasetten sonra bütün hayat değişir en azından Fenerbahçe'ye karşı ön yargı atılır. Daha sonra ise Fenerli olmamı isteyenlere şu soru sorulur: 'Beni tanıyorsunuz, Beşiktaş'ı her durumda ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuz. Bunlara rağmen canı gönülden Fenerbahçeli olmamı istiyor musunuz?' diye... Verilen cevap iki-üç dakika düşünmeden sonra şudur: 'Evet.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O tarihten sonra bu kardeşin artık Fenerbahçelidir... Kendini üç kuruşluk kumaş parçalarına satmadan kabul eder, ilk deplasman maçına Kayseri'ye gider... Kadir Has'ta deplasman tarafında yer olmayınca Kayserililerle kavga eder ama yine şapkasını çıkarmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee işte böyle... Mühim olan hangi takımlı olduğun değilmiş mühim olan hangi takımı hissettiğinmiş. Ben Beşiktaşlı falan değilmişim Fenerli olunca anladım çünkü şimdi daha çok ilgiliyim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep'in anlattıkları böyle, saygı duymak veya sonuna kadar eleştirmek sizin elinizde. Ben paylaşmaya değer bulup yazdıklarını sadece noktalama ve imla kurallarına göre düzenleyip aktardım buraya. Takdir sizin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6924280884547322842?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6924280884547322842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6924280884547322842&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6924280884547322842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6924280884547322842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/takm-degistirmek-inonuden-kadkoye.html' title='Takım Değiştirmek: İnönü&apos;den Kadıköy&apos;e...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-1VkAKDez8ts/Tspx3d7bW3I/AAAAAAAAFxc/MuZ6yJnbOHI/s72-c/besiktas-fenerbahce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-491622886598546012</id><published>2011-11-21T14:00:00.003+02:00</published><updated>2011-11-21T14:21:55.063+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Senden Kim Utansın?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-68ItHkiTWRE/Tso9iI9yHhI/AAAAAAAAFxQ/xJG6DPcjtqk/s1600/r%25C4%25B1dvan.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 160px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-68ItHkiTWRE/Tso9iI9yHhI/AAAAAAAAFxQ/xJG6DPcjtqk/s320/r%25C4%25B1dvan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5677417936985398802" /&gt;&lt;/a&gt;Tarih 11 Kasım 2011, Volkan-Emre ikilisi tribünlere ana avrat sövüyorlar ve suçlu Galatasaray tribünleri oluyor. Rıdvan ekranda, canlı yayında maçı yorumlarken ağlayacak duruma gelip "Ayy yaa ne yaptılar çocuklara öyle..." diye üzülüyor. Suçu Galatasaray taraftarı olduğunu düşündüğü kesime atıyor yani kısaca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih 20 Kasım 2011, Eboue yerdeyken sırtına pet şişe atılıyor, öncesinde de sağanak şeklinde çakmak yağıyor sahaya. Eboue kafasına isabet etmemesine rağmen kafayı tutuyor kıvranıyor. Sorular şunlar: Eboue'nin üzerine gelen şişeden sonra illa neresine geldiğini göstererek mi kıvranması lazım? Deplasmanda işi biraz da şova dökmesi doğal değil mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam şov kısmı "doğal" değil "abartı" olabilir ancak Eboue'nin sırtına isabet eden şişenin ve sonrasına yine isabet eden birkaç çakmağın açıklamasını kim yapacak? Oyuncu üzerine çeşitli cisimler yağarken tepki göstermeyecek ama tribün kimine göre ırkçı söylemde bulunacak, kimine göre küfür edecek ve istediğini yağdıracak ve haklı mı olacak? Bu mu yani algımız? Bunu mu gördük tüm bu olayda? Sahada oyun oynayan adamları yaralamaya çalışmak serbest, yaralanma korkusu yaşamak ise yasak? Başka?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Bu olayları değerlendiren Lego saçlı yorumcu Rıdvan Dilmen ise "Eboue'nin yerinde olsam utanırım." diyor. Neden utanacak Eboue? Çakmağı bana mı attılar? Şişeyi benim sırtıma mı attılar? Benim yerime Eboue yattı yalandan şov yaptı da o mu utanacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On günde iki yorum yapıyorsun ve temelde ikisine de zıt yorumları yapıyorsun. Milli takımda taraftara küfür edeni eleştireceğine savunuyorsun, derbide ise tribünden çakmak yağdıranı eleştireceğine çakmakları ve şişeyi vücuduna yiyeni suçluyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların hiçbirinden utanmıyorsun ve Beşiktaş-Galatasaray derbisini yorumlamaya Fenerbahçe diyerek başlayıp derbinin iki kanadından çok Fenerbahçe'nin adını anıyorsun bu maçı yorumlarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepsini bir araya koyunca, Eboue haklı olmasına rağmen utanmalıysa, senin sığ düşüncelerin yüzünden kim utanacak peki Rıdvan? Biz mi utanalım senin bu tutarsız yorumların karşısında? Yoksa sen de utanacak bir şeyler yaptığını hatırlayabilecek misin?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-491622886598546012?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/491622886598546012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=491622886598546012&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/491622886598546012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/491622886598546012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/senden-kim-utansn.html' title='Senden Kim Utansın?'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-68ItHkiTWRE/Tso9iI9yHhI/AAAAAAAAFxQ/xJG6DPcjtqk/s72-c/r%25C4%25B1dvan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1462602939158388313</id><published>2011-11-20T13:30:00.000+02:00</published><updated>2011-11-20T13:29:00.870+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Yeni Fiorentina Milan'a Karşı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eOGAMIMgKGY/TsgntpKrq0I/AAAAAAAAFw0/AdpGk1D0bb4/s1600/riccardo.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-eOGAMIMgKGY/TsgntpKrq0I/AAAAAAAAFw0/AdpGk1D0bb4/s320/riccardo.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676830995398765378" /&gt;&lt;/a&gt;Milli maç arasının başladığı hafta Mihajlovic'i yollayıp Delio Rossi'yi takımın başına getiren Fiorentina'da bir değişim başlayacağı açıktı. Ancak bu değişimin ilk adımlarını atmak için Milan maçı biraz sıkıntılı bir rastlantıydı. Belki de ligdeki en zorlu rakibe karşı bir yıldır alışılagelen sistemin değişmesi temelde büyük bir sıkıntıydı. Buna sezonun problem adamı Vargas'ın ve sakatlıktan sonra kaldığı yerden dönüş yapan Jovetic'in eksiklikleri eklenince Fiorentina için Milan maçında alternatifler iyice azalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başından beri Vargas'ın formsuzluğu ve disiplin problemi, Montolivo'nun ise yeni sözleşme yerine takımdan ayrılmak istediğini belirtmesi ve Jovetic'in formunun ne olacağı belirsizlikleri yeteri kadar can sıkıyordu. Jovetic sıkıntı olmaktan çıkıp sakatlıktan çok iyi dönse de diğer iki yıldız konusunda dertliydik. Daha Gilardino'nun formsuzluğunu dert edemiyoruz farkındaysanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina'da değişim dememin sebebi Mihajlovic'in oynattığı ve oyuncuların daha serbest olduğu 4-3-3(veya 4-5-1 gibi işte, anladınız sanırım) gibi bir sistemden, bir anda orta sahanın bir adam azaldığı 4-4-2'nin altkümelerinden biri olan 4-3-1-2'ye geçtik. Böyle olunca da hem ileride kanatlarda sıkıntı yaşadık hem de orta sahanın temel adamı Montolivo'nun gayriresmi yollardan maç satışına tanık olduk. Bilindiği gibi Inter ve Milan var Montolivo'nun peşinde, İtalya dışı için ise şimdilik en güçlü alternatif Arsenal. Milan belki de Ocak 2012 itibariyle Montolivo'nun yeni takımı olacak ve nedendir bilinmez zaten isteksiz olan Montolivo önceki maçlarda olduğu kadar bile girmedi oyunun içine. Milan'ın kendisi için özel bir önlem almadığını düşündüğümüz zaman iş iyice çıkmaza giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yazına kadar çok sevildiği ve kaptan olduğu yerde şimdi basit bir oyuncu muamelesi görüyor ve bunda "vefasızlık" adına en ufak bir şey yok. Yönetim gidecekse bile yeni sözleşmeye imza atıp para kazandırarak gitmesini istedi. Ancak o sözleşme imzalayıp yine istediği kulübe gidebilme seçeneğini değil, doğrudan sözleşme imzalamadan bedavaya ayrılmayı istedi. Sevildiği tribünlere bunu reva gören adam için de eleştirilmek en doğal sonuç. Montolivo dönem dönem prostestolara tepki gösteriyor sanki masummuş gibi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kLBuUiZSYV0/TsgxSjBRowI/AAAAAAAAFxA/FtFJuJgH_xE/s1600/5iyom.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 243px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-kLBuUiZSYV0/TsgxSjBRowI/AAAAAAAAFxA/FtFJuJgH_xE/s320/5iyom.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676841525008507650" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yeni taktik dizilişle ve strateji ile bir şeyler yapmak isteyen Rossi, Montolivo engeline takılarak ilk maçında kendi takımından darbe yedi. Neyse ki yıllardır Milan'a karşı hakemler sayesinde kaybedilen puanların bir tanesini geri alabildik. Rossi için de bu kötü maçın sonundaki 10 dakikalık agresif oyun geçerli not aldırmasa da ilk maçta eleştiri oklarının kendine çevrilmesine engel oldu. Jovetic ve Vargas yok, Montolivo maçı kendi elleriyle Milan'a vermeye hazır... Sanırım şu durumda hocayı eleştirebilmek büyük bir troll'lük gerektirirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina adına maçın sevindirici yanı yok muydu? Vardı tabii: Matija Nastasic. Cezalı olan Natali kadroda olmayınca ilk 11'de başlayan isim Nastasic oldu. 18'lik Sırp stoper harika bir oyun oynadı. Maçın sonlarında gole giden Pato'dan çaldığı top Nastasic'e umutla bakabilmek için yeterli bir pozisyon. Bunun dışında sezon başından beri eleştirilecek bir oyun oynamayan bu çocuğun ligdeki en iyi rakibe karşı bu oyunu oynaması kalan maçlar için yerini sigortalaması anlamına gelmeli. Bir yanda Semih Kaya'yı desteklerden, tuttuğum diğer takımda Nastasic'in yükselişine tanık ediyor olmak büyük bir mutluluk. Alkışların yanı sıra hatalarıyla da büyüyecek bu çocuklar ve büyürlerken de en büyük destekçileri tribünler olmak zorunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçla ilgili söylemek istediğim diğer şeyleri de maddelemek istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hakem Milan'ın bir penaltısını(çok bariz elle oynama) ve bir net golünü vermedi. Berlusconi'nin istifa haber ile bu hakem performansını birbirine bağlayan elbet olacaktır. Hafta içi şenlik var bence İtalya'da.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Milan'da başta Aquilani olmak üzere takımın hemen hemen tamamı topu dağlara taşlara vurdu maç boyu. Görüntüye gelmedi Aquilani'nin şutlarının sonuçları ancak ben iki tanesinin stat dışına doğru yolculuğa çıktığını düşünüyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;"Sezon boyu büyük umutlarla transfer edilen..." lafına cuk oturan bir isim var bizde: Santiago Silva. Henüz umut kısmındayız, icraat yok. Maçta 45 dakika oynadı, sadece "üzgün bakan kel futbolcu bakışı" yaptı durdu maç boyu.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Geçen sezonki Behrami çok rahat Barcelona veya Real Madrid ilk 11'ini zorlardı. Bu sezonki Behrami ise Bank Asya 1. Lig'de kadroya girerse dua etsin. Formsuzluğun diplerinde artık, toparlanma aşamasına çok çabuk geçmesi lazım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kharja da katkı yapar mı dedik ama yok, kendisi Mustafa Sarp'ın Serie A'daki izdüşümü olma yolunda hızla ilerliyor.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Milan'da Pato çok geç oyuna girdi ve bu işimize geldi. 45'te falan girse muhtemelen skoru değiştirirdi.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Son 10 dakika Fiorentina çok etkili oldu ancak üstünlük değildi, sadece Milan gibi tehlike yaratmaya başladık. Yetmedi tam olarak ancak Pasqual'in şutunda kalbi teklemeyen Milanlı yoktur sanırım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tabii bizim kalbimizin teklediği pozisyonları sayarsak... Yani... İlk yarı 5-0 yapabilirdi Milan diyeyim siz anlayın. Boruc geldiği günden beri ilk defa maç sonlarını iyi oynayıp puan kurtarmış olabilir. Olabilir diyorum bak tam da emin değilim.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ya da olabilir demeyeyim, 90. dakikada Pato'ya dur demesi önemliydi. Orada çoğu kaleci golü yerdi, Boruc çok iyi kapatıp son dakikada kabusu engelledi.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;0-0 biten bir maçtı ama maçın son 10 dakikasına rahatlıkla beş-altı gol sığabilirdi. İki takımın da orta sahalarının düşmesinin bunda etkisi var. Gerçi düşen Milan orta sahasıydı, bizimki zaten düşüktü Montolivo-Kharja ikilisi ile birlikte.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1462602939158388313?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1462602939158388313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1462602939158388313&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1462602939158388313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1462602939158388313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/yeni-fiorentina-milana-kars.html' title='Yeni Fiorentina Milan&apos;a Karşı'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-eOGAMIMgKGY/TsgntpKrq0I/AAAAAAAAFw0/AdpGk1D0bb4/s72-c/riccardo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6352091587990411834</id><published>2011-11-16T12:01:00.004+02:00</published><updated>2011-11-16T12:14:43.132+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Abdullah Avcı ve Milli Takım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/--18RjZ3AWwE/TsOKJIIWLHI/AAAAAAAAFwo/8BRLxCuh8bk/s1600/avc%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 244px;" src="http://4.bp.blogspot.com/--18RjZ3AWwE/TsOKJIIWLHI/AAAAAAAAFwo/8BRLxCuh8bk/s320/avc%25C4%25B1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5675531844822903922" /&gt;&lt;/a&gt;Yöneticileri bile başka bir takımı tutan, taraftar sayısı sıfır olan bir belediye takımını yoktan var edip beş sene önce hayalini bile kuramayacakları Türkiye Kupası finaline taşımış, 1 milyon Euro bütçeli transferi bile &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"bizi aşar"&lt;/span&gt; diye yapmaya korkan bir takımı ligde üst sıralara yakın tutmayı başarmış bir adam Abdullah Hoca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir adamın milli takımın başına geçme olasılığı var ki mevcut jenerasyonun büyük çoğunluğu ile 2005'te U17 Dünya Şampiyonası finali görmek gibi dikkat edilesi bir başarısı da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adamı başarısız bulup yerden yere vurmaya başlayanlar olmuş şimdilerde. Neye ve kime göre başarısız olduğunu bilmiyorum ama bildiğim tek şey yerli bir hoca gelecekse tek alternatif kendisi olmalı -ki ben yabancı taraftarıyım, hatta Hiddink kalsın bile derim. Hiddink için hala kalsın diyebilen birisini dinlemem diyen sağ üstteki çarpıya tıklamakta özgür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah Avcı belki hazır değil, belki biraz daha otoriter bir hale gelip o şekilde geçmeli milli takıma ancak yıllardır otoriter duranları da gördükten sonra tecrübeyi yıllar önce edinen bu adamın astığım astık kestiğim kestik bir hale gelmeden başa geçmesi daha hayırlı olur derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu da var ki milli takımın başına kim gelirse gelsin, sokaktaki bir adamı bile bulup getirsek evvela Oğuz Çetin başta olmak üzere "eski futbolcu" etiketinden başka vasfı olmayan adamları kenara koymak gerekir. Hiç bilmediğimiz adamlar gelsin bir kere de, nispeten daha az tanınan hatta hiç tanınmayan adamlar gelsinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, esas demek istediğimden sapıyoruz. Başta saydığım ve Avrupa'da bile eşine az rastlanır başarıyı yakalayan adama bile başarısız diyen kafalar var ülkede. Bu kafaları kesip atamadıkça ha sokaktaki adamı koymuşuz ha Ferguson ve Wenger gibi efsaneleri getirmişiz... İkisi de aynı şey. Avcı'ya başarısız diyen adamlar için milli takıma kimi getirirsen getir illaki eleştirip sövüp sayacak bir şey bulurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarı lazımsa sürekli hocaları değiştireceğimize eleştiri yapmaya yer arayan adamları gönderelim; başarı çok daha kısa sürede gelir o zaman.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6352091587990411834?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6352091587990411834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6352091587990411834&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6352091587990411834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6352091587990411834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/abdullah-avc-ve-milli-takm.html' title='Abdullah Avcı ve Milli Takım'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/--18RjZ3AWwE/TsOKJIIWLHI/AAAAAAAAFwo/8BRLxCuh8bk/s72-c/avc%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8512353525631906444</id><published>2011-11-04T23:46:00.001+02:00</published><updated>2011-11-04T23:48:47.914+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Evcil Hayvanla Stada Gitmek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-VRx7jgFe8Dg/TrRdJwfW4vI/AAAAAAAAFv0/ARPA9txl4po/s1600/domuz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 309px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-VRx7jgFe8Dg/TrRdJwfW4vI/AAAAAAAAFv0/ARPA9txl4po/s320/domuz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5671260252982928114" /&gt;&lt;/a&gt;Maç günü stat çevresinde köpekle gezen görmüşsünüzdür. Belki kucağında kedisi ile gelen olmuştur. Coşup papağan veya evde beslediği yırtıcı kuş ile maça gelen bile olabilir belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak sanmıyorum ki böylesini daha önce görmüş olalım. Yeni bir fotoğraf kendisi, Fiorentina-Genoa maçı öncesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8512353525631906444?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8512353525631906444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8512353525631906444&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8512353525631906444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8512353525631906444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/evcil-hayvanla-stada-gitmek.html' title='Evcil Hayvanla Stada Gitmek'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-VRx7jgFe8Dg/TrRdJwfW4vI/AAAAAAAAFv0/ARPA9txl4po/s72-c/domuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2470352723190320836</id><published>2011-11-01T23:35:00.001+02:00</published><updated>2011-11-01T23:35:00.140+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Gökhan, Sakatlık ve Servet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-_ppahMsOnKQ/TrBRwypLCMI/AAAAAAAAFvU/KSjthai4PAk/s1600/gokhanzan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 308px; height: 220px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-_ppahMsOnKQ/TrBRwypLCMI/AAAAAAAAFvU/KSjthai4PAk/s320/gokhanzan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5670121829529487554" /&gt;&lt;/a&gt;2010/11 ve 2011/12 sezonlarında Galatasaray'ın kadrosundaki en iyi yerli savunmacı kim deseler vereceğim tek cevap Gökhan Zan olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray savunmasında Sabri ile birlikte milli takım formasını belki de tek hak eden oyuncu oldu bu sezonun ilk haftalarında oynadığı oyunla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlam olduğu zaman gerçekten milli takım seviyesinde bir adam olabiliyor. Ancak milli takım 11'inde yer bulur demiyorum, yeni yetişen stoperlerin arkasında sağlam kaldığı sürece iyi bir destek olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü de olsa, tek bacağı kopsa da, iki omzu birden çıksa da Servet Çetin'in en sağlıklı ve en formda halinden daha faydalı bir isimdir Gökhan Zan. Sırf bu yönüyle bile Galatasaray kadrosunda yer bulabilir, bulmalıdır. Ujfalusi ile yakaladığı uyum da güzel, es geçmeyelim bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunların yanında, 26 Ekim'de oynanan Galatasaray-Gaziantepspor maçında sakatlığının sebebi kendisinin kronik sakat falan olması değil, TFF'nin milli maç döneminde katlettiği zemindir. Aynı zemin Kazım'ı da Gökhan'la birlikte aldı o maçta. Hatta Gaziantep'ten de bir oyuncu zemin yüzünden sakatlanmıştı. TFF'ye rica edelim, amatör küme maçlarını da komple TT Arena'ya alsın, en azından zemini düzeltmeyle uğraşmayız, zamanla toprak sahaya dönüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kronik sakatlık furyasıdır gidiyor. Önüne gelen bu kadar süre sakatlanmaması bile mucize diyerekten espri yapmaya çalışıyor. Semih kendisinin yerine Kayseri'de oynadı, yine Gökhan'ın adını ananlar oldu sağda solda. Çok garip kafalar bunlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih keşke hep ilk 11'de çıksa, keşke hatasız onlarca maç oynasa ama zamanla oturacak, şimdilik forma için ilk tercih Gökhan olacak. O Gökhan yıllardır bu sezondaki gibi iyi oynayamadığı için eleştirildi, şimdi oyununa denecek laf kalmayınca herhangi bir futbolcunun yaşayabileceği sakatlık yüzünden "kronik sakat" denerek eleştiriliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2470352723190320836?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2470352723190320836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2470352723190320836&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2470352723190320836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2470352723190320836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/11/gokhan-sakatlk-ve-servet.html' title='Gökhan, Sakatlık ve Servet'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_ppahMsOnKQ/TrBRwypLCMI/AAAAAAAAFvU/KSjthai4PAk/s72-c/gokhanzan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6178112626391461873</id><published>2011-10-27T17:08:00.002+03:00</published><updated>2011-10-27T17:22:39.860+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Düşmeye Devam: Juve 2-1 Fiorentina</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?autoplay=0&amp;amp;width=608&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;deepLinkEmbedCode=doMmF4MjpYCLqFwUTTM0u8D4V2HhFWX6&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo&amp;amp;embedCode=doMmF4MjpYCLqFwUTTM0u8D4V2HhFWX6"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;Fiorentina adına sezonun en önemli -veya önemli değil de beklenen- ikinci maçı hangisi derseniz kesinlikle budur. Neden ikinci derseniz: Bunun içeride oynananı bu maçtan daha önde haliyle. Salı akşam oynandı ama ben bugün yazıyorum yazıyı, kısmet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarısını elimde olmayan sebeplerden ötürü kaçırdım ki bu sebeplerin başında saat kavramını yitiren birtakım arkadaşlar geliyor. Neyse geçelim bunu. Fiorentina, izleyebildiğim ikinci 45 boyunca olabilecek en kötü oyunlarından birini oynadı. Beş hafta önce kazanabilen bir takım için içler acısı haldeydik yani. Bu maça kadar son dört maçta üç beraberlik ve bir yenilgi vardı. Bu maçla birlikte de son beş maçta üç beraberlik iki yenilgi oldu grafik, bir adım daha kötüye gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina'da oynayan veya oynar gibi gözüken tek isim Jovetic. Gol yollarında ve gol atmakta Jovetic zorlanırsa biz de zorlanıyoruz. Gilardino'nun sakat olduğu dönemde maç kazanamamak da başka bir skandal olabilir Fiorentina adına. Gilardino döndü hafta sonu ancak form tutması birkaç maçı bulacak her sakatlığı sonrası olduğu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vargas desen başka bir dünya, başka bir boyut. Son milli maç arasında ortaya çıkan disiplin problemi sonrası serbest düşüşe geçti ve sanırım henüz zemine, yani dip noktaya ulaşmadı. Umarım yükselmeye başlar, yoksa devre arası onu da kaybetmemiz yakındır. Real Madrid veya Barcelona haberleri bu kez gerçeklik kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Montolivo zaten son sezonunu yaşıyor ve cezalı olduğu için bu maçta sahada olmaması bir bakıma avantajdı bizim için. O olmadan büyük maçları oynamaya alışmak lazım. Her büyük maç öncesi kendisi sakat veya cezalı olsa sanırım hiç itiraz etmem. Bana kalsa oynatılması bile hata, sezon ortası birkaç milyon verene hemen göndermek lazım daha da zarar etmeden. Böylesine sevilen ve yetenekli bir adamın kontrat meselesi yüzünden kendinden nefret ettirmesi ayrı bir olay. Seni İtalya ve Avrupa futboluna sunan takıma merhamet gösterip sözleşme yenilesen de ondan sonra ayrılsan çok mu zordu be Montolivo?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü oynayan Fiorentina, bu olumsuz havayı Juventus'a karşı alınacak bir beraberlikle bile noktalayabilirdi ancak maçta 1-1'i yakaladıktan sonra skoru koruma adına bir girişimde bile bulunmadı oyuncular. Matri de bu ciddiyetsiz havayı iyi değerlendirip 2-1 yaptı hemen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mihajlovic için tehlike çanları hiç olmadığı kadar şiddetli çalıyor. Hem kötü oyuna hem de günden güne artan disiplinsizliğe karşı bir çare bulmalı, yoksa yönetim çareyi kendisine kapıyı göstermekle bulacak gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6178112626391461873?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6178112626391461873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6178112626391461873&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6178112626391461873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6178112626391461873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/dusmeye-devam-juve-2-1-fiorentina.html' title='Düşmeye Devam: Juve 2-1 Fiorentina'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3213258688336210593</id><published>2011-10-25T01:40:00.004+03:00</published><updated>2011-10-25T01:57:49.031+03:00</updated><title type='text'>Bizden ve İzmir'den Van'a Yardım...</title><content type='html'>Önceki(Pazar) akşam Twitter'da her zaman buluşmak için toplu yazışma yaptığımız birkaç arkadaşa "Haydi biz de sağlam olan ve artık kullanmadığımız şeyleri verelim, üzerine de battaniye falan alalım 5-10 TL verip" dedim. Sonra bu blogda da yazan Deniz(McDennis) ben iş yerimden de toplarım biraz dedi. Hedefimiz 100 TL kadarına ulaşmaktı, gündüz tüm harcamalara baktık ki 400 TL'yi geçmişiz, onlarca paket bebek bezi ve kadın pedinin yanında 25 kilo kuru gıda ve 100'e yakın bebek maması da almışız. Keşke sayılarını daha da arttırsaydık ama bu kadar oldu çok kısa sürede. Gece konuşup gündüz 13.00'e kadar bu kadarını yapabildik. Değil 400 TL, 4000 TL'den fazlasını da toplasak yine az deriz, elimizden bu geldi iki öğrenci, iki işsiz mezun ve iki çalışan(biri tek başına yaşayan) insanlar olarak. Keşke hala öğrenci olmayıp çalışıyor olsam ve daha fazlasını verebilsem. Neyse en azından koşturup bir şeylere çabalamak da güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Oktay(Twitter: gaga_oktay) ile Konak'ta buluşup Bornova'ya yola çıktık Deniz'in topladığı paraları da alıp hemen battaniye ve diğer şeyleri almaya. Yakın zamanda yazın çalıştığım ama elime avucuma para bile kalmayan kendi ufak işimi saymazsam bu kadar yorulmamıştım. Üstelik karşılık beklemeden sanırım ilk kez bu kadar güzel bir şeye kalkıştım. Biraz yorucu da olsa hayatımızdaki en güzel şeylerden biri için yorulduk. O yardımı ve çabayı görmek beni sonraki günler için de gaza getirdi doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ben bugün(salı) gündüz Bornova'ya gideceğim yine uyandıktan sonra. Gelirim, isterim, yardımcı olurum, üç beş ne kadarsa bir şeyler katıp yardımda bulunur ve yardım merkezinde gönüllü olarak çalışırım diyen varsa bana ulaşsın şu adreslerden: twitter.com/frtslck facebook.com/franchi ve mail olarak da sağ üstte blogun mailinden ulaşabilirsiniz. Maddi yardım yapacak arkadaşlarla Bornova'da Büyük Park'ta buluşuruz, paralarla alacağımız malzemeleri alırız ve Büyük Park'taki Uğur Mumcu Kültür Merkezi'ne ulaştırırız. İsteyen ve ben kalırım diyenlerle de orada yardımcı olmaya devam ederiz. Maddi gücüm yok diyen de olabilir, insanlık halidir, onlar da bize katılıp yardım merkezinde çalışarak yardımcı olabilirler, siz yardım yapmayı isteyin yeter ki, bir şekilde edersiniz oraya ulaştıktan sonra.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılırım, yardımcı olurum, elimden geleni yaparım diyenler verdiğim adresler yoluyla öğlen 12.00'ye kadar bana ulaşsınlar. 13.00 gibi de Büyük Park'ta buluşuruz Bornova'da. Seni nasıl tanırım diyenler için altımda yeşil kargo pantolon ve üzerimde de mor kapşonlu sweat olacağını söyleyeyim, tanımanız kolay olsun. Artık saçımdan tanıyamazsınız, kestirdim, üç numara saçım var, kıyafetten tanıyıp "Fırat/Franchi sen misin?" diye çekinmeden yaklaşın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım buradan birkaç kişi de olsa gönüllü olur ve bir şeyler yapmaya devam ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3213258688336210593?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3213258688336210593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3213258688336210593&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3213258688336210593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3213258688336210593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/izmirdeki-birkac-adamdan-vana-yardm.html' title='Bizden ve İzmir&apos;den Van&apos;a Yardım...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4965139249321193688</id><published>2011-10-19T02:33:00.000+03:00</published><updated>2011-10-19T02:42:49.424+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Jo-Jo 2016'ya Kadar Fiorentina'da!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-4FfCU2U3UzM/Tp33_4fDqUI/AAAAAAAAFu8/c2Mjx9gy3bg/s1600/jovetic.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 188px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4FfCU2U3UzM/Tp33_4fDqUI/AAAAAAAAFu8/c2Mjx9gy3bg/s320/jovetic.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5664956583168420162" /&gt;&lt;/a&gt;Nihayet o birkaç aylık sözleşme serüveninde mutlu sona ulaştık ve Jovetic ile olan sözleşmeyi uzattık. Montolivo'daki gibi problemler yaşamadan atlattık bu süreci.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz transfer döneminde transferde ara sıra adı geçen Jovetic'in ara transferde Manchester United ve Chelsea gibi devlerin başı çektiği birkaç kulüple görüşeceği söylense de O kendisini 2015/16 sezonu sonuna kadar Fiorentina'ya bağlayan sözleşmeyi imzaladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi siteye konuşan Jo-Jo klasik söylemlere başvurup &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Yeni sözleşme imzaladığım için çok mutluyum, Fiorentina için her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim."&lt;/span&gt; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sezon kariyerinin tehdit eden diz sakatlığı yüzünden hiç forma şansı bulamayan Jovetic bu ciddi sakatlıktan sonra sahalara döndüğü bu sezonda ise takımın en formda isimlerinden biri konumunda. Kulübün sahiplerinden Andrea Della Valle de bu durumla ve Jovetic'in yeni sözleşmeye imza atmasıyla ilgili görüşlerini resmi siteden paylaştı: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Bizimle yeni bir döneme girmek istedi. Kendisiyle yakından ilgili olduğumuz o zorlu yıldan sonra bize bir işaret vermek istedi."&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4965139249321193688?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4965139249321193688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4965139249321193688&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4965139249321193688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4965139249321193688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/jo-jo-2016ya-kadar-fiorentinada.html' title='Jo-Jo 2016&apos;ya Kadar Fiorentina&apos;da!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4FfCU2U3UzM/Tp33_4fDqUI/AAAAAAAAFu8/c2Mjx9gy3bg/s72-c/jovetic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4690520627649004472</id><published>2011-10-17T22:43:00.001+03:00</published><updated>2011-10-17T22:45:06.986+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Cesena 0-0 Fiorentina (Özet)</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?autoplay=0&amp;amp;width=608&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo&amp;amp;deepLinkEmbedCode=5vYWZ3MjpSByChe8OlXV4rTYl6voFTVQ&amp;amp;embedCode=5vYWZ3MjpSByChe8OlXV4rTYl6voFTVQ"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4690520627649004472?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4690520627649004472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4690520627649004472&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4690520627649004472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4690520627649004472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/cesena-0-0-fiorentina-ozet.html' title='Cesena 0-0 Fiorentina (Özet)'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2875906098038046744</id><published>2011-10-17T22:36:00.002+03:00</published><updated>2011-10-17T22:42:41.047+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>GS 2-1 Bursa, Maç Yazısı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-T4r1lTPsipc/TpyEBQzgpyI/AAAAAAAAFuw/wr21D2_qUuo/s1600/426354178.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 166px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-T4r1lTPsipc/TpyEBQzgpyI/AAAAAAAAFuw/wr21D2_qUuo/s320/426354178.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5664547588550993698" /&gt;&lt;/a&gt;Maçla ilgili ben bir şey yazmıyorum, yazmak istemiyorum, dünden beri neye dokunsam etsem diye düşündüm ama bulamadım pek. Engin'e her gün daha fazla hayran oluyorum, onu söylemeden etmeyeyim. Artık sonlandırabilirim yazımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zira maç yazısının kalan kısmını fotoğraftaki adam yazdı. Hakkında konuşulan her olumsuz kelimeye inat, son beş saniyede oyuna girse bile son saniyede golü atacak izlenimi veriyor. Bitti, tükendi, sıfıra indi, artık yeri yok ve benzeri birçok saçma lafı edenlere inat tek tek golleri atıyor ve maçın hikayesini tek başına yazıyor Milan Baros.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç yazısını boş verin o yüzden, Baros'un surat ifadesine birkaç dakika bakın, o yazacak kalanını.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2875906098038046744?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2875906098038046744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2875906098038046744&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2875906098038046744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2875906098038046744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/gs-2-1-bursa-mac-yazs.html' title='GS 2-1 Bursa, Maç Yazısı?'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-T4r1lTPsipc/TpyEBQzgpyI/AAAAAAAAFuw/wr21D2_qUuo/s72-c/426354178.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-421189486991218743</id><published>2011-10-15T17:05:00.002+03:00</published><updated>2011-10-15T17:21:09.125+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Vargas Cesena'da Kadro Dışı!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-xt9POzcY5Pw/TpmON-gNdCI/AAAAAAAAFuk/k-pp2kpO1Qo/s1600/jmv.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 206px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-xt9POzcY5Pw/TpmON-gNdCI/AAAAAAAAFuk/k-pp2kpO1Qo/s320/jmv.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5663714377162650658" /&gt;&lt;/a&gt;Vargas yarın(16 Ekim) oynanacak olan Cesena maçı için kadroya alınmadı ve bunun altında yatan sebep gayet kabul edilebilir cinsten. Disiplinsizliği iyice çığırından çıkarınca Mihajlovic buna bir dur deme gereği duymuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Vargas'ın Peru kadrosundan da yine disiplinsizlik nedeniyle uzaklaştırıldığı söyleniyor. Antrenmana geç katılan ve üzerine bir de maçta oynamama talebini teknik kadroya ileten Vargas amacına ulaşmış ancak bu oynatılmaması durumu tek maçla sınırlı kalmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mihajlovic'in tepkisine dönelim; Sırp teknik adamımız şöyle konuşuyor Vargas hakkında:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Bu cuma(14 Ekim) öğrendik ki kendisi Lazio maçından önce geç saatlere kadar dışarıda kalmış. Eğer bunu daha önce öğrenmiş olsaydım kendisi Lazio'ya karşı da sahada olamazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle milli takım dönüşünde bu durumu konuştuk ve yarınki maç(Cesena maçı) öncesi kendisini kadroya almadım çünkü profesyonelce davranmadı. Bu kural sadece kendisine değil herkese uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta boyu buna karşı nasıl davranacağını göreceğiz. Benim gerçek Vargas'a ihtiyacım var, onun vasat bir kardeşine değil. Profesyonel davranmayan oyuncular olmadan da yapabiliriz. Tüm bunları düşündüğümüz zaman, işinizi tutkuyla yapmazsanız hakkını veremezsiniz. Hem oyuncu hem de hoca olarak bu işi hep tutkuyla yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuncu çizginin dışına taşınca önce onu anlamaya çalışmalı, sonra da yanlış bir şey yaptığını anlamasını sağlamalısınız. Çok pozitif ve genç oyunculardan kurulu bir kadroya sahibiz. Vargas kararımdan sonra hayal kırıklığına uğradı ama bunun ciddi bir sıkıntı olduğunu anladı."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Viola face Cesena on Sunday in the lunchtime kick-off, 11.30am UK time, at the Stadio Manuzzi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Cesena are very organised and play good football, while their strike force is stronger than any other team fighting against relegation. We know their weaknesses, but it’ll be difficult and I know how much Adrian Mutu has been waiting for this moment.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“The synthetic pitch is new for us, but we have not trained on an artificial turf during the week, as the real grass is more similar to the Stadio Manuzzi surface than our version. I think it’ll only take 5-10 minutes to get used to it. I spoke to those who have played there and they assured me there isn’t much difference.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yarınki Cesena maçı öncesi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gilardino&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kroldrup&lt;/span&gt;'un sakatlıkları sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Fiorentina'nın Cesena maçı kadrosu ise şu isimlerden oluşuyor:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Behrami, Boruc, Cassani, Cerci, De Silvestri, Gamberini, Jovetic, Kharja, Lazzari, Ljajic, Marchionni, Montolivo, Munari, Nastasic, Natali, Neto, Pasqual, Pazzagli, Romulo, Silva.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-421189486991218743?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/421189486991218743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=421189486991218743&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/421189486991218743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/421189486991218743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/vargas-cesenada-kadro-ds.html' title='Vargas Cesena&apos;da Kadro Dışı!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-xt9POzcY5Pw/TpmON-gNdCI/AAAAAAAAFuk/k-pp2kpO1Qo/s72-c/jmv.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8921616122657771135</id><published>2011-10-02T02:21:00.000+03:00</published><updated>2011-10-02T02:24:32.794+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Inter Düşmeye Devam Ediyor: Inter 0-3 Napoli</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-xvdk1sHOGQE/ToeBY5La18I/AAAAAAAAFuU/N8gIOwoMT3s/s1600/obi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 186px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-xvdk1sHOGQE/ToeBY5La18I/AAAAAAAAFuU/N8gIOwoMT3s/s320/obi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658633721479878594" /&gt;&lt;/a&gt;3-4-3 faciası sonrası Ranieri ile yeniden dörtlü savunmaya dönen Inter ile ligi iki sezondur 3-5-2 ile sarsan Napoli karşı karşıya geldiler. Inter için işler hemen yoluna girmeyecekti, alınan birkaç galibiyet erken havaya girmek anlamına gelirdi. Inter'in bu rüzgara kapılmaması gerekiyordu ama iş işten geçmiş bu maçta gördüğümüze göre. Fazlasıyla havalardaydılar, "İşleri yoluna koyduk ve herkesi yenmeye hazırız!" der gibiydiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Inter sahaya klasik 4-4-2 ile çıkmak yerine 4-3-1-2 şeklinde çıktı. Forlan-Pazzini ikilisinin arkasına Alvarez'i koymuşlardı. Top kendisindeyken forvetlerine topu ulaştırırken sorun yaşamayan Inter iş savunmaya geldiğinde Napoli orta sahasına karşı koyamadı. 3-5-2'yi Cavani'nin yokluğunda 3-6-1'e çeviren Mazzari aslında bu hamlesiyle maça 1-0 önde başlayacağını tahmin etmiş olmalı. Biri forveti destekleyen dört orta saha oyuncusuna sahip Inter ve tek forvet Lavezzi'yi destekleyen ikisi hücumcu toplam altı orta saha elemanına sahip Napoli. Bu tanımlamalar üstünlüğü kimin kurduğu konusuna rahatça açıklık getirmiş olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen yine de maç ilk yarının ortalarına dek iki takımdan birinin belirgin baskısına sahne olmadı. Napoli bu diziliş avantajını tam olarak avantaja çevirememişti. Biraz da Lavezzi'nin arkasındaki adamların Cavani'yi arıyor olmalarına kurban gittiler diyebilir. Bu noktada bireysel performanslar öne çıkmalıydı ancak öne çıkan şey önce sertlik, sonra ise bu sertliğin dozunu ayarlamakta epeyce amatör davranan hakem oldular. Hakem Rocchi sertliğe önce izin verdi, baktı ki herkes bu akıma kapıldı, dur demek istedi ancak Inter gibi bir takım buna kulak asmadı. Napoli de altta kalmamak için sert faullere başvurunca oyun hem sık durdu hem de ciddi atakların çoğu başlama evresinde düdüğe ve faullere kurban gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Napoli ilk yarının son 15 dakikasında yavaş yavaş Inter'i -aslında en baştan beri olması gerektiği gibi- tehdit etmeye başlamışken sertlik aynı tempoda sürüyordu. Maçın 9. dakikasında ilk sarı kartını gören Obi'ye hakem ceza sahası dışında olan pozisyonda ikinci sarıyı verirken Inter'e de son zamanların en saçma ve anlamsız penaltı cezasını veriyordu. Bu dakika Inter'in çöktüğü dakika olarak kayıtlara geçti. Ceza sahası dışında gerçekleştiği tartışılmayacak kadar net olan bir olay sonrası gelen penaltı için topun başına Hamsik geçti. Tuhaf saçlı adam topa vurdu ve Julio Cesar'a nişanladı ancak vuruş sonrası içeriye ok gibi fırlayan Campagnaro skoru Napoli adına 1-0 yaptı. Napoli ilk yarıyı kazasız belasız atlatayım derken bir de sürpriz bir avantaj yakaladı yani hakem sayesinde. İlk yarıda Pazzini'nin sayılmayan golü denebilecek bir pozisyon vardı ancak net ofsayt olduğu için en sonda değinmeyi doğru buldum. Öyle bir şey duyarsanız inanmayın, sayılmayan gol diye bir şey yok. Yani var da, gol değil, karar doğru. Saçmalıyorum sanırım yavaştan, hemen ikinci yarıya geçelim biz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bir de, ilk yarı bitmeden Julio Cesar sarı kart gördü ancak kartın üzerine öyle bir itiraz etti ki tarif etmem gerekirse en azından iki üç sarı kartlık bir itirazdı diyebilirim. Ağzını sonuna kadar açtı, hakemin üstüne yürüyüp el kol hareketini kesmeden en az 30 saniye bağırdı ancak hakem tribün tepkisinden korkmuş olacak hemen ikinci sarıyı çıkarıp atamadı. Bu da hakemin diğer bir ayıbı olarak kayıtlara geçmeli.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-zziS_epUqzg/ToeBZKcUFPI/AAAAAAAAFuc/YyQjDsiMs3A/s1600/maggio2-0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 199px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-zziS_epUqzg/ToeBZKcUFPI/AAAAAAAAFuc/YyQjDsiMs3A/s320/maggio2-0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658633726114141426" /&gt;&lt;/a&gt;İlk yarı kırmızı kart sonrası Chivu çıktı ve yerine Nagatomo girdi ki isabetli olan karar da buydu. Chivu her ne kadar sol bek oynayabilme yetisine sahip olsa da karşısında benim gözümde ligin en iyi İtalyan sağ kanadı Maggio varken çok zordu tutunabilmesi. Zira tutunamadı da zaten ancak yerine giren Nagatomo da karşı koyamadı. Inter, Maggio konusunda zorlanacaktı, bu belli bir şeydi ilk dakikadan itibaren. Maggio bunun karşılığını da golle aldı zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Napoli hegemonyasında geçecek olan ikinci yarı başladığında Inter daha ilk dakikada ikinci bir dezavantaj ile karşılaştı. Ranieri atıldı, tribüne yollandı yani. Zaten yarım yamalak bir strateji ile çıktığı maçta bir kişi de eksilmişken bu itirazı ve sonrasındaki cezası akıl alır gibi değil. Inter yeni hoca seçiminde çuvalladı diye düşünüyordum ve tahminlerim şimdilik doğru gidiyor. Ranieri'nin atılması Napoli'nin galibiyeti tescillendi adeta. Maçın devamında Gasperini döneminde bile bu kadar çaresiz durumda kalmayan Inter'e Napoli'nin kaç atabileceğini merak etmekle geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski seyircisi önünde baskı altında kalan Pandev'e daha fazla dayanamayan Napoli kenar yönetiminin Pandev-Mascara değişikliği Inter'i tamamen bitiren hamle oldu. Önce savunmanın hatasını değerlendiren Maggio araya girdi golü buldu. Ne top sürdü, ne düzeltti ne de kontrol etti, sadece topa dokundu ve güzel bir aşırtma golle Napoli'yi rahatlattı, olası bir kaza kurşununun telafisini yarattı. Devamında yedi dakika arayla gelen Alvarez-Stankovic ve Forlan-Zarate değişiklikleri çözüm olamayacaktı Inter için. Geç kalınmış hamleler değildi zamanlama olarak ama panik halinde yapılan değişiklikler oldukları için etkisiz kaldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç boyu ileride Cavani'nin yokluğunu hisseden Lavezzi asist beklemek yerine asisti yapan adam oldu ve Hamsik'i Julio Cesar ile karşı karşıya bıraktı, Hamsik ise Julio Cesar ile ikinci kez karşı karşıya geldi ve penaltıdaki gibi başarısız değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Napoli, Milano'da bu sezonun ilk deplasmanında şehrin diğerine nazaran epeyce zayıf durumdaki ekibine karşı hakem sayesinde yakaladığı avantajı kaybetmedi ve Serie A'da 2010/11 sezonunda başladığı yürüyüşünü devam ettirdi. Büyükleri her ne kadar sorunlu/sıkıntılı da olsa deplasmanda yenebilmek, sürpriz takımlar için başarının temel anahtarı oldu son senelerde. Küçüklerin hepsini yenip büyüklere iyi kötü direnip birer puan almak bizim ülkede daha geçer bir yol oluyor bazen ancak dışarıda işler büyükleri de cüsselerine aldırmadan devirebilmekten geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya'da üç ciddi maçın olduğu 6. haftada ilk maç sıcak geçti, gerilim ve olaylar hiç kesilmedi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İtalya Ligi bu ligi defansif ve keyifsiz sananlara inat bol gollü geçmeye ve izleyenleri futbola doyurmaya devam ediyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8921616122657771135?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8921616122657771135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8921616122657771135&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8921616122657771135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8921616122657771135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/inter-dusmeye-devam-ediyor-inter-0-3.html' title='Inter Düşmeye Devam Ediyor: Inter 0-3 Napoli'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-xvdk1sHOGQE/ToeBY5La18I/AAAAAAAAFuU/N8gIOwoMT3s/s72-c/obi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2195110623833351616</id><published>2011-10-01T21:00:00.000+03:00</published><updated>2011-10-01T21:00:03.672+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Arda Turan ve Nou Camp'taki Türkler!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-L4i3M5sk_o0/ToctFr33-0I/AAAAAAAAFuM/_Oqy88EZe8Y/s1600/arda%2Bturan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-L4i3M5sk_o0/ToctFr33-0I/AAAAAAAAFuM/_Oqy88EZe8Y/s320/arda%2Bturan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658541032513993538" /&gt;&lt;/a&gt;Röportaj mı vermiş yoksa sadece açıklama mı bilemiyorum ama şunları demiş Arda Turan:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Uzun süren sakatlık dönemimde inanın çok zor günler geçirdim. Bir tarafta takımın gidişatı, bir tarafta taraftarın baskısı bir taraftan da çalışıp iyileşmeye çalışıyordum. O dönemlerde de fazla konuşmamaya çalıştım çünkü konuştuğumda Galatasaray’a zarar vereceğimi düşünüyordum. Şimdi öyle değil. Rahat rahat hissettiklerimi anlatabilirim. Çünkü burada kendimi çok iyi hissediyorum. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mesela Nou Camp’a çıkıyorsunuz ve değişik duygular içindesiniz. Size soruyorum; şimdiye dek kaç Türk futbolcu Nou Camp’a çıktı.&lt;/span&gt; Zaten koridorlarda Nihat abinin resmini görünce duygulandım. Gurur duydum ve daha sonra kendime “İşte biz insana bu kadar değer verebiliyoruz” dedim..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin o kaptan olduğun, efsane olmaya yeltendiğin ama beceremeyip kaçıp gittiğin Galatasaray var, bildin mi Arda? Hah işte, mesela o takım üç kere oynadı orada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;30 Mart 1994&lt;/span&gt;'teki maçı Barcelona &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;3-0&lt;/span&gt; kazandı. Manchester United'ı 3-3 ve 0-0 ile eleyip katıldığımız grupların beşinci maçıydı. O zaman iki grupta dörder tane, toplam sekiz takım vardı. Hal böyle olunca mart ayında ile grup maçları oynanıyordu. Bir nevi çevrek final niteliği taşıyordu grup aşaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci maç ise bir sonraki sezon oynandı yine Şampiyonlar Ligi'nde. Önceki sezon oynadığımız Barcelona ile yeniden düştük aynı gruba, üstelik yine önceki sezon elediğimiz Manchester United ile de karşılaşmıştık. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;14 Eylül 1994&lt;/span&gt; tarihinde, yani önceki maçtan dört buçuk ay sonra yine bir sürü Türk oyuncu Nou Camp'a çıktı, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Arda Turan hatırlamıyor olsa da&lt;/span&gt;. Hatta bunun rövanşı Şampiyonlar Ligi'ndeki efsanevi 2-1'lik Barcelona galibiyetimizdi, onu da not düşelim belki Arda hatırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitmedi Arda, üçüncü maç da oynandı. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;5 Aralık 2001&lt;/span&gt; günü, ilk devresini önde kapatıp 2-2 berabere kaldığımız o meşhur maçı oynadık. Bu dönemleri de hatırlamıyor Arda, kısmet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arda üzülecek ama dördüncü maçı da oynadı Galatasaray: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;13 Kasım 2002&lt;/span&gt;'deki maçtan mağlup ayrılıp gruptan çıkamadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldukça fazla Türk oyuncu oynadı Nou Camp'ta gördüğünüz gibi. Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş üçlüsü de oynadı üstelik. Arda sadece Nihat'ı hatırlıyor olsa da &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;20 Ekim 2009&lt;/span&gt; günü 1-1 devam eden maçta &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gökdeniz Karadeniz&lt;/span&gt; takımı Rubin Kazan'ı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1-2&lt;/span&gt; öne geçirerek üç puanı kazandırmıştı; &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;yani Gökdeniz, Arda'nın o beş yediği statta galibiyet sevinci yaşadı takımıyla birlikte.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İz bırakanlar bıraktı yani orada. Arda her ne kadar "Arda, Messi'yi izledi" diyenlere kızsa da gerçek bu. Arda sadece izledi, Gökdeniz ve diğer Türkler ise zamanında gayet güzel oynadılar orada. Sağa sola yaranmak, kendini bulunmaz Hint kumaşı gibi göstermeye çabalamak falan boş işler. Sen sus ve topunu oyna, belik gözlerinde saygınlığını kaybettiğin insanlara tekrar sevdirirsin kendini. -Bu son cümleye kendim de inanmadım ama neyse.-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2195110623833351616?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2195110623833351616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2195110623833351616&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2195110623833351616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2195110623833351616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/arda-turan-ve-nou-camptaki-turkler.html' title='Arda Turan ve Nou Camp&apos;taki Türkler!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-L4i3M5sk_o0/ToctFr33-0I/AAAAAAAAFuM/_Oqy88EZe8Y/s72-c/arda%2Bturan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2247889800777954732</id><published>2011-10-01T17:33:00.000+03:00</published><updated>2011-10-01T17:35:33.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Alessio Cerci Röportajı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-724vbrLh0ow/ToccMx5c_fI/AAAAAAAAFuE/KbaavdPKwCA/s1600/cerci.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-724vbrLh0ow/ToccMx5c_fI/AAAAAAAAFuE/KbaavdPKwCA/s320/cerci.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658522462692638194" /&gt;&lt;/a&gt;Fiorentina'nın ocak ayında Roma'dan kadrosuna kattığı ve sağladığı katkı ile kısa sürede ilk 11'in değişmezi olan Cerci ile röportaj yapılmış. Yarın(2 Ekim Pazar) Lazio ile oynayacağımız maç öncesi eski bir Romalı olduğu için dikkatleri üzerine çeken bir isim. Hatta Roma'nın eskisi değil, altyapısından çıkma bir oyuncu kendisi. Yani her daim "AS Roma" etiketi üzerinde olacak nereye giderse gitsin -kendisi de bundan rahatsız değil zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cerci konuşmaya şöyle başlıyor:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Lazio'ya gol atmanın hayalini kuruyorum. Eleştiriler böylece olumlu tepkiye dönüşecektir."&lt;/span&gt; Ve ekliyor: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Balotelli ile kıyaslanmak beni kızdırıyor. Çünkü kendisiyle benzeşmiyoruz. Beni tanıyanlar düzgün birisi olduğumu biliyorlardır, herkese karşı gelen veya huzur bozan birisi değilim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mihajlovic ile tartıştın mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biraz hatalı davrandım, olur böyle şeyler. Parma maçında oyundan çıkmak istemedim, bir gol daha atıp daha fazla eğlenmek istiyorum. Yanlış bir şey mi bu? Aptallık yapıyor gibi göründüm... Mihajlovic önemli bir isim, beni sevdiğini düşünüyorum, basit bir cezadan daha fazlasını vermeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Peki taraftarların Montolivo'yu ıslıklıyor olması?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Başka bir absürt olay da bu. Ne yanlış yaptı ki? Hiçbir şey. Bu duruma anlam veremiyorum. Ancak size şunu garanti ederim ki taraftarınız sizi ıslıklarken sakin kalabilmek çok zordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Fiorentina bu sezon nerede olacak?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'ya geri dönmek öncelikle hedefimiz. Lazio'yu yenersek de bu ciddi bir hikayeye dönüşecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Onların yerinde olmak isteyeceğin üç oyuncu söyleyebilir misin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cristiano Ronaldo, Iniesta ve Messi. Dördüncüyü de ekleyebilir miyim? Robben de var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Manchester City seni almak istiyordu, Antonio Conte de Juventus'a istemişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diğer takımlar ve isimler tarafından istenmek gurur verici bir şey. Ancak hem bu sezon, hem de yakın geleceğimde sadece Fiorentina var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Jovetic'in dönüşüne ne diyorsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Jovetic karşısında nutkum tutuldu. Böylesine ciddi bir sakatlıktan sonra sakatlıkla ilgili hiçbir iz taşımadan performansına kaldığı yerden devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Roberto Mancini neden ısrarla seni istemiş olabilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir fikrim yok, belki Pisa'da oynadığım dönemden kalan bir istektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bir röportajda milli takım sorusu olmadan olmaz, Cerci ne düşünüyor bu konuda?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir takımda yer sahibi olmak önemlidir, milli takımda da öyle. Ancak bunun için bir şeyler verebilmek gerekir. Öncelikle Fiorentina için önemli bir isim olmalıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Daha önce Lazio'ya hiç gol attın mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Altyapıda attığımı hatırlıyorum, topu kontrol edip durdurdum ve sol ayağımla karşı köşeye yolladım. Tüm gece uyuyamamanızı sağlayan bir şey bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu demek oluyor ki Lazio'ya gol atmak istiyorsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer bunu gerçekleştirebilirsem Fiesole'nin önüne koşup orada kutlarım.(Fiesole: Fiesole tarafındaki kale arkası ve oradaki taraftarlardan bahsediyor.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2247889800777954732?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2247889800777954732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2247889800777954732&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2247889800777954732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2247889800777954732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/alessio-cerci-roportaj.html' title='Alessio Cerci Röportajı'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-724vbrLh0ow/ToccMx5c_fI/AAAAAAAAFuE/KbaavdPKwCA/s72-c/cerci.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2766841988401939782</id><published>2011-10-01T16:35:00.000+03:00</published><updated>2011-10-01T16:37:01.032+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Jo-Jo'ya Yeni Sözleşme</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-xDz4tXNsf74/Tob_PGVWgZI/AAAAAAAAFt8/RmcyX35FGdQ/s1600/x610.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 176px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-xDz4tXNsf74/Tob_PGVWgZI/AAAAAAAAFt8/RmcyX35FGdQ/s320/x610.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658490616700895634" /&gt;&lt;/a&gt;Sakatlıktan dönüşü sonrası iyi formu ve hırsı kadar transferi de konuşulan Jovetic ile ilgili güzel haberler gelmeye başladı. Jovetic'in yıllık 2 milyon Euro'dan fazla kazanacağı yeni bir sözleşmeye evet dediği, bu sözleşmenin de beş yıllık olacağı konuşulmakta. Umarım doğrudur ve Jovetic -en azından- 2016'ya kadar bizimle kalır. Bunun yanında Chelsea için de yeni sözleşmede yer alması beklenen 24-25 milyon Euro'luk serbest kalma bedelini ödeyip sezon sonu transferi bitirecek deniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Montolivo gibi para meraklısı bir adam olup huzursuzluk çıkaracak bir insan olmasın Jovetic. Montolivo karmaşasını çok sorun yaşamadan atlattık ama bir yenisine hazır değil takım, gerek yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2766841988401939782?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2766841988401939782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2766841988401939782&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2766841988401939782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2766841988401939782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/10/jo-joya-yeni-sozlesme.html' title='Jo-Jo&apos;ya Yeni Sözleşme'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-xDz4tXNsf74/Tob_PGVWgZI/AAAAAAAAFt8/RmcyX35FGdQ/s72-c/x610.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-475279055857019594</id><published>2011-09-27T02:28:00.002+03:00</published><updated>2011-09-27T02:49:03.528+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Özlemiştik!: Galatasaray 2-0 Eskişehirspor</title><content type='html'>Uzun zaman oldu gerçekten; Galatasaray'ın bir resmi maça bu kadar iştahlı başlayıp, maçın son anına kadar bu isteğini sürdürdüğü, sevenlerine son dakikaların "Lan Acaba?" demeden geçip gittiği anlar izletmeyeli... Hakikaten özlemişiz tam saha baskıları, rakibi sahasına hapsetmeyi. Üstelik rakip de lige &lt;span style="font-style: italic;"&gt;-onca vukuata karıştıktan sonra-&lt;/span&gt; iyi bir başlangıç yapmış ve başında eski hocamız Michael Skibbe olan Eskişehirspor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-aa8JNWlqW4w/ToEIj20VngI/AAAAAAAAAE8/uPk3ZgCpbKU/s1600/maaa%25C3%25A7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-aa8JNWlqW4w/ToEIj20VngI/AAAAAAAAAE8/uPk3ZgCpbKU/s400/maaa%25C3%25A7.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656812019057532418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun uzadıya taktikle kafa yormak istemiyorum ama Fatih Terim'in kafasındaki oyun varyasyonlarının tek bir sisteme sabitlenmiş olmadığı artık netleşti. Hazırlık etabında denenen ve olumlu izler bırakan 4-3-3, Samsun ve Karabük maçlarında sınırlı sürede verim alınan 4-4-2'den sonra bugün de doğrusal orta sahalı bir 4-5-1 denendi. Öyle ki beklerin de efektif kullanılmasıyla yedi-sekiz adam sürekli hücum alanında aktif oldu. Bunun da hocanın en istediği oyun karakteri olduğunu biliyoruz zaten.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-X0COJsphM70/ToECOSVuEWI/AAAAAAAAAEc/-eFS61V2Lco/s1600/ma%25C3%25A7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 296px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-X0COJsphM70/ToECOSVuEWI/AAAAAAAAAEc/-eFS61V2Lco/s400/ma%25C3%25A7.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656805051418415458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Takım olarak çok iyiydik ancak bireysel olarak sivrilenlerden bahsetmemek olmaz. Savunma hattında Ujfalusi bir stoper nasıl oynamalı sorusuna cevap niteliğinde oynadı, hem gücünü efektif kullandı hem de hamleleri ile Es-Es'in forveti Mehmet Yıldız'ı futboldan soğuttu. Engin ortanın ortasında özverili ve başarılıydı. Hücumcu olarak anılan bir oyuncu olarak kaptığı toplar ve savunmasına yardım edişi takdire şayandı. Selçuk'tan bahsetmekten yorulacağız bu sene, zira duran topların işe yaradığını görmek başlı başına bir sevinç kaynağı. Riera ve Elmander yoruldukları son 15 dakikaya kadar ellerinden geleni yaptılar; özellikle Riera, Eskişehir'in atak başlarında yaptığı preslerle kanayan yaramız sol tarafımızdan baskın yememizi engelledi.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-WPillC111OI/ToEE0JlJNPI/AAAAAAAAAEs/jFmmobrOIVc/s1600/melo.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 310px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-WPillC111OI/ToEE0JlJNPI/AAAAAAAAAEs/jFmmobrOIVc/s400/melo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656807900925474034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Son sözleri ise gecenin adamına ayırmak lazım. Felipe Melo için şuraya ne yazsak gerçekten az kalır. Kazanma hırsı, takım savunmasındaki etkinliği tüm dünyaca biliniyordu, bunun üstüne de skorerlik gibi yeni kimlik edindi hatta. Her şeyin ötesinde, hani derler ya &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"40 yıllık Galatasaraylı"&lt;/span&gt; diye, işte öyle oynuyor. Taraftar da onun bu davranışlarını elleri patlayana kadar alkışlıyor haliyle. Sezon sonunu hiç beklemeye gerek yok opsiyonun kullanılması için, takıma kalıcı olarak katmak için gereken yapılmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TT Arena'dan da bahsetmeden kapatmayalım. Giden arkadaşlarımızdan gidiş-dönüşlerde sıkıntı olduğunu duyuyoruz ancak yine de tribünlerde blok halinde boşluklar görmek hoş değil. Atmosferi ile rakibin dizlerinin daha da fazla titremesi lazım şu statta. Dileriz takımımızın ivmesi bu doğrultuda devam eder, bu muhteşem stat da boş koltuksuz günlere yelken açar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-475279055857019594?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/475279055857019594/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=475279055857019594&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/475279055857019594'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/475279055857019594'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/ozlemistik-galatasaray-2-0.html' title='Özlemiştik!: Galatasaray 2-0 Eskişehirspor'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-aa8JNWlqW4w/ToEIj20VngI/AAAAAAAAAE8/uPk3ZgCpbKU/s72-c/maaa%25C3%25A7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8263986634868695840</id><published>2011-09-25T21:00:00.004+03:00</published><updated>2011-09-26T02:34:55.537+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Napoli 0-0 Fiorentina</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=ViYXl0MjoRAuRGTanymVV8Y6SArgtl_Q&amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;deepLinkEmbedCode=ViYXl0MjoRAuRGTanymVV8Y6SArgtl_Q&amp;width=608&amp;autoplay=0&amp;height=340&amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz hafta bu sahada Milan'a sahayı dar eden Napoli'ye karşı, maçın yarısında büyük bir üstünlük kurarak oynamak ve beraberliği almak başarı olarak kabul edilmeli. Napoli'nin 3-5-2'sine karşı koyabilen ender takımlardan biriyiz, bu da ayrı bir başarı olmalı. Geçen sezon hakem hatasıyla içeride 1-1 berabere kaldık, deplasmanda da tıpkı bu maçta olduğu gibi 0-0 ile döndük. Bu sezon da Serie A'nın tehlikeli takımı Napoli'ye San Paolo'da yine galibiyet sevinci yaşatmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezonun ikinci bölümünde içeride kaybetmezsek Napoli Maradona sonrası en iyi döneminde bize hep takılmış olacak. İnceden nefret edebilirler. Sahalarında bize gol attıkları son maçı da biz kazanmıştık 1-3'lük skorla. Her açıdan ters geliyoruz, yapacak bir şey yok. Fiorentina da hafta içi oynanan 3-0'lık Parma maçı sonrası iyi devam ediyor. Kurşun dökmesini bilen Fiorentina logosunun üstüne çarşaf gerip döksün lütfen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8263986634868695840?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8263986634868695840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8263986634868695840&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8263986634868695840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8263986634868695840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/napoli-0-0-fiorentina.html' title='Napoli 0-0 Fiorentina'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2932585827485066764</id><published>2011-09-13T00:13:00.002+03:00</published><updated>2011-09-13T00:17:38.441+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Music'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Links'/><title type='text'>13 Eylül 1991 - Taçsız Kral</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-SgzyQXyVB3A/Tm52aEcYjLI/AAAAAAAAFt0/ZzZqqNhwoBE/s1600/7221_wpmo12092011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 139px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-SgzyQXyVB3A/Tm52aEcYjLI/AAAAAAAAFt0/ZzZqqNhwoBE/s320/7221_wpmo12092011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651584772638018738" /&gt;&lt;/a&gt;Resmi site müzik kullandığı giriş sayfası ile beğeni kazanmıştı sezon açılışında. Metin Oktay'ı da aynı şekilde anıyor, adına bestelenen şarkıyı çalarak... Harika bir iş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://www.galatasaray.org"&gt;http://www.galatasaray.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok beğendiyseniz veya 13 Eylül 2011'den sonra girip de o şarkıyı duyamadıysanız buradan indirebilirsiniz: &lt;a href="http://www.galatasaray.org"&gt;http://www.galatasaray.org/i/yildirimgurses_sonmac.mp3&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2932585827485066764?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2932585827485066764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2932585827485066764&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2932585827485066764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2932585827485066764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/13-eylul-1991-tacsz-kral.html' title='13 Eylül 1991 - Taçsız Kral'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-SgzyQXyVB3A/Tm52aEcYjLI/AAAAAAAAFt0/ZzZqqNhwoBE/s72-c/7221_wpmo12092011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1055813136206226772</id><published>2011-09-12T13:40:00.001+03:00</published><updated>2011-09-12T13:42:15.109+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>İlk Üç Puan: Fiorentina 2-0 Bologna</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?hide=channels%2C%20info&amp;amp;deepLinkEmbedCode=hkOWpzMjo8nWrWRSqOMU984YMK2h6wLy&amp;amp;embedCode=hkOWpzMjo8nWrWRSqOMU984YMK2h6wLy"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1055813136206226772?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1055813136206226772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1055813136206226772&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1055813136206226772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1055813136206226772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/ilk-uc-puan-fiorentina-2-0-bologna.html' title='İlk Üç Puan: Fiorentina 2-0 Bologna'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8441077609640900441</id><published>2011-09-11T23:59:00.005+03:00</published><updated>2011-09-12T01:38:38.159+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Kaldığı Yerden: İBB 2-0 Galatasaray</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Xk1KuEltaqs/Tm0Z46ydwpI/AAAAAAAAFts/g26FRiZHrAE/s1600/baros.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 244px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Xk1KuEltaqs/Tm0Z46ydwpI/AAAAAAAAFts/g26FRiZHrAE/s320/baros.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5651201573064131218" /&gt;&lt;/a&gt;Büyük yenilik, Fatih Terim, harcanan büyük paralar, her mevkiye önemli yıldızlar, 2000 ruhu falan filan diye uzatırken yeni sezona girdi Galatasaray. Liverpool maçı, Çağlar girene kadar Real Madrid maçı falan derken gaza geldi herkes ancak bu gazın sönmesi için İBB karşısındaki 90 dakika yetti. Ruh, karakter, kimlik, kondisyon, taktik, uyum... Tüm bunlar öyle iki ayda kazanılacak şeyler değil. Öyle olduğunu sananlar vardı, olmadığı daha ilk resmi maçta görüldü. Siz hazırlanırken diğer takımlar yeşil bahçelere koşup armut toplamıyorlar, onlar da hazırlanıyorlar. Geçen seneki bitik takımdan sonra birazcık hareketlenen takımı görünce herkes "Uyandık, kalktık, geliyoruz!!" diye coştu. Gereği olmayan bir havaydı, bence Galatasaray adına iyi oldu bu havadan çıkılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış anlaşılmasın, "Erkenden takılmak daha iyi, kafalarında dank eder." demiyorum. En sevmediğim laflardan biridir, böyle bir teselli olamaz. Çaresiz takımların taraftarları sığınır buna bana göre, bırakın onlar sığınsın. Ha Galatasaray da şu an çaresizse, Galatasaray taraftarı da sığınsın, o başka bir durum. Ancak bu kadar vahim değil durum -en azından şimdilik, sonuçta önümüzdeki günlerin ne getireceği henüz muamma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahada fark yaratan ne Webo ne de altı yıldır uyum içinde, belirli bir sistemle oynayan İBB'ydi. En büyük fark fizik güç oldu bu maçta. İBB savunmada bile hareketli ve gücünü kullanarak oynarken, Galatasaray hücumlarda dahi koşup efor harcamaktan bihaberdi. Sahada daha diri olan, daha çok koşan, daha fazla rakibe basan, daha fazla alan daraltan ve maç sonuna kadar kondisyonunu idare eden taraf hep İBB oldu. Melo, Ujfalusi, Eboue, biraz Kazım, biraz da Selçuk; bu kadardı Galatasaray'ın gücü kuvveti yeterli gibi görünenleri. Baros güçsüz falan dediler, hiç inanmadık, inanasımız gelmedi, medya abartıyor ediyor dedik ama nafile. Adam güçsüz işte, görünen köy kılavuz istemiyor. Hazır değil denen Sercan bile iki aydır takımla çalışan Baros'tan diri gözüküyorsa bir sıkıntı olduğu aşikar. Elmander tam da ihtiyaç olacak maçta sakatlanmış bu durumu göz önüne getirince. Zaten şu milli maç aralarında çektiğimiz çilenin yarısını başka takımlar aynı anda çekseler açık farkla şampiyon olurduk bu ligde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sezonun berbat takımına oranla savunma ve orta sahada daha iyi dizilen bir takım gördük. Ancak aksayan noktalar elbette oldu. Çok çektiğimiz bir şey vardı: Farklı mevkide oynayan oyuncular. Yine gördük bunu, hazırlık maçlarının devamı niteliğinde Eboue ve Sabri çok alakasız yerlerde oynadılar. Sabri her ne kadar şu anki yerinde -orta sahanın ortası- kariyere başlamış olsa da altı senedir bek oynayan adamı oraya adapte etmek çok zor olacak. Buna inat edene kadar Ceyhun veya Yekta ile adam gibi defansif güç sağlamak akılcı duran seçenek şu an. Ujfalusi stopere, Eboue sol beke derken daha mantıklı bir defans hattının ortaya çıktığı zaten herkesin dilinde ki Terim de bunu biliyordur. Şimdi dediklerimi yalanlar gibi olacak ama Terim bunu bilirken Ujfalusi'nin bekte stopere oranla daha başarılı olduğunu da görmüş olmalı. Zaten bana kalırsa dediğim "mantıklı gözüken" savunma hattını oluşturamamaktaki temel etken bu. Ujfalusi Fiorentina'da da bek oynarken çok daha başarılıydı. Bek değil stoper oynadığı maçlar genelde savunmanın biraz sıkıntıda olduğu maçlar olarak öne çıkıyordu. Böyle olunca da savunmada Ujfalusi sağa geçiyor, Eboue sağdan başka bir yere geçmek zorunda kalıyor derken ortalık karışıyor. Bir çözüm elbet bulunacaktır buna; veya Fatih Terim alıştıracaktır oyuncularını maç içerisinde birkaç mevkide birden oynamaya. Daha evvel Ümit Davala, Ergün, Hasan, Capone gibi isimlere bunu öğretmişti. Misal; Capone bazen 4-4-2'nin sağındaki savunmacı bek olurken bazen 3-5-2'nin sağ çizgisini tek başına kollayan adam oluyordu. Ya da Davala sağ açıktan stopere geçebiliyordu bir anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncuları buna alıştırırken de verimden kısmamız gerekecek, bu maçta Eboue örneğinde olduğu gibi. Eboue gezgin gibiydi, sırtında bir bohçası eksikti. Sol açık başladı, sağ açık oldu, bir ara gitti orta sahanın ortasında oynadı, maçı da sol bek bitirdi. Bir oyuncu iki mevkide değişmeli oynayabilir ancak dört mevkiye birden geçiyorsa alınacak katkı düşer. Bir iki oyuncunun yeri değişir takımda ancak Sabri, Eboue, Ujfalusi, Sercan, Kazım gibi adamların yeri değişti maç içerisinde. Bu kadar değişiklik bir noktadan sonra karışıklığa yol açacak elbet. İkinci yarıdaki panik havasında bunun etkisi büyük. Gökhan-Yekta değişikliği ile Sabri ve Ujfalusi'nin yerleri değişince gerisi çorap söküğü gibi geldi. Zaten birkaç oyuncunun maç başından beri başka mevkilerde oynadığını düşünürsek iyice çıkmaza girildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devreye dengede gidilse ikinci yarıda daha sakin bir Galatasaray görecektik büyük olasılıkla. Devreye kısa süre kala yenik duruma düşmek ikinci yarı öncesi biraz panikleyen bir Galatasaray izletti bizlere. Takımda oluşan bir an önce golü bulmalıyız çabası ise karışık ve düzenden kopan bir oyuna sebep oldu. Zaten Galatasaray'ı dikkatlice izleyince geçen sezona göre şimdilik tek farkın kaos futbolu oynanan döneme göre belirli bir düzene kavuşulmuş olması. İkinci yarı bize geçen sezonun o saçma kaos futbolundan kesitler sundu. Yenen ikinci goldeki dağınıklık, hücumda ceza sahasına kadar gidip son pasları yapamamalar... Kaos futbolunun etkisinden tam olarak kopabilmiş değil takım, bu yüzden ilk birkaç hafta vasat oyunla alınacak galibiyetler yeterli olmalı şimdilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazım'a yapılan penaltıya falan değinmiyorum. Ciddi bir olay değildi zira, hakemin görememe veya yanlış yorumlama ihtimalinin yüksek olduğu bir açıydı. O penaltı verilse Galatasaray maçı çevirebilirdi diyebilen var mıdır ki zaten?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8441077609640900441?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8441077609640900441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8441077609640900441&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8441077609640900441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8441077609640900441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/kaldg-yerden-ibb-2-0-galatasaray.html' title='Kaldığı Yerden: İBB 2-0 Galatasaray'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Xk1KuEltaqs/Tm0Z46ydwpI/AAAAAAAAFts/g26FRiZHrAE/s72-c/baros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1377192257773710440</id><published>2011-09-09T14:30:00.001+03:00</published><updated>2011-09-09T14:37:15.436+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Serie A Başlıyor: Fiorentina 2011/12</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-ffJgtCEFyEg/TmnoPejg_YI/AAAAAAAAFtk/KHMxUsY5zTg/s1600/tanquehome.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 193px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ffJgtCEFyEg/TmnoPejg_YI/AAAAAAAAFtk/KHMxUsY5zTg/s320/tanquehome.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5650302560110706050" /&gt;&lt;/a&gt;İtalya'da grev nedeniyle ertelenen ilk hafta sonrası ligler başlıyor 2. hafta maçları ile birlikte. Fiorentina ise geçen sezona göre daha "takım" ve daha hazır olarak sahaya adımını atacak. İlk maçımız bir derbi olacaktı Siena ile, güç olarak arada büyük farklar olsa da derbi derbidir. Ancak şansımıza "yeni" ilk maçımız da bir derbi: Bologna. Her şeyden önce tribün için önemli bir maç olacak bu. Derbi sıfatıyla oynanan maçta alınacak bir galibiyetle lige başlamak herhangi bir rakibe karşı kazanıp başlamaktan çok daha önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina için öncelikle geçen sezon çok eleştirilen Mihajlovic'ten başlamak lazım. Çok eleştirdim, çok hata kolladım kendisine vurabilmek için ancak bu sezona daha derli toplu ve aklı başında giriyor kendisi. En azından bu defa tamamen kendi insiyatifi ile kurulan bir takıma sahip ve ilginç ısrarlarını sürdürmüyor. Tek ve büyük hatası Boruc'a güvenip Frey'i yollamak oldu bence. Ki bu noktada genç yıldız adayı Neto'nun kaleyi Boruc'tan çalması en büyük dileğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımdan giden isimler olsa da kadroya katılanlar geçmiş yıllarda "derinlik" ve "rotasyon" adı altında gelen facialara oranla çok daha önemli isimler. Mesela Andrea Lazzari milli takıma kadar yükselip ismini her geçen gün yukarılara taşıdığı dönemi takiben Fiorentinalı oldu. Orta sahada Donadel ve D'Agostino gibi istikrar sorunu yaşayan oyunculardan sonra Lazzari ilaç gibi gelecek. Özellikle de Montolivo'nun önümüzdeki sezon veya ara transferde ayrılacağı kesinleştikten sonra o boşluğu doldurabilme -ya da en azından yaptığı işi yapabilme- adına önemli bir geçiş sezonu yaşayacak. Yine aynı şekilde orta sahada gidenlerin yerini umut bağlanabilecek bir isim aldı: Houssine Kharja. Inter'de geçirdiği kiralık dönemi ona büyük bir şey katsa Milano'da kalırdı zaten, o yüzden büyük bir yıldız değil de iyi bir takım oyuncusu kazanmış oluyoruz Kharja ile. Orta sahada dayanıklı oyununu sürdürdüğü takdirde Mihajlovic'in istediği düzenin değişmezi olur. Hatta o düzenin ayakta kalmasını sağlayacak bir parça olup olmaması tamamen Kharja'nın kendi ellerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu isimlerin dışında şimdilik rotasyonda yer alması beklenen Romulo var kadroda. Brezilya'da yaptığı çıkışı en üst seviyeye taşıyamadı kendisi ancak Fiorentina doğru adım olabilir. Almeria'daki çıkışını Fiorentina'da daha da üst boyuta taşıyıp yüksek ücretli Juventus transferine imza atan Felipe Melo'nun yeni muadili olabilir takım için. Net bir oyun oynamadan konuşmak zor kendisi hakkında, sonuçta "Avrupa'ya ilk kez gelen Brezilyalı" bilmecesi ile karşı karşıyayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım adına bir önemli hamle de Alessio Cerci'nin takımda kalması oldu. Manchester City tam iki ay boyunca istedi, yönetim her yeni teklife hayır dedi. Gerçi Mancini olmasa City ister miydi? Tabii ki hayır. Hazırlık döneminde Avrupa'nın sayılı yıldızlarından biriymiş gibi goller attı. Soluyla kestiği plaseleri sezon içerisinde de sürdürürse Robert Pires'ten sonraki en etkili şut tehdidine sahip kanat oyuncusu olur benim gözümde. Harika başladı, harika devam etsin ve mümkünse de üç kuruşu görünce satmayalım. Geçen sezon yeterli katkıyı verdi, bu sezon aynı oranda kalsa yetecektir, yeter ki yönetim ve teknik kadro parayı değil takımın geleceğini düşünüp kendisini Mancini'ye kaptırmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cassani gibi savunma rotasyonuna katkı verecek bir isme sahip olduğumuzu da es geçemeyiz, zira savunmada epeyce sıkıntı yaşandı geçtiğimiz sezon. Kaptan Dainelli sonrası orası tam dolmadı. Gamberini her ne kadar ligin en üst düzey yerli savunmacıları arasında olsa da iyi bir partner her zaman gerekiyor ve bu partner asla Kroldrup olamaz. Aslında bir stoper değil Cassani ancak ilk 11'in alternatifi olan bekler sağlam olmadığı için ortadaki ikilinin gardı kolay düşebiliyordu ara sıra. Cassani istenen katkıyı verirse stoperlere binen o ekstra yükü hafifletecek kalitede bir yedek olur. İlk 11 oyuncusu olursa da oh ne ala tabii ki. Savunmaya bir diğer katkı da Sırp oyuncu Matija Nastasic oldu. Bu tamamen Mihajlovic kaynaklı bir transfer, kendi topraklarından bir genci buldu getirdi ve neler yapacağını sezon içerisinde göreceğiz, kendisi hakkındaki bilgim stoper olması. Football Manager profiline baktığımda gördüğüm ışık ise Kroldrup'tan formayı yarım sezon içerisinde alabilir gereken şansı bulursa. Oraya güvenilir mi böyle bir analiz için? Pek değil, peki Kroldrup'tan kurtulmak söz konusuysa oyuna güvenelim mi? Mecburen güveneceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadronun yeni olan son ismi ise Velez'in hücumcusu Santiago Silva oldu. "Tank" lakaplı bu oyuncu Velez'den ayrılırken ortalık hafiften karışmış, bu adam satılır mı diyerek coşmuş taraftarlar. Fiorentina'da da boşta kalan 10 numaralı formanın sahibi oldu. Profesyonel olarak 14. sezonuna giriyor kariyerinde ve Fiorentina kendisinin 14. kulübü. Aynı kulüpte uzun süre kalabilen bir isim değil. Sergio Almiron misali "gittiği her takımda gelip geçici olan kel oyuncu" kontenjanını mı dolduracak yoksa kariyerinin son üç yılını yaşadığı Velez'deki itibarı ve sevgiyi burada da kazanacak mı tam bir muamma. Ben pek ışık görmedim, biraz tribünlere oynayan ve fizik gücünün etkisiyle bir şeyler yapan bir adam gibi geldi resmi siteden/kanaldan yapılan tanıtımlarda. Kendisinin Avrupa'daki ikinci şansı olacak bu. 2003/04 sezonunda Energie Cottbus, bir sonraki sezon ise Beira-Mar forması giymiş. Başka yerde bulamadım ama Wikipedia istatistiklerine göre iki takımda toplam 62 maça 17 gol sığdırmış. Kendisi tam bir golcü değil, Velez'e kadar ikinci forvet veya forvet arkası gibi oynuyor çoğunlukla(Bunu da İtalyan bir sitede okumuştum). Ancak forvet arkasından kasıt günümüzün 10 numaraları gibi oyun kurucu olarak değil de Sasa Ilic misali gizli forvet gibi bir oyun Santiago Silva için. Velez'de ise golcü kimliğini kazanmış, Maç başına 0.5 civarı gol ortalaması modern futbolda kabul edilebilir bir oran eğer bir Messi veye Ronaldo değilseniz. Velez kariyerinin ortasında kiralık gittiği Banfield'da da -yine Wiki'ye göre- 35 maç 22 gol yapmış ki fazlasıyla iyi duruyor. Kariyerinin son üç-dört yılındaki katkıları Fiorentina'ya verirse "Neden olmasın?" diyor insan. Ki bir de Mutu'dan sonra gelmiş olması gibi bir olay var. Daha ne olsun? Mutu'dan sonra kim oynasa göze hoş gelecek zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Santiago Silva'nın takıma gelişi ise sancılı oldu biraz. Nastasic'in gelişi ile sezonluk bir tane AB dışı oyuncu alma hakkı doldu Fiorentina'da. Bunun için başka bir AB dışı oyuncuyu yollayıp bir kişilik daha yer açmak gerekiyordu. Üçüncü kaleci Avramov Cagliari'ye yollandı ve bu sorun çözülünce kendisi Fiorentina'ya transfer oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutu demişken de; bu sezonun en rahatlatıcı sebeplerinden biri de Mutu gibi takım oyununu bozan, bireysel şovu uğruna takımı heba eden bir adamdan kurtulmuş olmak. Mutu'suz Fiorentina hücum hattının daha fazla zevk vereceğinden şüpheniz olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım adına sezonun son büyük olayı da Jovetic'in eski gücüne kavuşarak geri geliyor olması. Geçen sezonun ilk birkaç haftası sonrası ağır bir sakatlık yaşayıp sezon sonu geri döndü ama kayıp bir sezon olduğu için oynatılmadı riske alınmasın diye. Bu sezon çok iyi geldiğini hissettirdi zayıf hazırlık maçlarına rağmen. Jovetic gibi bir isim herhangi bir takımı bir ligde tek başına birkaç sıra yukarı çekebilecek bir oyuncu. Belki de o olsa geçen sezon en kötü ihtimalle Avrupa Ligi şansı bulacaktık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina için isimlerden yola çıkarak böyle bir analiz/inceleme yapıp İtalya Kupası ile merhaba dediğimiz yeni sezonun Serie A bölümüne de merhaba demiş oluyoruz. Bol bol galibiyet ve güzel oyun içerikli Fiorentina yazıları yazmak olsun yeni sezonla ilgili dileğimiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1377192257773710440?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1377192257773710440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1377192257773710440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1377192257773710440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1377192257773710440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/09/serie-baslyor-fiorentina-201112.html' title='Serie A Başlıyor: Fiorentina 2011/12'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ffJgtCEFyEg/TmnoPejg_YI/AAAAAAAAFtk/KHMxUsY5zTg/s72-c/tanquehome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4701085233565648784</id><published>2011-08-25T18:55:00.005+03:00</published><updated>2011-08-25T19:45:47.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Şampiyonlar Ligi 2012: Gruplar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-8u-H9x6QwmU/TlZ7kY8ElbI/AAAAAAAAFtU/AxI-9h3Fmz4/s1600/610x.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-8u-H9x6QwmU/TlZ7kY8ElbI/AAAAAAAAFtU/AxI-9h3Fmz4/s320/610x.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644835048055412146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A Grubu:&lt;/span&gt; Bayern Münih, Villarreal, Manchester City, Napoli&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B Grubu:&lt;/span&gt; Inter, CSKA Moskova, Lille, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Trabzonspor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;C Grubu:&lt;/span&gt; Manchester United, Benfica, Basel, Otelul Galati&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;D Grubu:&lt;/span&gt; Real Madrid, Olympique Lyon, Ajax, Dinamo Zagreb&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;E Grubu:&lt;/span&gt; Chelsea, Valencia, Leverkusen, Genk&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;F Grubu:&lt;/span&gt; Arsenal, Marseille, Olimpiakos, Borussia Dortmund&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;G Grubu:&lt;/span&gt; Porto, Şahtar Donetsk, Zenit, Apoel&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;H Grubu:&lt;/span&gt; Barcelona, Milan, Bate Borisov, Viktoria Plzen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraftaki resmi topu bu sezonun... Soldaki değil tabii ki, sağdaki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Real Madrid-Lyon maçlarından hala sıkılmayan kaldıysa onları da sıkalım dediler ve yine buluşturdular ikisini. Galatasaray-Fenerbahçe maçlarından daha sık oynanmaya başlayacak bu maç, ondan korkuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4701085233565648784?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4701085233565648784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4701085233565648784&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4701085233565648784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4701085233565648784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/sampiyonlar-ligi-2012-gruplar.html' title='Şampiyonlar Ligi 2012: Gruplar'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-8u-H9x6QwmU/TlZ7kY8ElbI/AAAAAAAAFtU/AxI-9h3Fmz4/s72-c/610x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2504730105521398817</id><published>2011-08-24T16:36:00.003+03:00</published><updated>2011-08-24T16:45:48.576+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Hırs!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=tyMjByMjp40xSlEQfppdmcBpGluC-AH0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=400&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;height=223&amp;amp;hide=channels%2Cinfo&amp;amp;deepLinkEmbedCode=tyMjByMjp40xSlEQfppdmcBpGluC-AH0"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;Pazar günü oynanan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Fiorentina-Cittadella&lt;/span&gt; İtalya Kupası maçından bir parça. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Stevan Jovetic&lt;/span&gt; geçen sezonu boş geçtikten sonra hazırlık kampında eskisi gibi parlayarak kendini hazırlamaya devam etti. Sezonun ilk resmi maçında da golü bulmak istedi haliyle, istediklerini gerçekleştiremeyince de o hırsın kurbanı forma oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulübün başkanı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mario Cognigni&lt;/span&gt; ise bu olay hakkında şöyle konuştu: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Jovetic'in gol kaçırdıktan sonra çıldırıp formasını yırtması yeni ve çok önemli bir sezon öncesi takım ruhunun geri gelişinin bir sembolüdür."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2504730105521398817?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2504730105521398817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2504730105521398817&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2504730105521398817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2504730105521398817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/hrs.html' title='Hırs!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-975374324907345774</id><published>2011-08-24T13:11:00.000+03:00</published><updated>2011-08-24T13:27:52.653+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Movies/TV'/><title type='text'>United</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/--WAa9D3qMwU/TlOnPTmZyUI/AAAAAAAAAD8/Em29p2LD3SY/s1600/229727_216005505117055_126351794082427_623700_189146_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 282px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/--WAa9D3qMwU/TlOnPTmZyUI/AAAAAAAAAD8/Em29p2LD3SY/s400/229727_216005505117055_126351794082427_623700_189146_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644038639426586946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;50'li yılların ikinci yarısına damgasını vuran, yaşlarının da oldukça genç olması sebebiyle Busby Babes olarak da anılan, Manchester United takımının başından geçen &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Münih Hava Felaketi&lt;/span&gt;'ne kadar geçen süreci ve sonrasını anlatan bir film BBC'nin yapımcılığıyla önümüze sunulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın kısa bir tarihine bakarsak, ligde ve Avrupa'da fırtına gibi esen Manchester United fikstürü gereği çarşamba oynadığı Kızılyıldız maçının ardından bir an önce İngiltere'ye dönmesi gerekir. Bu nedenle özel bir jetle yapılacak hava yolculuğu tercih edilir. Belgrad zaferi dönüşü uçağın Münih'te yakıt ikmali yapması gerekir. Yakıt alındıktan sonra teknik arıza gereği iki kez kalkma girişimi sonuçsuz kalır. Üçüncü kalkışta ise uçak tam olarak havalanamadan malum trajedi gerçekleşir. 44 kişinin bulunduğu uçakta, sekizi Man. Utd. futbolcusu, toplam 21 kişi hayatını kaybeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filme dönersek; &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;United&lt;/span&gt;, izlerken bir futbol filminden çok daha fazlasını veriyor izleyicisine. Sadece futbolu yaşamak üzerine kurulmuş hayatlar, kazanılan zaferlerin getirdiği gurur, takımdaşlık ruhu filmin izleyiciye aktardığı en önemli donelerden. Zaten filmin 10-15 dakikası geçtikten sonra zaten atmosferin içinde hissediyor kendini insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film trajediye Bobby Charlton(Jack O'Connell) penceresinden bakıyor. Ayrıca menajer Matt Busby(Dougray Scott) ve antrenör Jimmy Murphy'nin(David Tennant) olaylar karşısındaki duruşunu bizlere aktarıyor. Bunun yanında detaylar muazzam şekilde verilmiş. Oyunculuklar gerçekten etkileyici. Ana karakterler dışında ise Duncan Edwards'ın(Sam Claflin) olduğu sahneler izleyici açısından oldukça vurucu olduğu kanaatindeyim.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-vquOpEXfU7g/TlOvJus_pLI/AAAAAAAAAEE/FPr5rr9KE-0/s1600/446united.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-vquOpEXfU7g/TlOvJus_pLI/AAAAAAAAAEE/FPr5rr9KE-0/s400/446united.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644047339715798194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sinema adına ahkam kesebilecek bir insan değilim ancak &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;United&lt;/span&gt; kategorisi dahilinde bence bir başyapıt. Man. Utd. taraftarı ol ya da olma, hayatında futbola yer veren, futbolu gerçekten seven herkesin izlerken kendinden bir şeyler bulabileceği, bazen tebessüm ettirip, bazen de hüzünlendireceği bir film olmuş. Herkese gönül rahatlıyla tavsiye ederim. Hayatınızda güzelce geçirilmiş bir &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;90 dakika&lt;/span&gt; olacağına eminim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-975374324907345774?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/975374324907345774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=975374324907345774&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/975374324907345774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/975374324907345774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/united.html' title='United'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/--WAa9D3qMwU/TlOnPTmZyUI/AAAAAAAAAD8/Em29p2LD3SY/s72-c/229727_216005505117055_126351794082427_623700_189146_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7152960013901972551</id><published>2011-08-22T13:36:00.003+03:00</published><updated>2011-08-22T13:41:41.904+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Coppa Italia 2012: Fiorentina 2-1 Cittadella</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=9sdXhxMjoQiIdHmmQEwoX5D8BLmR58tD&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;width=400&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;height=223&amp;amp;hide=channels%2Cinfo&amp;amp;deepLinkEmbedCode=9sdXhxMjoQiIdHmmQEwoX5D8BLmR58tD"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina yeni sezonun ilk maçında İtalya Kupası 3. Tur maçında Cittadella ile karşılaşıp sezonun ilk maçında ilk galibiyetini almış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gilardino'nun golüne Cittadella'dan Carmine cevap verdi ancak ikinci yarının başında Alessio Cerci skoru 2-1'e, turu ise Fiorentina'ya getiren golü attı. Zayıf rakiplerle hazırlanılan sezonda ahım şahım futbol beklenmiyordu ilk maç itibariyle, öyle de oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7152960013901972551?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7152960013901972551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7152960013901972551&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7152960013901972551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7152960013901972551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/coppa-italia-2012-fiorentina-2-1.html' title='Coppa Italia 2012: Fiorentina 2-1 Cittadella'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-996266284410378964</id><published>2011-08-21T03:05:00.004+03:00</published><updated>2011-08-21T03:21:13.960+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Merhaba 2011/12 Sezonu!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=w3a3NxMjoNw4W5u0JXeSIlr9lCMH4flM&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;width=608&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo&amp;amp;deepLinkEmbedCode=w3a3NxMjoNw4W5u0JXeSIlr9lCMH4flM"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina yeni sezonu bu akşam(21 Temmuz Pazar) TSİ 19.00'da Artemio Franchi'de Cittadella ile oynayacağı İtalya Kupası 3. Tur maçı ile açacak. Zayıf rakibine karşı Floransa'ya bağlı Reggello kasabasının Resco Reggello takımı ile bir ön hazırlık yaptı takım. 15000 nüfuslu bölgenin amatör ekibi Promozione liginde oynuyor. Promozione ise İtalya'daki lig sistemi sıralandığında yedinci seviyeye denk geliyor ki toplamda onuncu seviyeye kadar liglerin bulunduğunu hatırlatalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ufak bilgiden sonra videodaki maçın beklenen, saçma, ilginç skorunu verelim: 17-0. Fiorentina neredeyse tüm oyuncuları denedi bu maçta:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarıdaki takım: Boruc; De Silvestri, Gamberini, Natali, Pasqual; Behrami, Montolivo, Lazzari; Cerci, Gilardino, Jovetic.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarıda oynayanların sayısı on bir kişiden de fazla: Neto, Romulo, Kroldrup, Nastasic, Piccini, Salifu, Marchionni, Munari, Romizi, Ljajic, Pazzagli, Jackson Beckham Da Silva, Matos.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-996266284410378964?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/996266284410378964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=996266284410378964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/996266284410378964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/996266284410378964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/merhaba-201112-sezonu.html' title='Merhaba 2011/12 Sezonu!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8174493586278726221</id><published>2011-08-20T13:42:00.004+03:00</published><updated>2011-08-20T13:59:40.176+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>10 Numarasız Takım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/--ATeSVmqNY4/Tk-PvHgzGdI/AAAAAAAAFtM/y12AZuahyRs/s1600/kharja.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/--ATeSVmqNY4/Tk-PvHgzGdI/AAAAAAAAFtM/y12AZuahyRs/s320/kharja.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642886897751759314" /&gt;&lt;/a&gt;Fiorentina yeni sezon öncesi forma numaralarını açıkladı. Mutu'dan kurtulduktan sonra yeni 10 numarayı henüz bulamadı takım, şimdilik boşta duruyor, yeni bir transferi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Artur Boruc / 2. Per Kroldrup / 5. Alessandro Gamberini / 6. Juan Manuel Vargas / 7. Alessio Cerci / 8. Stevan Jovetic / 9. Khouma Babacar / 11. Alberto Gilardino / &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;13.&lt;/span&gt; Houssine Kharja / 14. Cesare Natali / &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;15.&lt;/span&gt; Matija Nastasic /  17. Amidu Salifu / 18. Riccardo Montolivo / 19. Felipe Da Silva Dalbelo / &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;20.&lt;/span&gt; Gianni Munari / &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;21.&lt;/span&gt; Andrea Lazzari / 22. Adem Ljajic / 23. Manuel Pasqual / 25. Daniel Kofi Agyei / 26. Pinto Ryder Matos / 28. Marco Romizi / 29. Lorenzo De Silvestri / 31. Michele Camporese / 32. Marco Marchionni / 36. Nikola Gulan / 37. Boadu Maxwell Acosty / 40. Cristiano Piccini / 41. Luca Lezzerini / 60. Edoardo Pazzagli / 85. Valon Behrami / 89. Neto Murara Norberto / &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;92.&lt;/span&gt; Romulo Souza Caldeira&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşaretli olanlar yeni transferler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8174493586278726221?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8174493586278726221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8174493586278726221&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8174493586278726221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8174493586278726221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/10-numarasz-takm.html' title='10 Numarasız Takım'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/--ATeSVmqNY4/Tk-PvHgzGdI/AAAAAAAAFtM/y12AZuahyRs/s72-c/kharja.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4835232420091195628</id><published>2011-08-18T18:57:00.000+03:00</published><updated>2011-08-18T18:57:46.437+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Batistuta Fiorentina'da! - 18 Ağustos 1991</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-exGy59g49dc/Tk0rySWJoCI/AAAAAAAAFtE/Kp3UarXYmZY/s1600/bati1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 274px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-exGy59g49dc/Tk0rySWJoCI/AAAAAAAAFtE/Kp3UarXYmZY/s320/bati1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642214051083296802" /&gt;&lt;/a&gt;Tam 20 yıl önce bugün bir efsaneye merhaba dedi Floransa. Copa America 1991'de şampiyon olan Arjantin'in gol krallığına ulaşan yıldızı Gabriel Omar Batistuta transferi nihayet sonuçlanmıştı ve efsane golcü Floransa'ya ayak basıp imzayı atmıştı. Gördüğünüz fotoğraf ise bu unutulmaz tarihin bir gün sonrası, 19 Ağustos 1991; Batistuta Fiorentinalı olarak ilk kez Artemio Franchi'nin çimlerine ayak basıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1993'te takım küme düştüğünde onlarca alıcısına rağmen takımda kalıp bir sonraki sezon, 1004 yazında Fiorentina'nın geri dönüşüne yardımcı oldu. Geri dönüşten sonraki ilk sezonda, 1994/95'te, 26 golle gol kralı oldu. Sezonun ilk 11 haftasında da gol atarak Pascutti'nin 30 yıllık rekorunu tarihe gömdü. Bir yıl sonrasında ise Floransa'da beşinci yılında onu ölümsüzleştiren heykeli dikildi. Aynı yıl içerisinde Fiorentina ile 1995/96 sezonu İtalya Kupası şampiyonluğu yaşadı, yetmedi Süper Kupa'ya da kavuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batigol artık lig şampiyonluğu istiyordu ve bunun için daha güçlü bir takıma gidip gitmemeyi düşündü, ancak yöneticiler Trapattoni'yi göreve getirip Batigol'ün hedefe ulaşması için her şeyi yapacaklarına söz verdiler. Takım sezonu üçüncü bitirdi, Batistuta'nın bir aylık sakatlığı hem kendisini hem takımı etkiledi. 1999/00 sezonunda Batistuta Fiorentina'da kaldı çünkü ligi kazanma şansı devam ederken bir yanda da Şampiyonlar Ligi'nde başarı ihtimali vardı. Şampiyonlar Ligi'nde iz bıraksa da ligde yine sonuca ulaşamayınca Roma'nın yolunu tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstteki fotoğrafın sağ tarafı 14 Mayıs 2000 gününe ait, Fiorentina'nın kaptanı ve her şeyi, en büyük golcüsü Batistuta son kez Fiorentinalı olarak bu çimlere ayak basıyordu. Son maçı, yani vedası kariyerine yakışır cinstendi, efsanevi oldu; 3-0 biten maçta tüm golleri kaptan Batistuta attı. Hat-trick sonrası golü attığı kalenin içine koşup kendini ağlara bırakıp ardından yere kapanıp ağlaması ne zaman izlesem tüylerimi diken diken eder, çok başka üzer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina hikayesi bitse de, Roma-Inter gibi takımları gezse de hep Fiorentinalı olarak kaldı, hala da öyle. Bunun sebeplerinden biri videoda izleyeceğiniz 26 Kasım 2000 tarihli Roma-Fiorentina maçıdır. Roma'yı galibiyete götüren golü atıyor, bütün takım üzerine atlıyor ama o gözyaşlarını silmekle meşgul o sırada... Sevinememesi bir yana, hem ağlıyor hem de kendi sahasına geçerken eski takım arkadaşlarına ve eski formasına bakamıyor bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiorentinalı olduysam önce Baggio, sonra Batistuta'dır sebep. Ve iyi ki çocukken de olsa izleyebildim Batistuta gibi bir adamı Fiorentina formasıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Batistuta'nın Fiorentina'daki bazı gollerini, hat-trick yapıp veda ettiği son maçını ve Roma'daki ilk Fiorentina maçında Fiorentina'ya attığı gol sonrası yaşadıklarını aşağıdaki videoda bulabilirsiniz:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/svfuxq41fQY" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4835232420091195628?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4835232420091195628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4835232420091195628&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4835232420091195628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4835232420091195628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/batistuta-fiorentinada-18-agustos-1991.html' title='Batistuta Fiorentina&apos;da! - 18 Ağustos 1991'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-exGy59g49dc/Tk0rySWJoCI/AAAAAAAAFtE/Kp3UarXYmZY/s72-c/bati1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2679538351959463383</id><published>2011-08-18T17:35:00.003+03:00</published><updated>2011-08-18T17:40:21.378+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Houssine Kharja Fiorentina'da</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-RPo9YG3JjSQ/Tk0jRxkEFLI/AAAAAAAAFs8/wBxTOztGnq8/s1600/kharja.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 119px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-RPo9YG3JjSQ/Tk0jRxkEFLI/AAAAAAAAFs8/wBxTOztGnq8/s320/kharja.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5642204696434447538" /&gt;&lt;/a&gt;Serie A'da gezmediği kulüp kalmamak üzere olan adamlardan biri Kharja. Geçen sezonun yarısını Inter'de kirada geçirdikten sonra şimdiki adres Fiorentina. Bu kez kiralık değil, transfer ettik. Artemio Franchi'de 2+1 yıllık sözleşmeye imza atacak 19 Ağustos'ta TSİ 12.30'da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu transfer &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Montolivo&lt;/span&gt;'nun gidişinin ilk habercisi olabilir. Adam kaptan oldu, takım üzerine kurulacaktı, yeni sözleşme teklif edildi, tek lider sen ol dendi, her yol denendi ama kalmıyor... Haliyle de seneye bedavaya kaptıracağımıza biraz para kazanalım diyerekten kalan iki haftada bir yerlere yolcu edeceğiz gibi kendisini. Milan'a giderse ses etmem de, Inter veya Juve'ye giderse isyan çıkar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2679538351959463383?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2679538351959463383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2679538351959463383&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2679538351959463383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2679538351959463383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/houssine-kharja-fiorentinada.html' title='Houssine Kharja Fiorentina&apos;da'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-RPo9YG3JjSQ/Tk0jRxkEFLI/AAAAAAAAFs8/wBxTOztGnq8/s72-c/kharja.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3920232232334402882</id><published>2011-08-18T15:52:00.003+03:00</published><updated>2011-08-18T16:32:58.169+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Engin Baytar &amp; TS-FB Finali</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/3N7SQrFOhvk" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Blogun yazarlarından Mustafa(&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;mustycbu&lt;/span&gt;) Engin Baytar transferi sonrası tepkilerimizi yumuşatıp köreltme adına bu videoyu yolladı. "Bu gol bizi üç kişi havada kucaklaştırıp zıplatan gol" dedi, gerçekten de üç Galatasaraylı oturup bu finali benim evde çeşitli yemekler yapıp yiyip içerekten izliyorduk. Benim bunu buraya taşıma sebebim bu değil tabii ki de; videoda adı geçen isimlerin bir anda Galatasaray'da yeniden buluşmuş olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Selçuk&lt;/span&gt; çevirdi..."&lt;/span&gt; diye başlayan atak Colman'ın &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Engin&lt;/span&gt;'e attığı güzel pasla devam ediyor, Engin de bireysel performansla golü atıyor. Engin golü attıktan sonra gol sevinci için kadraja giren ilk isim yine bizden: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ceyhun Gülselam&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videonun bir başka yanı ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ömer Üründül&lt;/span&gt;... Colman'ın tam olarak "gollük" olmayan pasına &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Al da at pası verdi yani Colman"&lt;/span&gt; diye yorum yapıyor, o top da başka kimseye değmeden gol oluyor. O gün dikkat etmemiştim ama şimdi ilginç geldi Üründül'ün golü kendi kendine hissedip erkenden yorumlaması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3920232232334402882?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3920232232334402882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3920232232334402882&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3920232232334402882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3920232232334402882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/engin-baytar-ts-fb-finali.html' title='Engin Baytar &amp; TS-FB Finali'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/3N7SQrFOhvk/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4708889704393171958</id><published>2011-08-17T01:52:00.000+03:00</published><updated>2011-08-17T02:01:34.594+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Şampiyonlar Ligi 2012 - Ön Eleme: Arsenal 1-0 Udinese</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-Sq-qmA-q2NU/Tkr2hrDq3rI/AAAAAAAAFsE/y6DpDKBu07M/s1600/frimpong.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 245px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Sq-qmA-q2NU/Tkr2hrDq3rI/AAAAAAAAFsE/y6DpDKBu07M/s320/frimpong.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641592541589200562" /&gt;&lt;/a&gt;Evvela şu oyundan başlamak lazım sanırım. İlk yarı Türkiye adına futbolsuz geçen günlere inat güzel şeyler izledik sahada. İki takım da hızlı oynadı, Sanchez-Gökhan ikilisinin kaybına rağmen Afrikalılar sayesinde orta sahadaki ve hücumdaki etkinliği kaybetmeyen Udinese maçta keyif unsurunu yaratan kısımdı. Arsenal'in çabukluğuna da Afrikalı isimler ile karşı koydu Udinese'de -daha doğrusu aynı çabuklukla karşılık verdiler rakibi durdurmak yerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarı oynanan çift taraflı harika oyun ikinci yarı yerini ilk yarım saatte Udinese baskısına bıraktı. Arsenal deplasmanda tek golü atan ve rövanş için buna sığınmaktan başka çaresi olmayan güçsüz orta Avrupa takımları gibiydi. Neyse ki son 15 dakikada toparladılar durumu, yoksa pek iyiye işaret olmayacaktı maçın son bölümleri. Birkaç atak gayreti, buna bağlı olarak gelen birkaç pozisyon ile Udinese'yi 45-75 arasındaki gibi çok açık ve agresif oynamaktan alıkoydular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arsenal ileride golcü sıfatıyla Chamakh ve Gervinho'yu çıkardı. Zaten başka da ihtimal yok sakatları falan düşününce. Yedekte Bendtner var vardı da, varlığı ile yokluğu arasında ince bir çizgi bile yok, ikisi aynı şey. Hal böyle olunca Arsenal adına sahada en etkili performansı beklemek aptallık olurdu ancak ikinci yarıda 45-75 arasındaki takımın Premier Lig'i geçtim, Championship'te bile iddiası olmayabilir. Rosicky eskisi gibi değil, Dortmund'dan gelen o süper orta saha değil, o teknik kapasitesi aşmış olan mücevher değil...ancak gole ihtiyaç duyulan bir anda o çıkarken yerine Frimpong giriyorsa orada dur demek lazım işte. Andrey Arşavin gibi bir isim kenardayken ve gol sayısını arttırmaya ihtiyaç duyulurken Rosicky çıktığında yerine giren isim Frimpong değil, satılma ihtimali olsa ile Arşavin olmalı. İhtiyacın var belki başka bir isme ama alternatif yok işte, o "başka isim" yok yedekte. Hal böyle olunca Rosicky ile bile tutunamayan ve yeteri kadar etkin olamayan orta saha Frimpong ile çöktü tamamen. Ramsey etkili de olsa yetmiyor tek başına, yapacak bir şey yok. Wilshere-Ramsey çok genç ve gelecek 10-15 yılı toparlayacak ikili olabilir ancak bunu kullanma şansın da yok bu maçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu değişikliğe neden takıldığım konusuna gelince... Forvet hattı kötü veya yetersiz veya formsuz, ne olursa olsun adamlardan bir şeyler bekleyebilmek için topu ulaştırmak zorundasınız ve bunu her zaman sadece kanat yoluyla yapamazsınız. Ortadan da gitmeye çalışmalı bir takım, beklerin açıklara destek ola ola savunmada heba olmalarına sebep olmamalı oyun planı. Arsenal bunu yaptı ve Isla kahraman oluyordu neredeyse. Demek istediğim şu ki orta saha ile o forvet arasında, iki mevkiyi bağlayacak, savunmayla çok ilgilenmeyen, forvetin de dibine yanaşmayan isim lazım bu gibi taktik uygulayan takımlarda. Rosicky kör topal idare etti bunu, bu yüzden Arsenal rakibe ilk yarı ciddi üstünlük kurabildi dönem dönem. Ancak ikinci yarıda bunu yapabilen adamın yerine, aynı işi yapan diğer adam devreye girmeliydi. Arşavin maçı büyük farka taşımasa da Udinese'nin deplasman için ikinci yarıdaki oyunla cesaret toplamasına engel olabilirdi. Arşavin kafasında Arsenal'i bitirmiş midir, Wenger onu bitirmiş midir, yoksa olan biten bir şey yoktur da taktik tercih midir orasını bilemem, benim bildiğim ve takıldığım şey böyle alternatifsiz durumda Arşavin'in kullanılmaması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rövanşa kadar transferde bir şeyler olmazsa -yani Arşavin gitmezse- bu hatadan dönülüp dönülmeyeceğini göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçta Walcott'a değinmeden de son noktayı koymamalıyız. Harika bir golle başladı, Arsenal adına gol dışındaki en etkili pozisyonun da sahibiydi. Sarı kart onu zaten ara sıra kaçındığı ikili mücadelelerden iyice alıkoysa da iyi maç çıkardı. Birçok yıldızın gittiği ve bazılarının gitmeye hazırlandığı takımda iyi bir formla Aydın Yılmaz misali birkaç maçta patlama yaparak değil, bu performansı sezona yayarak devam etmesi lazım. Walcott bu sezon en etkili yılını yaşamaya hazırlanmalı, yetenekleri buna elveriyor ancak Walcott'un mental olarak da buna hazır olması gerek, yoksa yıldız anlamında iyice daralan rotasyonda Walcott adına yeni bir başarısız sezonu Wenger kaldıramaz. Aslında kaldıramaz da değil, kaldırmaz desek daha doğru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zoraki bir şekilde "yeni Arsenal" haline gelen bu yeni takım ya gençlerle ilginç bir şekilde zirve mücadelesinde kalacak ya da UEFA Avrupa Ligi biletini almakta bile zorlanacak bu sezon. Arsenal için bu maçta ikisinin arası bir ortalama sezon ihtimali göremedim ben, çok iki uçlu bir kader bekliyorlar. Galatasaray misali transferi hep sona bırakan Wenger bu kez son kozlarını çok ciddi ve doğru oynamalı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4708889704393171958?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4708889704393171958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4708889704393171958&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4708889704393171958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4708889704393171958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/sampiyonlar-ligi-2012-on-eleme-arsenal.html' title='Şampiyonlar Ligi 2012 - Ön Eleme: Arsenal 1-0 Udinese'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Sq-qmA-q2NU/Tkr2hrDq3rI/AAAAAAAAFsE/y6DpDKBu07M/s72-c/frimpong.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4224144872955563027</id><published>2011-08-12T10:00:00.000+03:00</published><updated>2011-08-12T10:00:05.211+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Poll'/><title type='text'>Montolivo Belirsizliğine Taraftarın Bakışı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-amhHfRjT6rU/TkR1nOB8QDI/AAAAAAAAFr8/IyriI0QnwfM/s1600/anket.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 152px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-amhHfRjT6rU/TkR1nOB8QDI/AAAAAAAAFr8/IyriI0QnwfM/s320/anket.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639761950016290866" /&gt;&lt;/a&gt;Bilindiği gibi Montolivo ne yeni kontrata yanaşıyor ne de kulüp istediği gibi yüklü bir meblağ karşılığı satabiliyor. Tamamen bir belirsizlik hakim Montolivo konusunda. Her an yeni bir anlaşma ile birkaç sezon daha Fiorentina'da da kalabilir, Inter veya Milan forması da giyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber sitelerinden biri de buna bağlı olarak anket sunmuş oylamaya. İlk dokuz saat sonrasında oylama görüntüdeki gibi şekillenmiş. Soruda bu belirsizlik sürerse ne yapılsın deniyor, cevaplar ise gördüğünüz sıraya göre şu şekilde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;- Sözleşme yenilemese bile ne pahasına olursa olsun takımda tutulsun, oynatılsın&lt;br /&gt;- Keşke-ama falan demeden hemen satılsın&lt;br /&gt;- Yedek dursun veya tribünde otursun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları derken de Montolivo'nun sözleşmesinin sezon sonu biteceğini söylemeden geçmeyeyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4224144872955563027?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4224144872955563027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4224144872955563027&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4224144872955563027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4224144872955563027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/montolivo-belirsizligine-taraftarn-baks.html' title='Montolivo Belirsizliğine Taraftarın Bakışı'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-amhHfRjT6rU/TkR1nOB8QDI/AAAAAAAAFr8/IyriI0QnwfM/s72-c/anket.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-28854349080388288</id><published>2011-08-12T03:26:00.000+03:00</published><updated>2011-08-12T03:30:30.600+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Olacağı Buydu...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-YSniTBKjhWE/TkRfpwryKLI/AAAAAAAAFr0/I1-GldMhL3w/s1600/mutu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-YSniTBKjhWE/TkRfpwryKLI/AAAAAAAAFr0/I1-GldMhL3w/s320/mutu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639737804422523058" /&gt;&lt;/a&gt;Fiorentina bu adamdan kurtulmalı diye yıllardır bağırırken bu yaz muradıma ermiştim. Sağ olsun kendisi de beni haklı çıkarmaya devam ediyor. Kimilerine göre büyük futbolcu gerçi bu adam... Neyse, buna gülüp geçelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutu, Romanya Milli Takımı'ndan uzaklaştırıldı. Yanında bir de ekürisi var, tanıdık üstelik: Gabriel Tamas. Tamas iyi adamdı -en azından bizden sonraki kariyerinde-, saha dışında ne yaptı etti bilmiyorum, vukuatı var mı yok mu hiç rastlamadım ama konu Mutu olunca çok yoruma gerek yok gibi. Uyuşturucu kullanımından alınan ceza, üzerine bir de yetmezmiş gibi Fiorentina'da oynarken kanında yasaklı madde bulunması... Tam bir felaket Mutu'nun saha dışarısındaki kariyeri. Fiorentina'dayken saha içerisinde takıma verdiği zararın sayıca çok daha fazlasını kendisine verdi saha dışında. San Marino'daki hazırlık maçından iki gün evvel Romanya kampındayken Tamas ile birlikte güzelce eğlenip kafayı çekiyorlar. Alkolün dozunu kaçırınca da cezalar bu sefer ağır oluyor: Romanya Milli Takımı'ndan ömür boyu men.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutu'ya takılırsan bu olur Tamas, kendi kendine ettin durduk yere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-28854349080388288?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/28854349080388288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=28854349080388288&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/28854349080388288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/28854349080388288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/olacag-buydu.html' title='Olacağı Buydu...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-YSniTBKjhWE/TkRfpwryKLI/AAAAAAAAFr0/I1-GldMhL3w/s72-c/mutu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3298760887148210702</id><published>2011-08-11T16:29:00.004+03:00</published><updated>2011-08-11T16:43:46.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Fiorentina 4-0 Fortis</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=R3OTVxMjrbOMwA1VkMXPKSy_L7A0uGuO&amp;autoplay=0&amp;deepLinkEmbedCode=R3OTVxMjrbOMwA1VkMXPKSy_L7A0uGuO&amp;width=608&amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;height=340&amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yine basit hazırlık maçlarından biriyle karşımıza çıktı Fiorentina. Yeni sezon öncesi ısınma turları devam etmekte, zayıf rakiplere karşı. Maçın önemi de yok haliyle ancak maçın ikinci golü kesinlikle izlenmeye değer. Basit ve amaçsız bir maç da olsa böyle mükemmel bir golü pek göremiyoruz sahalarda. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Gilardino aldığı topu yere indirmeden sektirip nefis bir vuruş yapıyor kaleyi görmeden.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goller ise şu sıralamayla atıldı: Lazzari-Gilardino(2)-Cerci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3298760887148210702?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3298760887148210702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3298760887148210702&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3298760887148210702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3298760887148210702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/fiorentina-4-0-fortis.html' title='Fiorentina 4-0 Fortis'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3568127093680563645</id><published>2011-08-10T03:43:00.007+03:00</published><updated>2011-08-10T04:06:25.694+03:00</updated><title type='text'>Koca Kafa...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-8UdWxLqlBME/TkHU46EU3LI/AAAAAAAAAD0/RLXqLdQp2qQ/s1600/ardaturan66-web.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 365px; height: 306px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-8UdWxLqlBME/TkHU46EU3LI/AAAAAAAAAD0/RLXqLdQp2qQ/s400/ardaturan66-web.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5639022282569735346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın yetiştirdiği büyük bir değer olarak İspanya'ya, Atletico Madrid'e transfer oldu Arda... Yolu açık olsun, yetiştiği takımı, ülkesini gururlandırsın artık ne diyelim, gerisi onun elinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bunu da söylemeden geçemeyeceğim; ben bu 66 numaralı delikanlıyı çok daha başka seviyor, benimsiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3568127093680563645?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3568127093680563645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3568127093680563645&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3568127093680563645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3568127093680563645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/koca-kafa.html' title='Koca Kafa...'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-8UdWxLqlBME/TkHU46EU3LI/AAAAAAAAAD0/RLXqLdQp2qQ/s72-c/ardaturan66-web.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6274017328982828504</id><published>2011-08-07T14:08:00.004+03:00</published><updated>2011-08-07T14:27:45.557+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Newcastle United 0-0 Fiorentina</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-2ntEFLVjLLY/Tj51lKWhq1I/AAAAAAAAFrk/VTc9pnOhUCs/s1600/natalisplashhome.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 174px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-2ntEFLVjLLY/Tj51lKWhq1I/AAAAAAAAFrk/VTc9pnOhUCs/s320/natalisplashhome.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5638073064808885074" /&gt;&lt;/a&gt;Dün oynanan ve yarıda kalan Newcastle-Fiorentina maçından bir kare. Yoğun yağmur nedeniyle zemin ağırlaşınca maç yarıda kalmış. İzleyememiştim, bu koşullarda bir maçı izlemesek de olurmuş zaten. İptal edilene kadarki bölümün özeti de var videoda.&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=JsZ3NwMjppxguM-bTqVIoJtvKC8KWtSL&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;deepLinkEmbedCode=JsZ3NwMjppxguM-bTqVIoJtvKC8KWtSL&amp;amp;width=608&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6274017328982828504?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6274017328982828504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6274017328982828504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6274017328982828504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6274017328982828504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/newcastle-united-0-0-fiorentina.html' title='Newcastle United 0-0 Fiorentina'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-2ntEFLVjLLY/Tj51lKWhq1I/AAAAAAAAFrk/VTc9pnOhUCs/s72-c/natalisplashhome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4441646131318466849</id><published>2011-08-07T13:50:00.003+03:00</published><updated>2011-08-07T14:00:34.917+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>İyi Şanslar Kaplan!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=hnOWNwMjqUTpath9rXXdhMPYPWo9a4NK&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=608&amp;amp;deepLinkEmbedCode=hnOWNwMjqUTpath9rXXdhMPYPWo9a4NK&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Takımdan ayrılıp Genoa'ya transfer olan Frey'e son bir veda videosu gelmiş resmi siteden...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4441646131318466849?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4441646131318466849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4441646131318466849&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4441646131318466849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4441646131318466849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/iyi-sanslar-kaplan.html' title='İyi Şanslar Kaplan!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-268644231321636847</id><published>2011-08-01T11:18:00.004+03:00</published><updated>2011-08-01T15:08:33.042+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #9(Son)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-FCdZBc8Dxjs/TjaPxrkWgxI/AAAAAAAAFrc/W9Pwy48vQmI/s1600/sun%2Byang%252C%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 206px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-FCdZBc8Dxjs/TjaPxrkWgxI/AAAAAAAAFrc/W9Pwy48vQmI/s320/sun%2Byang%252C%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635850067372311314" /&gt;&lt;/a&gt;Şangay'da düzenlenen Dünya Su Oyunları Şampiyonası'nda son günü yine tarihi, yine uzun zaman hatırlanacak olaylarla noktaladık. Son günde yine bir dünya rekoru ve harika performanslar var elimizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günün ilk yarışı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 50 metre kurbağalama&lt;/span&gt; finaliydi. Bu sprintte üç isim ön plana çıkıyordu: Turnuva boyu pembe bonesi ile kendini akılda bırakan Yuliya Efimova, madalyaları bir bir toplayıp bu yarışa dördüncü altın madalyası için çıkan Rebecca Soni ve sırtüstü sprintinin önemli ABD'li ismi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Jessica Hardy&lt;/span&gt;. Başlamasıyla bitmesi bir olan bu yarışta beklendiği gibi bu üç isim madalyaları aldılar. Haryd-Efimova-Soni sıralaması ile madalyalar sahiplerini buldu. Sprint yarışlarında son metrelerde rahat kalınmaz pek ancak Jessica Hardy son birkaç kulaçta hiç zorluk çekmeden kazandı ve bu dalda kariyerinde ikinci kez altın madalya aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnuvanın yıldızı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ryan Lochte&lt;/span&gt; son günde de final yüzmek için havuza geldi günün ilk &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler&lt;/span&gt; finalinde, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;400 metre bireysel karışık&lt;/span&gt;. Phelps'in 2008'de Olimpiyat altın madalyasını aldıktan sonra bıraktığı bu zorlayıcı dalda Lochte açık ara favoriydi. Kelebek ile başlayan yarışta Lochte ilk dönüş sonrası su altını harika kullanarak farkını yaptı. İlk 100 metre sonunda kelebek tamamlandığında Lochte 0.59 saniye farkla öndeydi. Kelebekte bu farkı atmışken, sırtta daha da arttırması tabii ki sürpriz değil. Hemen sırtüstüne geçti ve burada birisinin Lochte ile olan farkı kapatabilmesi imkansıza yakın zaten. Tyler Clary'nin 1.38 önünde yaptı sırttaki ilk dönüş olan 150 metreyi. Kurbağalamaya geçilen 200 metre dönüşünde ise farkı 0.30 saniyeden fazla arttırdı. Çok iyi olmadığı ve diğer üç teknikten farklı bir teknik gerektiren kurbağalamada bile farkını arttırdı Lochte. Belki 200-300 arasında kurbağalama yüzülürken farkı kapatan olur dedik ama olmadı. Lochte hiçbir şey yapamasa su altını müthiş kullanarak farkı koruyor veya açıyor. Çok büyük, çok farklı, çok ayrı yüzdü yine diğerlerine oranla. Son bölüm olan serbeste geldiğimizde ise ufak bir rekor umudu yaşadık sadece çünkü Lochte'nin madalyasını tehdit eden olmadı. Rekora yakın yüzmesine rağmen kırmasının zor olduğu açıktı, bu kadar yorulan bir adam, epeyce bir farkla da öndeyken kendini iyice kasıp rekor için risk almazdı. Almadı da zaten Lochte... Son 100 metreye yani serbeste girdiğinde 3.30 olan farkı korumayı tercih etti. Korumak dediysek, hakaret olmasın adama, o yine farkı arttıracak... Lochte son dönüş olan 350 metre dönüşünü yapıp sudan çıktığında diğerleri daha dönüşlerini yeni yeni yapıyorlardı. Son 25 metreye geldiğimizde ise Lochte'den başka kadraja girebilen bir isim yoktu. Çok büyük yüzdü ve ödülünü 4 saniyenin üzerinde bir farkla Şangay'da beşinci kez dünya şampiyonu olarak aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lochte'nin müthiş performansından sonra sırada &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 50 metre serbest&lt;/span&gt; finali vardı. Bu bir unvan mücadelesiydi bir kez daha. Dünya Şampiyonaları tarihinde kadınlarda en yaşlı şampiyon olmak isteyen &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Therese Alshammar&lt;/span&gt; için bir fırsat daha vardı. Ayrıca daha bir final önce 50 kurbağalamada altın madalya alan Jessica Hardy de havuzdaydı. Yüzmenin bu en kısa süreli yarışını alan İsveçli yüzücü Therese Alshammar bahsettiğimiz unvanı büyük bir alkışı hak ederek kazandı. Artık o kadınlarda tarihin en yaşlı dünya şampiyonu olarak anılacak yeni birisi rekorunu kırana kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sprintin ve en uzun mesafenin bir arada olduğu bu günde bir sprinte daha sıra geldi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 50 metre sırtüstü&lt;/span&gt; finali belki de bu 50'lik sprintler içerisinde turnuvanın en zevkli iki üç tanesinden biriydi. Harika bir tempoyla yüzülen yarışta Liam Tancock duvara ilk dokunan isim olup madalyayı aldı. Tekrarını bulup izlediğim finallerden biri oldu bu, çok kısa olmasına rağmen harika bir yarış oldu. Adeta buradaki heyecan bir sonraki yarış için ön hazırlık oldu bize.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-9bqen0ZWRYM/TjaPxnrrmlI/AAAAAAAAFrU/P2-dZB6ev5E/s1600/sun%2Byang%252C%2Bd%25C3%25BCnya%2Brekoru%252C%2B1500%2Bserbest.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 198px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-9bqen0ZWRYM/TjaPxnrrmlI/AAAAAAAAFrU/P2-dZB6ev5E/s320/sun%2Byang%252C%2Bd%25C3%25BCnya%2Brekoru%252C%2B1500%2Bserbest.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635850066329311826" /&gt;&lt;/a&gt;Bir sonraki yarış ise erkekler &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1500 metre serbest&lt;/span&gt; finaliydi. En kısa mesafede yaşanan heyecan nasıl en uzun finale ön hazırlık olur derseniz de şunu derim: Dünya rekoru! Çinli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sun Yang&lt;/span&gt; çok büyük favoriydi, hatta bir dönüşlük fark bile atabilirdi herkese, çok rahat ve çok açık farkla kazanacağı bir yarıştı. Bu kadar kesin konuşabildiğimiz birkaç daldan biriydi bu, diğerlerinde ağırlığın Lochte'de olduğunu söylemeye gerek bile yoktu aslında ama yazmış bulundum... Baştan itibaren her dönüşte biraz daha fark yaparak gitti Sun Yang. 1400 dönüşüne geldiğinde 30 metre kadar fark atmıştı rakiplerine. Dünya rekoru dönüşünden ise 2 saniye gerideydi. Normal ve rahat bir şekilde yarışı kazanacak, e rekordan da uzak zaten diye düşündük. Ancak öyle bir son 100 metre yüzdü ki Sun Yang, normal bir 100 metre sprint finali gibiydi adeta. Özellikle son 100'ün de son 50 metresini öyle bir tempoda yüzdü ki ekrana yansıtılan dünya rekoru çizgisi dile gelip önünde eğilecekti Çinli yüzücünün. Turnuvanın en özel performanslarından birini, hatta belki de Lochte'nin rekoru dahil en özelini izledik. Yerimden kalktım, gözlerime inanamadım, kalbim bambaşka çarpıyordu Sun Yang duvara dokunup adının yanında WR ibaresi ile ekrana yansıyınca. Teknolojik mayolarla gelen rekor yağmurlarında bile kırılamayan, teknolojinin bile kırmaya yetersiz kaldığı bir rekordu bu. Grant Hackett 29 Temmuz 2001'de kırmıştı bu rekoru. O rekor on tam yılı geride bıraktıktan iki gün sonra tarihe karıştı. İnanılmaz bir performans, inanılmaz. Müthiş, mükemmel, muhteşem... İstediğiniz tüm güzel sıfatları tek tek sıralayın, hepsi Sun Yang'ın hak ettiği şeyler bu performanstan sonra. 14.34.56 olan rekoru 14.34.14'e çekti, kendisi bu rekoru kırabilir de yanına uzun süre yaklaşan başka biri olur mu o bilinmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu büyük performansın, tarihin en önemli rekorlarından birinin etkisini yavaş yavaş atıp &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 400 metre bireysel karışık&lt;/span&gt; finaline geldik. Her yeni final turnuvanın sonuna yeni bir adım demek oluyor, bu yüzden de biraz burukluk olduğu kesin. Havuzdaki önemli isimlerin yanında 200 bireysel karışıkta altın madalyayı alan 15 yaşındaki Çinli Ye Shiwen de havuzdaydı. İlk dönüşte şampiyonanın hayal kırıklıklarından Stephanie Rice öndeydi, kelebek 100 metre sonunda tamamlandığında da 1 saniye farkla öndeydi. Yanlış görmediysem Ye Shiwen son sırada gidiyordu, bu tempoyu kaldıramayacak gibi duruyordu. Stephanie Rice sırtta da yerini korudu ki devamını getirebilmesi önemliydi. Gerisi önemliydi dedim çünkü kurbağalamaya geçtiğimiz gibi Rice geri düşmeye başladı. Yarış boyu önden kopmayan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Elizabeth Beisel&lt;/span&gt;, kurbağalamada ilk 50 metrede 1.5 saniye civarı fark attı sanırım Rice'a. 300 metre dönüşünde sıralama Beisel-Rice-Miley şeklinde oldu. Son 100 metreye, serbeste geçtiğimizde Beisel'in dünya şampiyonluğunun önündeki tek engel kendisiydi. Arka tarafta ise Rice'ın balonu bir kez daha sönmeye başladı, Miley iyi yüzerek ikinci sıraya çıktı. Stephanie Rice bronz madalyada kaldı, bir hayal kırıklığı daha yarattı, Hannah Miley ise gümüşü kaptı Rice'ın elinden ve Büyük Britanya adına sönük geçen şampiyonada teselli oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihin en zevkli şampiyonalarından birinde son final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 4x100 takım karışık&lt;/span&gt;ta. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ABD&lt;/span&gt; artık insaf dedi ve Ryan Lochte'yi kadroya almadı. Takım karışıkta bilindiği gibi sırtüstü ile başlıyoruz ve bu dalda ABD biraz geri kalabilirdi çünkü burada farkı yapacak isim Lochte olacaktı yüzseydi. Sırtüstü yüzülen ilk 100 metre sonunda Japonya-Almanya-ABD sıralaması sürpriz olmadı pek fazla. Kurbağalama yüzülen 100-200 arasında Japonya adına Kitajima havuza girdi, Japonya için önemli bir avantajdı bu. ABD ise yine zayıf olduğu bu bölüm tamamlandığında, yarışın da tam ortası olan 200 bittiğinde ilk üç dışında kaldı. 100 kelebekte havuzda giren Huegill ve Phelps, Avustralya ve ABD adına fark kapatmak zorundaydı. Bu iki isim bekleneni yapamazsa epeyce zorlu olacak serbest yüzülen son bölüm. Kelebekteki dönüş yapılana kadar ABD, yani Phelps pek de bekleneni yapamamıştı ancak ABD'li yüzücülerin çoğu gibi o da su altından harika fırladı. Phelps elinden geleni yapsa da 300 dönüşünde kelebek tamamlanıp serbeste geçildiğinde Japonya öndeydi. Serbest kısmı ise anlatılarak değil izlenerek yaşanması gereken bir şeydi. Kalan 100 metre serbestte ABD adına Nathan Adrian, Avustralya adına ise bu şampiyonada 100 metre dünya şampiyonu olan James Magnussen havuzdaydı. Adrian, Magnussen'e karşı harika bir 50 metre yüzdü, bununla da kalmayıp bu 50 metrelik performansla takımını zirveye taşıdı. Son 50 metre ise şampiyonaya yakışan harika bir finişe sahne oldu. Magnussen gördüğüm görebileceğim en muhteşem sprintlerden birini attı. Çok değil, iki veya üç metre daha olsa Magnussen Avustralya'yı geriden efsane bir atakla getirip şampiyon yapacaktı. Şampiyonanın en mükemmel sprintini attı demek istiyorum, böyle bir kıstas koyacaksak bunu kesinlikle ilk sıraya yerleştiririm. James Magnussen'in o sprint sırasındaki kalp çarpıntınlarını hissettik resmen yarışı izlerken. Dünya rekoru kırılan yarışlardaki gibi bir heyecan duyduk. Şu sprint altın madalya getirseydi Magnussen tarihe büyük bir imza atacaktı. Gerçi kariyerinin henüz başında kendisi, zor değil benzer ve daha büyük başarılar kazanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Magnussen-Adrian düellosundaki heyecanımı yarış anında ve sonrasında Twitter'a yazdıklarımla da göstermek istiyorum yazının sonunda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;- 250 dönüşünde su altından nefis fırladı Phelps. Huegill ve Phelps... Neler oluyor öyle...&lt;br /&gt;- Japonya hala önde, son 100 metrede serbestte belirlenecek her şey.&lt;br /&gt;- Adrian inanılmaz bir 50 yüzdü, muhteşem... Muhteşemmmmm...&lt;br /&gt;- Magnussen altını mı kazandıracak, inanılmaz....&lt;br /&gt;- Of Of... Nefesleri keserek bitirdik şampiyonayı... Dört beş metre daha olsa Magnussen altın madalyayı getiriyordu.&lt;br /&gt;- İnanılmaz bir final oldu bu inanılmaz... Magnussen o son 50 metreyi nasıl yüzdü öyle... İnanılır gibi değil...&lt;br /&gt;- Nathan Adrian yıkılmayı, sarsılmayı geçtim, neredeyse tamamen çöküyordu. Magnussen ve Avustralya gümüşte kaldı ama... O performans...&lt;br /&gt;- Dediğim gibi şu yarışta 5 metre daha olsaydı ABD altını kaybediyordu. Muhtemelen biz de hayatımızı kaybederdik o heyecandan sonra. Vay be...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki bunları yazarken ellerimdeki titremeyi, duyduğum heyecanı ve ekran başında çıkardığım tuhaf sesleri tanımlamam ve buraya aktarabilmem zor olacak. Bu güzel şampiyonaya böyle bir son yakışırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yüzmeyi sevip de "Şu gün keyif almadım." denebilecek bir tek yarışa sahne olmadı bu şampiyona. Çok özel birkaç performans, çok heyecanlı finaller izledik. En önemlisi de kırk tanenin üzerinde dünya rekorunun kırıldığı eski şampiyonalara göre sadece iki rekorda kalmamıza rağmen bu iki rekorun kırk-elli-altmış taneye bedel olmasıydı. Tekstil mayo ile iki rekor mu yoksa teknoloji desteği ile kırk rekor mu derseniz tercihim ilk seçenek olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dahaki şampiyonaya kadar yüzmeye ara vermek yok, en sevdiğim ve böylesine heyecan duyduğum sporla ilgili bundan sonra elimden geldiğince yazacağımın sözünü vereyim...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-268644231321636847?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/268644231321636847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=268644231321636847&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/268644231321636847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/268644231321636847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/08/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #9(Son)'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-FCdZBc8Dxjs/TjaPxrkWgxI/AAAAAAAAFrc/W9Pwy48vQmI/s72-c/sun%2Byang%252C%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2496120930948458606</id><published>2011-07-30T19:34:00.005+03:00</published><updated>2011-08-01T15:08:22.951+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #8</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-Qi48a_lA7FE/TjRORXYpweI/AAAAAAAAFrM/9tmHe-tRPZg/s1600/%25C5%259Fangay%2B2011%252C%2B50%2Bmetre%2Bserbest%2Bfoto%2Bfini%25C5%259F%252C%2B30%2Btemmuz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 181px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Qi48a_lA7FE/TjRORXYpweI/AAAAAAAAFrM/9tmHe-tRPZg/s320/%25C5%259Fangay%2B2011%252C%2B50%2Bmetre%2Bserbest%2Bfoto%2Bfini%25C5%259F%252C%2B30%2Btemmuz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635215093989491170" /&gt;&lt;/a&gt;Şampiyona artık bitmek üzere, sondan bir önceki gün oldu 30 Temmuz. Sabah elemelerde Burcu Dolunay yüzdü. Kadınlar 50 metre serbestte serisini kazanmasına rağmen sonraki serilerde büyük favoriler olduğu için son on altı sporcu arasına kalamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün ilk finali de yine en kısa mesafedeydi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 50 metre kelebek&lt;/span&gt;le bu sprint dolu günü açmış olduk. Therese Alshammar için önemli bir finaldi bu. Eğer şampiyon olabilseydi Dünya Şampiyonası tarihinin en yaşlı altın madalyalı kadın yüzücüsü olacaktı. Ancak Hollandalı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Inge Dekker&lt;/span&gt;'e geçildi. Ayrıca Therese Alshammar hem tekstil mayoda, hem teknolojik mayoda tarihin en iyi derecelerine sahip. Ki Dekker ile Alshammar aynı dereceyi yapacak gibiydi. Aralarındaki 0.05 saniyelik farkı oluşturan şey duvara dokunma anlarıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci final ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cesar Cielo Filho&lt;/span&gt;'nun şovuna sahne olacaktı. Beklenen oldu... Brezilyalı sprinter &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 50 metre serbest&lt;/span&gt;i uçarak kazandı. Cesar Cielo Filho, 50 metrelik bu yarışta en yakın rakibine tam 0.38 saniye fark yaptı. 100 metrede bile mükemmel denebilecek şu performansı 50 metrede yapabilmek tarihte çoğu sprintere nasip olabilecek bir başarı değil. Çok büyük ve çok özel yüzdü bugün Brezilyalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 200 metre sırtüstü&lt;/span&gt; finalinde gözler tabii ki ilk olarak Zimbabveli yüzücü Kirsty Coventry'yi aradı ancak kendisi finale kalamadı. Böylece meydan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Missy Franklin&lt;/span&gt;'e kalmış oldu. Dünya rekoruna çok çok yakın yüzen Franklin, önümüzdeki sene yapılacak Londra Olimpiyat Oyunları'nda rekor kırabilir bu dalda. Ki belki kendisini zorlardı ancak gün içerisinde ABD takımı ile 4x100 takım karışık finali yüzecekti, risk almak istememesi doğal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün son &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler&lt;/span&gt; finali &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;100 metre kelebekt&lt;/span&gt;e yine özel bir an yaşadık. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Michael Phelps&lt;/span&gt; açık ara favori olduğu bu dalda altın madalyasına kavuştu. Bu altın madalya kendisinin &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dünya Şampiyonası tarihindeki yirmi beşinci altın madalya&lt;/span&gt;sıydı. Klasik tekniğiyle yüzdü Phelps bu yarışta, ilk 50 metrede ön sıralarda kaldı, dönüşle birlikte gücü alıp su altından yunus gibi fırlayıp bastı geçti. Son 25 metredeki karşı koyulamaz sprinti ile madalyasına rahatça uzandı. Konrad Czerniak gümüş madalyayı alırken, ABD'li Tyler McGill bronzu aldı. Yarışta ilk üç diğerlerinden biraz koptu bu mesafeye göre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde finalleri bugün için noktaladığımızda geriye kalan iki finalden ilki &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 800 metre serbest&lt;/span&gt;ti. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Rebecca Adlington&lt;/span&gt; ve 1500'ün altın madalyalı ismi Lotte Friis arasında geçecek bir yarıştı bu. Friis son 750 metreye gelene kadar Adlington'un önünde yüzdü, iki yüzücü diğerlerine fark atıp baş başa kaldılar. Yarış boyu, bir uzun mesafe yarışına göre normalden de az farklarla yüzdüler. 450 dönüşünde 0.05, 500 dönüşünde ise 0.29 saniye ile ayrıldı iki yüzücü. 750 dönüşünden önce biraz açılır gibi olan farkı bu son dönüşte 0.21'e indirdi Adlington ve son 50 metrede hep arkasında kalıp önüne hiç geçmediği Friis'i güzel bir sprintle geride bırakmayı bildi. Bir uzun mesafe yarışın bu kadar başa baş geçmesi izleyenler adına büyük şans. Friis 800-1500 dublesini yapamadı ve Olimpik dal olan 800 metrede altın madalyayı alamamış oldu. Britanya ise şampiyonadaki ilk altını aldı Adlington'un bu başarısı sayesinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son final ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 4x100 metre takım karışık&lt;/span&gt;taydı. Çin, ABD, Rusya, Avustralya dörtlüsü diğer dört takımdan ayrılıyordu. Almanya da havuzdaydı ancak takım karışıkta Britta Steffen'in olmaması demek madalyaya uzaktan bakmak için yeterli bir sebepti. Rusya en zorlayıcı ekip olacaktı ABD için ancak son iki sporcuları zayıf olduğu için madalyaya ulaşmaları zordu. Sırtta Coughlin ABD adına harika yüzdü; bu nefis tempoya Zueva eşlik etti ve 0.01 saniye ile ikinci bıraktı bayrağı Rusya'da. Turnuvanın yıldızlarından Rebecca Soni havuza girdiğinde ABD farkı yapmaya başladı. Efimova ise Rusya adına kapatamadı farkı, 1.20 saniye daha kötü yüzdü ve Rusya zaten zayıf kalacağı son iki ismi öncesi altın madalyadan uzaklaştı. ABD'nin üçüncü sırada kelebekteki ismi Dana Vollmer suya girdiğinde ABD büyük farkı yaptığı gibi dünya rekoru sinyalleri vermeye başlamıştı. Çin, serbest ve kelebekte zayıf olan Rusya'yı kovalayacaktı son iki isim sırayla havuza girdiğinde. Dünya rekoruna doğru giden ABD'de havuzdaki son isim Missy Franklin'di. 16 yaşındaki yeni yıldız ilk 50 metresinde tampoyu azaltsa da son dönüş yapıldığından 0.6 saniye uzaktaydı rekordan. Kalan 50 metrede Franklin gaza bastı ancak 3.52.19 olan dünya rekorunu kıramadılar, 3.52.36'da kaldı ABD'nin derecesi. Missy Franklin'in ilk 50 metresi biraz hızlı olsa rekor gelecekti yani, o rahatlık rekora mal oldu. Yarışta öne çıkar dediğim dört ülkede ise dışarıda kalan Rusya oldu. Çin son iki sporcusu diğer rakiplerine oranla biraz zayıf olan Rusya'yı geçmeyi başardı ve gümüşü aldı. Hatta Rusya öyle kötü bir hal aldı ki Avustralya hiç potada yokken üçüncü bitirip bronzu kaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarıştan birkaç dakika sonra hakem masasında hareketlilik vardı, madalya sıralaması değişebilir mi diye bir heyecan oluştu ama ilk üç dışından geldi diskalifiyeler: Almanya ve Kanada bayrak değişimlerindeki hatalar yüzünden diskalifiye edildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2496120930948458606?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2496120930948458606/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2496120930948458606&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2496120930948458606'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2496120930948458606'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_30.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #8'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Qi48a_lA7FE/TjRORXYpweI/AAAAAAAAFrM/9tmHe-tRPZg/s72-c/%25C5%259Fangay%2B2011%252C%2B50%2Bmetre%2Bserbest%2Bfoto%2Bfini%25C5%259F%252C%2B30%2Btemmuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-3015507450587349003</id><published>2011-07-30T13:59:00.003+03:00</published><updated>2011-07-30T14:01:45.101+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Frey'den Son Kare</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-dUX8XJfvOd8/TjPkMJaw9QI/AAAAAAAAFrE/G0pq3jzIvg0/s1600/frey%2B29%2Btemmuz%2B2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 239px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-dUX8XJfvOd8/TjPkMJaw9QI/AAAAAAAAFrE/G0pq3jzIvg0/s320/frey%2B29%2Btemmuz%2B2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5635098456108365058" /&gt;&lt;/a&gt;Dün(29 Temmuz) oynanan ve golsüz biten Torino-Fiorentina hazırlık maçı öncesi son kez arkadaşlarıyla buluşup Fiorentinalı olarak görüldü Frey. Sonrasında ise beklendiği gibi beş yıllık imzasını attı Genoa'ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-3015507450587349003?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/3015507450587349003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=3015507450587349003&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3015507450587349003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/3015507450587349003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/freyden-son-kare.html' title='Frey&apos;den Son Kare'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dUX8XJfvOd8/TjPkMJaw9QI/AAAAAAAAFrE/G0pq3jzIvg0/s72-c/frey%2B29%2Btemmuz%2B2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2284827008737729852</id><published>2011-07-29T16:06:00.005+03:00</published><updated>2011-07-29T17:03:58.011+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #7</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-LO3Bvzq891Y/TjK9FN1f1rI/AAAAAAAAFq0/H4E2ZOLhh-4/s1600/ryan%2Blochte%2B200%2Bs%25C4%25B1rt%2Bald%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B29%2Btemmuz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-LO3Bvzq891Y/TjK9FN1f1rI/AAAAAAAAFq0/H4E2ZOLhh-4/s320/ryan%2Blochte%2B200%2Bs%25C4%25B1rt%2Bald%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B29%2Btemmuz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634773981104953010" /&gt;&lt;/a&gt;Şangay 2011'de yüzmede altıncı günü geride bırakırken yine müthiş hikayelere ve performanslara tanıklık ettik. Paylaşılan bir altın ve çok yaklaşılan bir dünya rekoru ile günü geride bıraktık. Lochte'nin çift altınını da unutmamak gerek! Artık önümüzde sadece 30 ve 31 Temmuz günleri kaldı. Cumartesi finaller ve yarı finaller &lt;span style="font-style:italic;"&gt;-tabii elemeler de-&lt;/span&gt; olacak, pazar ise sadece finaller ile birlikte şampiyonaya vedamızı edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünün ilk finalinde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 100 metre serbest&lt;/span&gt;te altın madalya paylaşıldı. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Jeanette Ottesen&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aliaksandra Herasimenia&lt;/span&gt; aynı dereceyi yaparak altın madalyayı kazandılar. Bronz ise Hollandalı Ranomi Kromowidjojo'ya gitti. Ayrıca dördüncü sıra da paylaşıldı Halsall ve Heemskerk tarafından. 50 metre dönüşünde Heemskerk en yakın rakibinden 0.05 saniye önde döndü, Herasimenia 0.05 farkla ikinci, Ottesen de ikinci sıraya aynı farkla üçüncü sırada döndü. Bronzu alacak olan Kromowidjojo ise dönüşte yedinci sıradaydı. Ayrıca Halsall da ilk üçün 0.01 saniye uzağındaydı sadece. Görüldüğü üzere rakabet inanılmaz boyuttaydı. Ancak ikinci bölümde altın madalyayı paylaşan isimler Hollandalı Heemskerk'i geride bırakmayı bildiler. Böylece kadınlarda da turnuvada ilk kez bir altın madalya paylaşılmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 200 metre sırtüstü&lt;/span&gt;ne geçildiğinde ise havuzda tek favori vardı: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ryan Lochte&lt;/span&gt;! Turnuvadaki üçüncü altın madalyasını rakiplerine karşı her kulaçta daha fazla fark atarak aldı. Yarışta start ile birlikte liderliği alıp öylece devam etti. İlk dönüşten finişe kadar duvara her dokunuşunda daha da arttı fark. İlk dönüşte &lt;span style="font-style:italic;"&gt;-gümüş madalyayı alan-&lt;/span&gt; Ryosuke Irie ile arasındaki fark 0.20 saniyeydi. İkinci dönüşte Irie geri düştü, Tyler Clary ikinci Irie üçüncü sırada kaldı. Lochte 100 metre dönüşünde, yani ikinci dönüşte bu ikiliye 0.35 ve 0.40 saniyelik farklar attı. Son 50'ye girilirken, üçüncü dönüş olan 150 metre dönüşünü de farkı açarak yaptı Lochte. Bu kez ikinci Clary ile 0.85, Irie ile 0.89 saniye fark yaptı. Her dönüşte farkı ikiye katladı yani Lochte. Bu nefis performans madalyaya adım adım giderken Irie ve Clary arasındaki ikincilik savaşını kazanan ise Irie oldu. Clary ise ABD'nin podyumdaki ikinci bayrağını korudu üçüncü sırada yer alarak. Aslında son 50 metrede ABD dublesine kulaç kulaç gidilmekteydi ancak Irie dönüşten sonra Clary'den tam 0.62 saniye daha iyi yüzerek gümüş madalyayı tırnaklarıyla kazıyarak kazandı adeta. Lochte ise altın madalyayı alırken 1.15 saniyelik fark yapıp her dönüşte arttırdığı farkı maksimuma ulaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 200 metre kurbağalama&lt;/span&gt; için dünün yazısında rekor gelebileceğini söylemiştik. Rebecca Soni çok rahat yüzdüğü yarı finalden sonra ya rekora gidecekti ya da daha önce yaptığı gibi yarı finalden yavaş yüzerek alacaktı altın madalyasını. Ne yazık ki bizler için daha heyecansız olan ikinci kısım gerçekleşti. Havuzda su altından çıktığı anda rakipsizdi, son 50 metreye girerken de temposu o kadar yavaşladı ki dünya rekoru dönüşünden 0.90 saniye gerideydi. Yuliya Efimova sonlara doğru Soni'yi zorlasa da ilk 150 metrede yaptığı fark Soni'ye yetti ve çok yavaşlayarak altın madalyayı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada yapılan günün son yarı finallerinde bir sürpriz yaşadık, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Laszlo Cseh&lt;/span&gt; çok formsuz geldiği Şangay'da erkekler 100 metre kelebekte finale kalamadı. Bir madalya umudunu daha suda bırakıverdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalan iki final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler&lt;/span&gt;deydi ve sondan bir önceki final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;200 metre kurbağalama&lt;/span&gt;daydı. Kitajima altın madalya için açık ara favori gibi gözüküyordu yarış öncesi. Öyle müthiş başladı ki yüzmeye, 100 ve 150 metre dönüşlerinde dünya rekorundan daha iyi yüzdü. Ancak şampiyona boyunca hep bir şeyden bahsetmiştik, orta mesafede ilk yarıda büyük sprintlerin karşılığı çoğu sporcu için boşa heves oluyor. Tıpkı bisiklet yarışlarında bir umut fırlayıp giden kaçış gruplarının hazin sonu gibi. Kitajima dünya rekoruna koşarken altın madalyadan da oldu. Orta ve uzun mesafede Phelps, Pellegrini, Lochte gibi güçlü ve rakipsiz değilseniz başta yaptığınız sprint ne kadar güçlü olursa olsun yakalanma şansınız yüksek. İşte bu yüzden çoğu madalya sahibi sporcu yarışın ikinci yarısında yaptıkları sprintlerle madalyalarına ulaşıyor. Kitajima da çok erken yaptığı güçlü sprintin cezasını son 30 metrede altın madalyayı kaybederek çekti. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Daniel Gyurta&lt;/span&gt; adeta uçarak geldi ve altın madalyayı çaldı Kitajima'dan. Nefesleri kesen bir sprint geldi Gyurta'dan, Kitajima karşılık vermek istemiştir elbet ama finişe yaklaştıkça iyice çaresiz gözükçü Gyurta'nın sprinti karşısında.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-wa4ZyHPoi7o/TjK9up7JW9I/AAAAAAAAFq8/vvl2r0WeHN8/s1600/ryan%2Blochte%2B%2526%2Babd%2B-%2B4x200%2Bserbest%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B29%2Btemmuz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-wa4ZyHPoi7o/TjK9up7JW9I/AAAAAAAAFq8/vvl2r0WeHN8/s320/ryan%2Blochte%2B%2526%2Babd%2B-%2B4x200%2Bserbest%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B29%2Btemmuz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634774693019474898" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yarışın tadı damağımızdayken bir nefis final daha kapıdaydı: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 4x200 metre serbest&lt;/span&gt;. Havuzda güçlü bir kadro vardı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ABD&lt;/span&gt;-Fransa ikilisinin altın madalya için çekişeceği, kalan madalya için ise Avustralya, Almanya, Japonya, Çin dörtlüsünün deliler gibi saldıracağı yarış öncesi en muhtemel senaryoydu. Yarış boyu senaryoya sadık kaldık, beklenen heyecan oldu ancak bir isim yine herkesten farklı, yine bambaşka, yine insanüstü yüzdü. Kimden bahsettiğimi anlamak zor olmasa gerek: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ryan Lochte&lt;/span&gt;! İlk sporcular havuza girdiğinde Fransa'da Agnel, ABD'de Phelps vardı. Ayrıca Almanya da Biedermann'ı ilk sıraya koyarak yapabilirse en başta farkı açabilmeyi istedi. Almanya kağıt üzerinde ilk sırada tamamladı ilk 200 metrelik periyodu ancak beklenen yarış kazandıracak farkı tabii ki elde edemediler. İlk sporcular havuzdan çıkarken Biedermann-Agnel-Phelps şeklinde Almanya-Fransa-İtalya sıralaması vardı. Almanya'nın Biedermann dışında orta mesafede kalburüstü bir yeteneği olmaması madalya şansını azaltıyordu yarış öncesi. İkinci sırada havuza giren ABD'li Peter Vanderkaay takımına liderliği getirdi. Fransızlar ikinci, Almanlar ise üçüncü oldular ikinci sporcular havuzdan çıkarken. Heyecanın biteceğini düşündüğümüz anlarda ne olduysa üçüncü sporcuların havuza girişiyle oldu. Fransa çift altın madalyalı yarışın kazananlarından Jeremy Stravius ile tempo yaptı, son sporculara doğru gidilirken, yani 600 metre dönüşüne doğru, Fransa önde kaldı, ABD kopmadı ama diğerleri artık tamamen umutlarını yitirdiler sürpriz bir gümüş madalya için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;600 metre dönüşünden sonra son yüzücüler havuza girdiler ve günün noktalarken heyecan ve zevk de maksimuma ulaşacaktı. Ryan Lochte ABD adına dördüncü isim olarak havuza atladığında takımı gerideydi. Çin ise bronz madalya için en güçlü ismi Sun Yang'ı son sırada havuza bıraktı. 650 metre dönüşünde, kendisi için ilk dönüşte, su altını bir balık gibi kullanan Lochte farkı kapattı. İkinci dönüşünü yaptığı 700 metre dönüşü ise izleyenleri ayağa kaldırdı adeta. Muhteşem bir dönüş ve su altı performansı ile yarım boy fark attı Fransız rakibine ve daha bir saat kadar önce altın madalya aldığı, final yüzdüğü şampiyonada akıl almaz bir performansa imza atmaya başladı. Hem kendisi, hem de yarış için son dönüş olan 750 metre dönüşüne gelindiğinde Lochte hızını hiç kesmedi. Geride devraldığı ABD takımını 200 metrede 2.14 saniye önde altın madalyaya ulaştırdı. Böyle bir performans, böyle bir form grafiği tarihte eşine az rastlanan türden bir olay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışı sunan Emre Yazıcıol'un da dediği gibi özellikle dönüşlerdeki su altı performansı ile yunuslar bile gelip ders alabilirdi Lochte'den. Lochte kendine hayran bırakan, akıl-mantık dışı, inanılmaz bir performans sergiledi altıncı günde. 200 sırtüstünde altın madalyayı alıp hemen ardından biraz dinlenip böyle büyük bir performansla takım yarışında altın madalyayı hem de geriden gelip almak... Bilemiyorum işte... Yazarken bile inanılası gelmiyor. Muhteşem. Muhteşem. Muhteşem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2284827008737729852?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2284827008737729852/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2284827008737729852&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2284827008737729852'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2284827008737729852'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_614.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #7'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-LO3Bvzq891Y/TjK9FN1f1rI/AAAAAAAAFq0/H4E2ZOLhh-4/s72-c/ryan%2Blochte%2B200%2Bs%25C4%25B1rt%2Bald%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B29%2Btemmuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7808193231986537526</id><published>2011-07-29T15:53:00.003+03:00</published><updated>2011-07-29T16:05:49.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Sebastien Frey Genoa'da</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-BajUTTFdzUY/TjKtack2g9I/AAAAAAAAFqk/J_5NXC12wUI/s1600/frey%2Bfiorentina%2527da.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 237px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-BajUTTFdzUY/TjKtack2g9I/AAAAAAAAFqk/J_5NXC12wUI/s320/frey%2Bfiorentina%2527da.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634756753652876242" /&gt;&lt;/a&gt;Fotoğraf karesi Temmuz 2005'e ait... Frey yeni takımı Fiorentina'ya merhaba diyor, daha sonra gözünde efsane olacağı taraftarıyla tanışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29 Temmuz 2011 günü ise artık Fiorentina'da değil... Kendisini bu kulüpten uzaklaştıran ve Boruc'u tüm hatalarına ve kötü performansına rağmen tercih eden Mihajlovic'e ne kadar başarılı olursa olsun bu konuda hep kırgın kalacak Fiorentinalılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık kontrolü sonrası beş yıllık sözleşme ile kariyerini İtalya'da noktalayacak adımı atacak gibi duruyor. Hayatı boyunca Artemio Franchi'de özel bir yeri olacak kişiler arasına girdi Frey, Genoa'da Fiorentina maçları hariç büyük başarılar diliyorum kendisine...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7808193231986537526?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7808193231986537526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7808193231986537526&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7808193231986537526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7808193231986537526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sebastien-frey-genoada.html' title='Sebastien Frey Genoa&apos;da'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BajUTTFdzUY/TjKtack2g9I/AAAAAAAAFqk/J_5NXC12wUI/s72-c/frey%2Bfiorentina%2527da.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4960962217726501767</id><published>2011-07-29T15:30:00.003+03:00</published><updated>2011-07-29T15:38:58.053+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Fiorentina 2011/12 Sezonu Kombineleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-UM0yA7HUatI/TjKoXpdJhnI/AAAAAAAAFqc/4STcXgGHGGw/s1600/price.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-UM0yA7HUatI/TjKoXpdJhnI/AAAAAAAAFqc/4STcXgGHGGw/s320/price.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634751208012482162" /&gt;&lt;/a&gt;2011/12 sezonu için son haftalara girerken Fiorentina'da kombine biletlerle ilgili bilgiler geldi. İki haftadır ön satıştaydı kombineler, öncelikle olanlar haklarını kullansınlar diye Türkiye'deki gibi bir ayrıcalık tanındı. Bu iki haftalık ön satış süresince &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;6289&lt;/span&gt; kombine satıldı ki bu sezonun ön satış süresi geçtiğimiz yıllara göre iki hafta daha kısa tutuldu. Bugünden itibaren de satışlar herkese açıldı, 10.000 civarı satış bekleniyor. Geçen sezon 10.810 tane satılmıştı toplamda. Postun görselinde herkese açık satışlardan sonraki fiyatlandırma var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4960962217726501767?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4960962217726501767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4960962217726501767&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4960962217726501767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4960962217726501767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/fiorentina-201112-sezonu-kombineleri.html' title='Fiorentina 2011/12 Sezonu Kombineleri'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-UM0yA7HUatI/TjKoXpdJhnI/AAAAAAAAFqc/4STcXgGHGGw/s72-c/price.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-399467302329137175</id><published>2011-07-29T05:25:00.001+03:00</published><updated>2011-07-29T13:32:04.366+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #6</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-5uzQQEnaDyc/TjIU6AIwiXI/AAAAAAAAFqU/PgCrlt92j60/s1600/lochte%2B28%2Btemmuz%2B2011%2B-%2B200%2Bbireysel%2Bkar%25C4%25B1%25C5%259F%25C4%25B1k%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2Bd%25C3%25BCnya%2Brekoru.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-5uzQQEnaDyc/TjIU6AIwiXI/AAAAAAAAFqU/PgCrlt92j60/s320/lochte%2B28%2Btemmuz%2B2011%2B-%2B200%2Bbireysel%2Bkar%25C4%25B1%25C5%259F%25C4%25B1k%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2Bd%25C3%25BCnya%2Brekoru.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634589070495615346" /&gt;&lt;/a&gt;Şampiyonanın -şimdilik- açık ara en iyi gününü okumaya hazır olun. Zira 28 Temmuz 2011 tarihi için yüzme adına önemli günlerden biri olarak tarihteki yerini aldı. Teknolojik mayolar uzun kulvarda yani aslında normal diye bildiğimiz 50 metrelik havuzda ilk kez yenildiler. Teknolojik mayo ile kırılan bir dünya rekoru tekstil mayo ile kırılıp tarihe gömüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman günün ilk yarışına, dünya rekorunun geldiği o yarışa göz atalım: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 200 metre bireysel karışık&lt;/span&gt;. Yine Phelps-Lochte düellosu ile karşı karşıyayız. Michael Phelps yarış öncesi avantajlı gözüküyordu zira &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ryan Lochte&lt;/span&gt; gündüz bir yarı final yüzmüştü. Bilindiği gibi ilk 50 metreyi kelebek yüzüyor sporcular, burada Phelps ilk sırada dönerken Lochte onu takip etti. Bu normal bir şey, Phelps'in kelebekte daha iyi olduğunu hepimiz biliyoruz. 0.06 saniye farkla dönüşü yapan Phelps sırtüstünde de 100 metre dönüşüne gelirken öndeydi, üstelik yine Lochte'den daha iyi yüzüp farkı 0.19 saniyeye çıkardı. Ancak Lochte 100-150 arası öyle bir kurbağalama yüzdü ki Phelps veya başka biri karşı koyamadı. Lochte kurbağalamada Phelps ile arasındaki 0.19 saniyeyi kapattığı gibi üzerine bir de 0.29 saniye fark attı. Toplamda 0.48 saniye fark, hem de 50 metrede, hem de bireysel karışık finalinde... Hepsini lego misali üst üste takınca inanılmaz duruyor. Kurbağalamadaki inanılmaz performansı ile son 50 metrede, yani serbestte Phelps'ten 0.32 saniye daha kötü yüzmesine rağmen &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1.54.00&lt;/span&gt;'lık net derecesi ile Phelps'in 0.16 saniye önünde altın madalyayı boynuna taktı ve Phelps'in turnuvadaki bir altın madalya umudunu daha, hem de Phelps'in sık sık yaptığı şekilde şekilde dünya rekoru kıraraktan havuzun diplerine doğru yolladı. Phelps nasıl dünya rekoruna alışık diyenleri ise 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları'na götürmek isterim, aldığı sekiz altının yedisi dünya rekoru ile gelmişti. Kalan tek madalya da Olimpiyat rekoru ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ocak 2010'da FINA teknolojik mayoların kullanımını yasaklayıp tamamen tekstil ürünü mayolara geçileceğini söyledi. Teknolojik mayoların yasaklanmasıyla birlikte de 1 Ocak 2010-28 Temmuz 2011 tarihleri arasında yüzmede uzun kulvarda dünya rekoru kırılamamıştı. Tabii bunu yazının başındaki gibi hatırlatalım, hep izlemeye alıştığımız o uzun kulvarda böyle durum. Yasaklardan sonra kısa kulvarda daha önce rekor kırıldı, yine Lochte kırmıştı 200 ve 400 bireysel karışıkta. 28 Temmuz 2011 tarihi, Lochte'nin bu sıra dışı performansı ile, insan gücünün teknolojiyi yendiği gün olarak yüzme tarihinin en önemli anlarından biri olarak kayıtlara geçecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada rekor demişken &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlarda 200 metre kurbağalama yarı finali&lt;/span&gt; yapıldı, Rebecca Soni'nin önderliğinde... Soni çok rahat kazanıp finale giderken dünya rekoruna yakın yüzdü yarışın büyük bölümünü. Kendisini pek zorlayacak kimse yok gibi ama zorlayabilen çıkarsa temposunu arttırıp bir dünya rekoru da o kırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün ikinci finali ise yüzme şampiyonalarının en dikkat çeken ve tarih boyu en çok beklenen finaliydi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 100 metre serbest&lt;/span&gt;te Cesar Cielo Filho ile &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;James Magnussen&lt;/span&gt;'in düellosuna tanıklık ettik. Brezilyalı Cielo Filho 50 kelebekte ciddi bir performansla madalyasını kazandı. 100 metreye bunu taşıyabilir mi diye düşünülürken 50'deki kadar rahat olmayacağını bizlerden çok daha iyi biliyordu. Tekstil mayo ile elde edilen en iyi derecenin sahibi, bu şampiyonada Avustralya'nın 4x100 serbestte kazandığı madalyanın başrol oyuncularından biri olan James Magnussen'di 47.49 ile. Bayrak yarışında kendi sırasında bu başarıya imza atması formda olduğunu gösteriyordu. Tüm mayolarda, yani teknolojik mayo ile kırılan ve geçerli olan dünya rekoru ise Cielo Filho'ya aitti, 2009'da Roma'da 46.91 ile kırdı. Tarihin en hızlı iki ismi havuzdaydı demek doğru olacak. İlk 50 metrede Cielo Filho madalyaya kendinden emin şekilde, Magnussen ise ilk üçe bile giremeyerek hayal kırıklığına doğru ilerliyordu. Ancak dönüşü ile yarış sonu arasında bu kadar ciddi değişikliğin bulunduğu 100 metre finali zor bulunur. Son 20 metrede kendisinin ve şampiyonanın değil, yüzme tarihinin en harika sprintlerinden birini atan Magnussen adete torpido gibi duvara dokundu ve altın madalyanın sahibi oldu. Dönüşü önde götüren Cesar Cielo Filho ise 0.01 saniye farkla ilk üç dışında kalıp çok önemsediği bu dalda madalyasız çıktı havuzdan. Bir ilginç nokta da şuydu, bu yarışla ilgili: Eurosport'ta yarışları yorumlayan efsane yüzücü &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Pieter Van Den Hoogenband&lt;/span&gt;, James Magnussen'in 47.60 ile altın madalya alacağını tahmin etmişti. Boşuna büyük yüzücü olmadığını bu tahmin ile anladık çünkü Avustralyalı yüzücü hem altını aldı hem de derecesi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;47.63&lt;/span&gt;'tü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerdeki bu iki finalden sonra &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;günün diğer finalleri kadınlarda&lt;/span&gt;ydı hep. İlk final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;200 metre kelebek&lt;/span&gt;ti. Şampiyonanın büyük hayal kırıklığı Stephanie Rice şanssızlığını kırmak için havuza girdiğinde iki Çinli rakibi vardı. Ancak günün iki önemli finalinden ve dünya rekoru heyecanından sonra kadınlarda finaller tatsız başladı. Yanlış anlaşılmasın, heyecan anlamında diyorum... Çinli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Jiao Liuyang&lt;/span&gt; havuza atladığı andan itibaren yarışı önde götürdü. 100 metre dönüşünde 1 dakikanın altına inen tek yüzücüydü hatta. Yarış sonunda iki Çinli sporcu altın ve bronz aldı desem arada gümüşü alan Rice olmuştur denir sanırım. Ancak ne yazık ki Stephanie Rice bir kez daha madalyadan uzakta gitti duşunu almaya... Gümüşü sürpriz bir isim, Büyük Britanya'dan Ellen Gandy kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sondan bir önceki finalimiz &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 50 metre sırtüstü&lt;/span&gt;ndeydi. Burada dikkati çeken en önemli isim hiç şüphesiz ABD'nin 1995 doğumlu yıldız adayı Missy(Melissa) Franklin'di. 50 metre uzun uzadıya anlatılacak bir dal değil, o yüzden hemen özetleyelim: Sırtüstünde bir türlü gümüş madalyadan öteye geçemeyen Rus yüzücü &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Anastasia Zueva&lt;/span&gt; nihayet şeytanın bacağını kırıp bu güçlü sprint dalında altın madalyaya ulaştı. Missy Franklin ise bronz madalya aldı. Zueva ise altın madalyasının ardından şöyle konuştu: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"50 metrede altın madalyayı hiç beklemiyordum, çünkü bu bir Olimpik bir dal değil bu yüzden konsantre olamamıştım. Ama koçumun kazanacağıma olan inancı çok fazlaydı. Son birkaç metrede kendimi çok yorgun hissettim ancak kazanmayı gerçekten istedim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 4x200 serbest&lt;/span&gt; ile bu efsanevi beşinci güne noktayı koyuyoruz. Favori ABD için son yüzücü olan Allison Schmitt'e kadar iş bitmeliydi. İlk sırada havuza giren isim ise biraz önce bir final yüzen Missy Franklin oldu. Franklin 200 metresini tamamladığında 1.55.06'lık nefis bir dereceye imza attı. ABD'de havuza üçüncü sırada girecek olan Kathryn Hoff buna inanamadığını söylemiş. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Gerçekten 1 dakika 55 saniyede yüzebildi mi?"&lt;/span&gt; diye havuza dördüncü sırada girecek olan Allison Schmitt'e sormuş yarış sonu röportajda dediğine göre. Missy'nin bu harika derecesi ile açtığı fark sonrası havuzdaki mücadele erkenden kopmuş oldu ve 4x200'ün kalan üç paraçık 200 metresi Avustralya ile Çin arasındaki gümüş madalya mücadelesine döndü. ABD, Missy'den sonraki her sporcusunda farkı 2.50 saniye civarına sabitledi. Kylie Pallmer, Avustralya için son umut olarak havuza daldı, aynı anda ABD'nin bu dalda en zayıf halkası diye lanse edilen Allison Schmitt de havuza atladı. Ancak Schmitt çoğu kişiyi utandırdı, son 150 metreye 3 saniye, son 50 metreye ise 2.50 saniye önde girdi. Schmitt'in performansı ciddi anlamda düşmüş olsa da en azından arkadaşlarının elde ettiği farkı finişe kadar kapattırmamak için çabaladı. Son 30 metreyi herhangi birimizin yüzebileceği kadar ağır giden Schmitt, 1.28 saniye farkla altın madalyayı ülkesine, yani takımına kazandırmış oldu. Pallmer ise yapabileceğinin en iyisini yapıp, kendisine gelene kadar kopup gitmiş olan yarışta teselli olarak gümüş madalyayı ülkesine götürdü. Çin ise 800 metrelik bu yarışta sadece 0.24 saniyelik farkla bronz madalyada kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efsanevi bir günden sonra beklentilerimizi karşıladı sanırım bu şampiyona. Kalan günlerde izleyeceğimiz performanslar Magnussen'in enfes sprinti ve Lochte'nin rekoru kadar olmayabilir ancak şampiyona geneline bakarsak &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Biz tatmin olduk!"&lt;/span&gt; diyebiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-399467302329137175?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/399467302329137175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=399467302329137175&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/399467302329137175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/399467302329137175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_29.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #6'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5uzQQEnaDyc/TjIU6AIwiXI/AAAAAAAAFqU/PgCrlt92j60/s72-c/lochte%2B28%2Btemmuz%2B2011%2B-%2B200%2Bbireysel%2Bkar%25C4%25B1%25C5%259F%25C4%25B1k%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2Bd%25C3%25BCnya%2Brekoru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8511738181533141519</id><published>2011-07-29T04:15:00.000+03:00</published><updated>2011-07-29T04:12:18.039+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Serie A 2011/12 Sezonu Fikstürü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-RX-v73GQ4xk/TjIFA9YD3QI/AAAAAAAAFqM/X0TSttfXSs0/s1600/serie%2Ba%2B2011%2B12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 196px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-RX-v73GQ4xk/TjIFA9YD3QI/AAAAAAAAFqM/X0TSttfXSs0/s320/serie%2Ba%2B2011%2B12.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634571597827529986" /&gt;&lt;/a&gt;Serie A'da yeni sezonun fikstürü belli oldu. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ligin açılış maçı Fiorentina'dan...&lt;/span&gt; Siena-Fiorentina maçıyla yani Toskana derbisiyle 27 Ağustos Cumartesi günü TSİ 19.00'da merhaba diyoruz Serie A'ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikstürün tamamı için buraya alalım sizleri: &lt;a href="http://www.fiorentina.it/oggetti/38022.pdf"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;http://www.fiorentina.it/oggetti/38022.pdf&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8511738181533141519?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8511738181533141519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8511738181533141519&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8511738181533141519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8511738181533141519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/serie-201112-sezonu-fiksturu.html' title='Serie A 2011/12 Sezonu Fikstürü'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-RX-v73GQ4xk/TjIFA9YD3QI/AAAAAAAAFqM/X0TSttfXSs0/s72-c/serie%2Ba%2B2011%2B12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4686257139674281743</id><published>2011-07-28T15:02:00.003+03:00</published><updated>2011-07-28T15:45:40.004+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #5</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-HkUHE5v8MRM/TjFZ7O8b4rI/AAAAAAAAFqE/fSdqzyD0CpE/s1600/federica%2Bpellegrini%2B27%2Btemmuz%2B2011%2B200%2Bserbest%2Bfinal.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-HkUHE5v8MRM/TjFZ7O8b4rI/AAAAAAAAFqE/fSdqzyD0CpE/s320/federica%2Bpellegrini%2B27%2Btemmuz%2B2011%2B200%2Bserbest%2Bfinal.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634383482975937202" /&gt;&lt;/a&gt;Yüzmede beşinci gün(28 Temmuz) tamamlandı ancak biraz gecikmeyle devam ediyoruz. Önce 27 Temmuz gününün finallerini tamamlayıp ardından gün sonunda 28 Temmuz'un finallerine geçeceğiz. Sözü uzatmadan yüzmede dördüncü güne geçelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün erkeklerin ağırlıkta olduğu bir gündü, ilk final de &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 200 metre kelebek&lt;/span&gt;te yapıldı. Bu dalın açık ara en büyük favorisi tabii ki de &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Michael Phelps&lt;/span&gt;. Öyle de oldu ve ABD'li yüzücü ilk -ve belki de turnuvadaki tek- altın madalyasını kazandı. Son dönüşe kadar rakiplerinin temposuna müsaade etse de son 50 metrede rakiplerini havuza gömdü Amerikalı. İlginç bir yarı final serisi ile gelinmişti finale. İki seriden birinde sadece ilk sıradaki Çinli Yin Chen finale adım atarken diğer seride tam yedi isim finale gitti. Dünya ve şampiyona rekortmeni Phelps eğer bu dalda da altın madalyayı alamasaydı muhtemelen adına büyük bir leke sürülecekti. Neyse ki 2012 Londra Olimpiyatları öncesi madalyasız geçirmedi sezonu. Ha bana sorarsanız Lochte mi Phelps mi, yıllardır olduğu gibi Lochte derim. Tekstil mayoların devreye girip teknolojik mayoların yasaklanması Phelps'i sarstı ancak Lochte çizgisini hiç bozmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar&lt;/span&gt;da tek final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;200 metre serbest&lt;/span&gt;teydi ve bilin bakalım ne oldu? Kadınlarda orta mesafenin(200-400-800) en büyük yıldızı, Avrupa'nın son yıllardaki en iyi kadın yüzücüsü diyebileceğimiz &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Federica Pellegrini&lt;/span&gt; yine altın madalyayı aldı. Finişteki derecesi iyi gözükse de finişe gelene kadar büyük sıkıntı yaşadı Pellegrini. Hollandalı yüzücü Femke Heemskerk temposunu doğru ayarlayabilseydi Pellegrini'ye sürpriz bir hezimet yaşatabilirdi ancak olmadı. Son dönüşe Pellegrini'nin 0.67 saniye önünde ilk sırada giren Heemskerk o kadar yoruldu ki yarışı yedinci sırada tamamlayabildi. Avustralyalı yüzücü Kylie Pallmer ise Pellegrini'yi zorlasa da yıkamadı, gümüş madalya ile yetinmek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler&lt;/span&gt;de ise en uzun ikinci mesafe yarışına sıra geldi: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;800 metre serbest&lt;/span&gt;. Kanadalı yüzücü Ryan Cochrane ile Çinli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sun Yang&lt;/span&gt; arasında geçmesi beklenen final, beklendiği gibi de oldu. Çinli yüzücü kazanırken Kanadalı ikinci oldu. Sun Yang'ın finalde elde ettiği derece ise tarihte tekstil mayo ile elde edilen en iyi derece oldu. Tabii her zamanki gibi tekrar edelim, bunun dünya rekoru olarak bir geçerliliği yok. Tekstil mayo ile yapılan derecelerin kıyaslanmasının sebebi sporcuların teknolojik mayo olmasaydı rekor konusunda nasıl performans gösterecekleri konusunda bilgi sahibi olmak. Son 100 metrede Sun Yang rakibi Cochrane'den yaklaşık 2.5 saniye kadar daha iyi yüzdü, haliyle de madalyayı alması zor olmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü gün &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 50 metre kurbağalama&lt;/span&gt; ile noktalandı. Brezilyalıların son dönemde sprintteki yükselen grafikleri buraya da yansıdı. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Felipe França Da Silva&lt;/span&gt; 27.01'lik derecesiyle altın madalya aldı. Brezilya 1982'de bireysel karışıkta, serbestte ise 2009 ve 2011'de iki gün önce Cielo Filho'nun galibiyeti sonrası bir kez daha altın madalya sevinci yaşadı. Tarihlerinin en parlak dönemi olduğunu söylesek aksini iddia eden olmaz. Bir gün önce tekstil mayo ile tarihte yüzülen en iyi derece gelmişti yarı finalde, hatta tekstil mayo ile ilk kez 27 saniyenin altına inilmişti. Bu derecenin sahibi Cameron Van Der Burgh olmuştu ancak finali üçüncü tamamlayabildi Güney Afrikalı yüzücü. Van Der Burgh aynı zamanda dünya rekorunun da sahibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4686257139674281743?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4686257139674281743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4686257139674281743&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4686257139674281743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4686257139674281743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_5365.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #5'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HkUHE5v8MRM/TjFZ7O8b4rI/AAAAAAAAFqE/fSdqzyD0CpE/s72-c/federica%2Bpellegrini%2B27%2Btemmuz%2B2011%2B200%2Bserbest%2Bfinal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8319727808049165770</id><published>2011-07-28T14:05:00.002+03:00</published><updated>2011-07-28T14:09:48.980+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Mihajlovic: "Ben Daha Ölmedim!"</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/OGNL-1La5SM?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Cortina'daki kampta kale için Neto'ya özen gösteriliyor. Brezilyalının idolü Taffarel'di bildiğimiz gibi. Yakın gelecekte dünyanın en büyük kalecilerinden biri olmasına kesin gözüyle bakılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle özel olarak ilgilenen teknik direktör Sinisa Mihajlovic de antrenman sonrası uzaktan serbest vuruşlar deniyor Neto'ya doğru. Bana göre tarihin gördüğü en iyi solak serbest vuruşçudur Mihajlovic. Futbolu bıraksa da o sol ayağın hala eskisi gibi olduğunu görebiliyoruz videoda. Zaten bıraktıktan sonra icraatlara devam etti, Zlatan Ibrahimovic'e serbest vuruş atmayı öğreten adam oldu. Aslında Zlatan'ın her vuruşunda Mihajlovic'in gollerini izliyoruz biraz da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8319727808049165770?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8319727808049165770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8319727808049165770&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8319727808049165770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8319727808049165770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/mihajlovic-ben-daha-olmedim.html' title='Mihajlovic: &quot;Ben Daha Ölmedim!&quot;'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/OGNL-1La5SM/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4897047010002116200</id><published>2011-07-28T02:55:00.004+03:00</published><updated>2011-07-28T04:03:56.167+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #4</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-i6pYBo0H-HA/TjC1Voo0tAI/AAAAAAAAFp8/wh64Qp-0g3M/s1600/stravius%2B%2526%2Blacourt.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 226px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-i6pYBo0H-HA/TjC1Voo0tAI/AAAAAAAAFp8/wh64Qp-0g3M/s320/stravius%2B%2526%2Blacourt.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5634202517131015170" /&gt;&lt;/a&gt;Biraz gecikmeli de olsa 26 Temmuz gününün yarışları ile devam ediyoruz Şangay yazılarına... Tabii 27 Temmuz'u da 28 Temmuz ile aynı günde yazacağız, bir günlük gecikmeyi gün içerisinde tamamlayacağım, söz veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün ilk finali aynı zamanda en iyi finaliydi kağıt üzerinde: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 200 metre serbest&lt;/span&gt;. Havuzda birbirinden mükemmel isimler kapıştı bu dalda. Tae Hwan Park, Michael Phelps, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ryan Lochte&lt;/span&gt; ve Paul Biedermann dörtlüsü ile heyecan daha günün açılışında zirveye ulaştı denebilir. Yarış başladıktan sonra 100 metre dönüşüne kadar Phelps önde gitse de 100-150 arası Ryan Lochte güzel bir atakla liderliği ele geçirdi. Lochte ise bu dalda kendisi için klasikleşen 100-150 arası, yani üçüncü bölüm sprintini her zamanki gibi uygulamış oldu. Yarı finalde devleri zorlayacağı mesajını vererek finale gelen Fransız yüzücü Yannick Agnel de bu ikiliye yaklaşıp şansını denedi. Yarı finaller sırasında, yani bir gün evvel "İlk iki sıra ABD'nin olacak" açıklamasını yapan Lochte sözünü tutmaya doğru yüzerken ABD'nin stratejisi de iyi işledi. Agresif başlamalarının sebebi de bu oldu bir yerde. Önce Phelps sonra Lochte ilk sırayı Agnel, Biedermann ve Park'a hiç bırakmadı. Lochte'nin son bölümde rahat yüzüyor olması diğer favorilerin mücadelesini altından gümüşe çevirdi. Phelps-Biedermann-Park üçlüsünden madalyalara ulaşanlar ise Phelps ve Biedermann oldu. Park ise Alman rakibinin 0.04 saniye arkasında kalarak madalyayı kaçırdı. Biedermann son 50 metreye kadar ilk üç dışında kalsa da kendisi adına kötünün iyisini yapmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci final &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 100 metres sırtüstü&lt;/span&gt;ydü. Altın madalya için açık ara favori olan bir isim yoktu ki yarışın genel profili de bunu belirler nitelikteydi. Natalie Coughlin 50 metre dönüşünde dünya rekorundan daha iyi yüzüyordu. Ancak Fransız yüzücü kalan 50 metrede rakiplerine karşı koymakta zorlandı. Rus yüzücü Anastasia Zueva ve Çinli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Zhao Jing&lt;/span&gt; yarış bittiğinde Coughlin'i geride bırakmıştı. Coughlin 75 metre iyi yüzüp son 25 metrede felaket bir performansa imza attı. Jing de son 25 metredeki sprintinin ödülünü altın madalyayı kazanarak, hem de Zueva'nın sadece 0.01 saniye önünde bitirerek aldı. Üstelik dönüşte Coughlin dünya rekorundan iyiyken Zhao Jing beşinci sıradaydı, bu daha da değerli kılıyor ikinci bölümdeki performansını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 1500 metre serbest&lt;/span&gt; finali için söyleyecek çok fazla sözümüz yok çünkü &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Lotte Friis&lt;/span&gt; baştan sona önde götürdü bu yarışı ve çok çok rahat bir altın madalya kazandı. Kaldı ki yarışın uzun mesafe olması kopmalara sebep oldu ve podyum daha yarışın ilk çeyreğinde netleşmişti. Bu olimpik bir dal olmasa da Friis için Londra öncesi güzel bir prova oldu. Friis altın madalyasından sonra şöyle konuştu: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Altın madalya almak her zaman güzel bir şeydir. Bu benim kişisel olarak en iyi noktam ama artık önümüzdeki yıl Londra'daki 800 metre serbeste yoğunlaşacağım."&lt;/span&gt; En iyi performansım dediği dalda Olimpiyat madalyası alamayacak olmak garip bir his olmalı bir yüzücü için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün sondan bir önceki finali ise tarihe geçti. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 100 metre sırtüstü&lt;/span&gt;nde yarış öncesi iki Fransız favoriydi: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Camille Lacourt&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Jeremy Stravius&lt;/span&gt;. Lacourt geçen yılın dünyada en iyisiydi hem 50 hem 100 metrede. Budapeşte'deki iki altın madalya aldığı döneme göre daha zayıf duruyordu performans anlamında. Stravius dönüşte 0.08 saniye gerideydi ancak vatandaşı ile aradı farkı kapatıp aynı sürede yarışı tamamladı ve böylece bu dalda iki altın bir bronz madalya verilmiş oldu. Fransızlar altın ve gümüşü almak için gelip iki altın aldılar tek dalda. İşin tarihe geçen kısmıyla ilgili bilgileri verelim o halde... Daha önce erkeklerde dünya şampiyonalarında altın madalya alan bir Fransız olmamıştı. Bu dalda Fransa'nın daha önce madalyası da yoktu. Dünya Yüzme Şampiyonası tarihinde 14. şampiyonayı yaşıyoruz ve şimdiye kadar hiç aynı ülke iki altın madalyayı paylaşmamıştı. Bitmedi, sırtüstünde şampiyonluk hiç paylaşılmadı, aynı anda iki altın madalya hiç verilmedi yani. Üstelik sadece erkeklerde değil kadınlarda da sırtüstünde altın hiç paylaşılmamıştı. Tabii bu iki "hiç" içerikli bilgi bildiğimiz 50 metrelik uzun kulvar yarışları için geçerli. Lacourt da yarış sonrası şöyle konuştu: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Bu bölünmüş bir unvan değil. Burada çifte şampiyonluk var. Bu yüzden bunda üzülecek bir şey yok. Her ikimiz de dünya şampiyonuyuz, yarımşar dünya şampiyonu değiliz."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve günün noktalandığı finale geldik: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 100 metre kurbağalama&lt;/span&gt;. Rekor konusunda şampiyonanın en kısır şampiyona olması normal, zira teknolojik mayolar yasaklandığından beri tekstil ürünü mayolar ile teknolojik mayolarla kırılar rekorları kırmak şu an için zor. Bu dal rekor beklentisinin olduğu ender dallardan biriydi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Rebecca Soni&lt;/span&gt; ile Leisel Jones'un mücadelesinden rekor çıkması olası görünse de Soni altın madalyayı alırken rekor beklentileri başka bir güne ertelendi. Soni dönüşü 34.35 saniye ile yaptı ki kendisi dışında hiçbir sporcu dönüşte 35 saniyenin altına inemedi. 100 metre gibi tek dönüşün olduğu, yüzme için sprint anlamına gelen bir dalda 0.65 saniyeden fazla fark atmak kalan 50 metrenin madalya kutlaması gibi geçeceği anlamına gelir. Soni için de öyle oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4897047010002116200?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4897047010002116200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4897047010002116200&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4897047010002116200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4897047010002116200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_28.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #4'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-i6pYBo0H-HA/TjC1Voo0tAI/AAAAAAAAFp8/wh64Qp-0g3M/s72-c/stravius%2B%2526%2Blacourt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-118155149876723610</id><published>2011-07-26T19:57:00.003+03:00</published><updated>2011-07-26T20:21:06.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Franchi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>1905!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-S7v_VS8bu2g/Ti73MRnIfjI/AAAAAAAAFp0/jm3iJX55rSU/s1600/asy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 125px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-S7v_VS8bu2g/Ti73MRnIfjI/AAAAAAAAFp0/jm3iJX55rSU/s320/asy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633711974145097266" /&gt;&lt;/a&gt;Blogun 1905. yazısı oldu bu. Bizim için 1905'i anlamlı kılan Ali Sami Bey'e saygı duyalım o zaman bu post ile.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-118155149876723610?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/118155149876723610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=118155149876723610&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/118155149876723610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/118155149876723610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/1905.html' title='1905!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-S7v_VS8bu2g/Ti73MRnIfjI/AAAAAAAAFp0/jm3iJX55rSU/s72-c/asy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8719837765016155698</id><published>2011-07-26T05:17:00.001+03:00</published><updated>2011-07-26T05:30:24.231+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-t2Ff7QE35m8/Ti4FoatXxnI/AAAAAAAAFpE/r14ZauMz-5k/s1600/cielo%2Bfilho%2B-%2B50%2Bmetre%2Bkelebek%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B25%2Btemmuz%2B2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 170px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-t2Ff7QE35m8/Ti4FoatXxnI/AAAAAAAAFpE/r14ZauMz-5k/s320/cielo%2Bfilho%2B-%2B50%2Bmetre%2Bkelebek%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B25%2Btemmuz%2B2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633446375809599090" /&gt;&lt;/a&gt;Yüzmede ikinci günün(25 Temmuz) ilk finali &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 100 metre kelebek&lt;/span&gt;teydi. Avustralyalı Alicia Coutts çok iyi yüzdüğü bu yarışı kendisinden sadece iki ay küçük olan ama tecrübe olarak birkaç yıl daha büyük olan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dana Vollmer&lt;/span&gt;'e kaybetti. Coutts yeni yeni uluslararası kariyerine başlarken Vollmer 2004'ten beri yani 17 yaşından beri yüzmede şampiyonluklar kazanan bir isim. Coutts doğru sandığı taktiğiyle sona kadar iyi götürdü işi ama tecrübe bir kez daha kazandı. Vollmer'in bu altın madalyası ABD'nin ilk altını olarak kayıtlara geçti. Vollmer kendisi adına bir rekorun altına imza attı ancak bu "dünya rekoru" olarak kayıtlara geçmeyecek. Vollmer'in derecesi tarih boyu sadece tekstil ürünü mayolara bakarsak bir dünya rekoru ancak dünya rekoru derecelerinde bir seneye yakın süredir yasak olan teknolojik mayolarla elde edilen dereceler de kabul gördüğü için tarihin en iyi derecesi olarak rekorun altına Vollmer adı yazamıyor. Ayrıca bu Coutts için günün iki finalinden ilkiydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci final ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 50 metre kelebek&lt;/span&gt;te yapıldı. İlk günkü yarı finallerden sonra Cavic'in olmadığı finalde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cesar Cielo Filho&lt;/span&gt; için madalya vakti gelmişti. Bu finalde, daha doğrusu bu havuzda yüzmesi sadece dört gün önce belirlenmiş bir kişi için duygusal olarak önemli bir finaldi. Taktiğin değil gücün ön planda olduğu bu dalda Cielo Filho kolaylıkla altın madalyasını aldı. İlk sırayı aldığı zaman ekranlarına yansıdıktan sonra Brezilyalı sprinter gözyaşlarını tutamadı ve klasik sevinçlerinden biriyle kutladı madalyasını. Yazının fotoğrafı da yine duygularına engel olamadığı bir andan, madalya töreninden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün belki de bir finalmiş gibi ilgi çeken bir yarı finali de vardı: Erkekler 200 metre serbest. İlk seride Fransız yüzücü Yannick Agnel ilk sıradayken hemen arkasından Güney Koreli Park geldi, yani bir gün önce 400 metre serbest şampiyonluğuna ulaşan isim. Yarı finalin ikinci serisi ise havuza giren isimlere bakıldığında bir final gibiydi. Bu dalın kralı olan ama Şangay'a formsuz gelen Paul Biedermann, ABD'nin formsuzluğuyla başı belada olan efsanesi Michael Phelps ve Phelps'in en büyük rakiplerinden vatandaşı Ryan Lochte. 50 metre dönülürken Biedermann ilk üçte değildi, 100 metre dönüşü ise beklenen sıralamaya sahne oldu: Lochte-Phelps-Biedermann. Yarışın sonu ise son 50 metredeki atağıyla yaklaşık 150 metre boyunca en önde giden Lochte'yi geçen Biedermann'ın formsuzluk eleştirilerine cevabıyla geldi. Final öncesi formda olan Fransızlar, formsuz olan Phelps ve bu kez Phelps'i geride bırakmak isteyen bir Lochte var elimizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu final provası gibi olan yarı finallerden sonra sırada &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar 200 metre bireysel karışık&lt;/span&gt; finalini izledik. Stephanie Rice bu dalın büyük favorisi olarak havuza girdi. Günün ilk finalinde ikinci olan Alicia Coutts, kelebek ile başlayan yarışta ilk 50 metreyi 0.01 saniye farkla ikinci sırada döndü. Kurbağalamada Kukors rakiplerine ciddi bir fark atıp son bölüme yani serbeste biraz umutlu girmek istedi. Ve tüm bu isimler kapışırken son 50 metrede efsanevi bir serbest performansı izledik sürpriz bir isimden. Serbeste gelene kadar her dalda bir favori rakiplerinden üstün geliyordu ki son metrelerde 1996 doğumlu, henüz 15 yaşındaki bir isim herkesi geride bıraktı. Çinli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ye Shiwen&lt;/span&gt; kendi ülkesinde kariyerinin en büyük başarısını yakaladı bu yaşta. 2010 Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda 200 ve 400 bireysel karışıkta gümüşleri, 2011 Asya Oyunları'nda ise aynı dallarda altın madalyaları alan Shiwen, kendi seyircisi önünde doğal doping diyebileceğimiz tribün desteği ile birçok büyük ismi havuzun dibine yollamış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve günün son finalinde bir kez daha duygusal anlar bizleri beklemekteydi. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler 100 metre kurbağalama&lt;/span&gt;da hafta sonunu terör belası ile geçiren Norveç'e güzel bir moral geldi. Bu dalda 2008 ve 2010'un Avrupa Şampiyonu olan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Alexander Dale Oen&lt;/span&gt; rahat bir performansla altın madalyayı aldı. Ayırca Dale Oen aynı dalda son Olimpiyat Oyunları'nda gümüş madalyayı almıştı ki o zaman finale gelene kadar iki kere dünya rekoru kırmış, finalde ise Japon rakibi Kitajima'nın kendisinin dünya rekorunu kırmasına engel olamamıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8719837765016155698?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8719837765016155698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8719837765016155698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8719837765016155698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8719837765016155698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_26.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #3'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-t2Ff7QE35m8/Ti4FoatXxnI/AAAAAAAAFpE/r14ZauMz-5k/s72-c/cielo%2Bfilho%2B-%2B50%2Bmetre%2Bkelebek%2Balt%25C4%25B1n%2Bmadalya%2B-%2B25%2Btemmuz%2B2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8717311467358213543</id><published>2011-07-26T05:12:00.002+03:00</published><updated>2011-07-26T05:16:37.886+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Sarışın Menekşeler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-KBBSpo1TD3s/Ti4i3WY3z9I/AAAAAAAAFpU/79WVnQPrsDs/s1600/alberto.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 269px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-KBBSpo1TD3s/Ti4i3WY3z9I/AAAAAAAAFpU/79WVnQPrsDs/s320/alberto.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633478518185119698" /&gt;&lt;/a&gt;Fiorentina'da Sebastien Frey ve Valon Behrami'nin platin sarısı saçlarına alışmıştık ancak bu ikiliye bir isim daha katılmış oldu: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Alberto Gilardino&lt;/span&gt;. Açık konuşmak gerek, iğrenç olmuş. Sarı da en çok Behrami'ye yakışıyor. Bizim memlekette Xavier ile gözümüz alıştı buna, sonra &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ferdi Elmas&lt;/span&gt; nereden estiyse geçen sezon gündeme getirmeye kalktı, eğreti durdu haliyle...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-t9JGWqnW9qk/Ti4i27MnTmI/AAAAAAAAFpM/N9n7HXN4QJ4/s1600/valon.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 258px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-t9JGWqnW9qk/Ti4i27MnTmI/AAAAAAAAFpM/N9n7HXN4QJ4/s320/valon.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633478510885949026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-LXH8GNl1JGc/Ti4i3VfQ-zI/AAAAAAAAFpc/vnP9V1Gi_0Y/s1600/sebastien.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-LXH8GNl1JGc/Ti4i3VfQ-zI/AAAAAAAAFpc/vnP9V1Gi_0Y/s320/sebastien.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633478517943499570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8717311467358213543?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8717311467358213543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8717311467358213543&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8717311467358213543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8717311467358213543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sarsn-menekseler.html' title='Sarışın Menekşeler'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-KBBSpo1TD3s/Ti4i3WY3z9I/AAAAAAAAFpU/79WVnQPrsDs/s72-c/alberto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8474147116306374381</id><published>2011-07-25T18:10:00.003+03:00</published><updated>2011-07-25T18:16:24.885+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Hazırlık Maçı: Fiorentina 5-1 Treviso</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=R4bWFvMjoWEXVvOLM474r0q5gpUdX0vz&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=608&amp;amp;deepLinkEmbedCode=R4bWFvMjoWEXVvOLM474r0q5gpUdX0vz&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina yeni sezon öncesi hazırlık maçlarını sürdürüyor, amatör ekiplerden sonra sıra zayıf alt lig takımlarına geldi. Geçen sezno Serie D'de şampiyon olup Serie C'ye yükselen Treviso ile yapılan maçta Gilardino hat-trick yaparken kendisine Ljajic iki gol ile eşlik etti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8474147116306374381?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8474147116306374381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8474147116306374381&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8474147116306374381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8474147116306374381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/hazrlk-mac-fiorentina-5-1-treviso.html' title='Hazırlık Maçı: Fiorentina 5-1 Treviso'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1357808662601769427</id><published>2011-07-25T08:00:00.001+03:00</published><updated>2011-07-25T15:14:26.190+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-4UuGoxHbsMI/TizHg1wQzHI/AAAAAAAAFo8/SHpm5LcEZsE/s1600/%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2Bfederica%2Bpellegerini%2B-%2B400%2Bmetre%2Bserbest%2Bfinali%2Bsonras%25C4%25B1%2B-%2B24%2B07%2B2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 217px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4UuGoxHbsMI/TizHg1wQzHI/AAAAAAAAFo8/SHpm5LcEZsE/s320/%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2Bfederica%2Bpellegerini%2B-%2B400%2Bmetre%2Bserbest%2Bfinali%2Bsonras%25C4%25B1%2B-%2B24%2B07%2B2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633096600932895858" /&gt;&lt;/a&gt;Dünya Su Oyunları Şampiyonası heyecanın zirveye ulaşacağı ikinci yarısına girmiş bulunmakta: Yüzme başladı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün ve şampiyonanın ilk finali &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 400 metre serbest&lt;/span&gt;te yapıldı. Güney Koreli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tae Hwan Park&lt;/span&gt; aylar önce göz koyduğu altın madalyayı güzel bir performansla kazandı. 300 metre dönüşüne kadar ortada gidiyor gibiydi yarış, ancak Park 300 dönüşünden sonra suyun altından ok gibi fırlayıp sprintine başladı ve 350 metre dönüşüne geldiğinde 2 metre civarı bir fark attı rakiplerine. Rakipleri silkeleyip karşı koyulamaz bir sprint attıysanız 400 metrelik yüzme yarışının son 50 metresinde sprint öncesi temponuzu korumanız çoğu zaman yeter, Park'a da yetti ki bu dalda zaten 150-200 metre boyunca devamlı sprint halinde gitmek aşırı zor. Park'ın stratejisinde en önemli şey sprinti ne zaman atacağıydı, zira 300 değil de 200 dönüşünde bunu denese gücünü sonlara doğru toparlayamayabilirdi. Çok doğru noktada gelen sprint, şampiyonanın yüzmedeki ilk altın madalyasını Güney Kore'ye ve Park'a götürmüş oldu. Bir şekilde Park'ın 300-350 metre arasındaki sprintini izlemenizi tavsiye ediyorum, pişman olmayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonanın ilk önemli sürprizi ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;erkekler 50 metre kelebek yarı finali&lt;/span&gt;nde geldi. Bu daldaki son dünya şampiyonu Sırp yüzücü &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Milorad Cavic&lt;/span&gt; yarı finalde elendi. Serisinde 4. sırayı aldığında final umutlarını yitireceği belliydi çünkü diğer serideki yüzücüler Cavic'i geçmek için standart bir yarı finalin biraz üzerini zorlama şansına sahiplerdi. Cavic 2008'de Eindhoven'daki Avrupa Şampiyonası'nda da bu dalda altını almıştı ama Şangay'a formsuz gittiğini bildiğimiz sporcu bunun bedelini ödedi. Hafta içi CAS'tan gelen kararla sevinen Brezilyalı sprint kralı Cielo Filho ise finale kalmayı başardı rahat bir şekilde, muhtemelen de Çin'e göre 25 Temmuz akşamı, bize göre ise öğle saatlerinde ilk madalya sevincini tatmış olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kadınlar 400 metre serbest&lt;/span&gt; finali ise bu dalın en iyisinin zaferiyle sonuçlandı: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Federica Pellegrini!&lt;/span&gt; 22 yaşındaki İtalyan yarışın tam yarısı geçildiğinde, yani 200 metre dönüşü yapıldığında ekranlara yansıyan zaman tabelasında ilk üçte bile değildi. Ancak büyük sporcular için, döneminin dünyadaki sayılı isimlerinden birisi için bu bir sorun teşkil etmiyordu. 200 metre dönüşü yapıldığında ilk üçte olmayan Pellegrini yarış sonunda rahat bir şekilde altın madalyaya uzanıyordu. Az evvel erkeklerden bahsederken bu dalda 150-200 metre sprint atılamayacağını söylemiştim, Pellegrini için de aynısı geçerli oldu. 200 metre dönüşünden sonra 300 metre dönüşüne kadar sprintini sürdürdü ve sonrasında rakiplerinin temposuna inerek kazandı. 200, 400 ve 800 metrelerde tempoyu yükseltmek için doğru zaman çoğunlukla yarışın yarısını geçtikten sonraki bölümdür, günün ilk iki finalinde de bunu belgelemiş oldu Park ve Pellegrini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün diğer iki finali ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;4x100 serbest bayrak/takım&lt;/span&gt; yarışıydı. Önce &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kadınlar&lt;/span&gt;da heyecan yaşadık, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hollanda&lt;/span&gt; ilk sporcularda sorun yaşadı ve 100 metre dönüşünden sonra ikinci sporcular suya atlarken Amerika önde gidiyordu. Amerika adına suya ikinci sırada giren isim 1995 doğumlu olan, geleceğin büyük yıldız adayı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Melissa Franklin&lt;/span&gt; oldu. Ancak Hollanda'ya karşı direnemedi ve farkın kapanmasına sebep oldu. Dördüncü sporcular suya atladıklarında ise Hollanda adına unutulmaz bir performans gördük. İkinci sporcularda rakiplerinden daha iyilerdi ancak dördüncü ve son sporcularda ondan da iyilerdi ve beklenmeyecek bir şekilde fark açarak madalyaya uzandı Hollanda. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Erkekler&lt;/span&gt;de ise havuza girildiği an favoriler Amerika ile Fransa'ydı. ABD adına suya giren ilk isim &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Phelps&lt;/span&gt; oldu ancak bekleneni veremedi ve &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Avustralya&lt;/span&gt;'nın açtığı farka engel olamadı. Avustralya da ilk sporcular havuzdayken elde ettiği avantajı ekonomik kullandı ve bu merakla beklenen yarışın sürpriz şampiyonu oluverdi. Fransa ise Avustralya'yı en çok zorlayan ekip olarak gümüş madalya alırken ABD bronz ile yetindi. Avustralya şu an gayet iyi gözüktü 4x100 serbestte; bu yarışta sanki Ian Thorpe kadrodaymış gibi yüzdüler ancak Thorpe'un geri dönüşüne biraz daha zaman olduğunu hatırlatmak gerek. Thorpe'un katılımı ile rakipleri için çok daha büyük bir tehdit olacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günün yüzme yarışlarında irili ufaklı sürprizlere ve uzun süre hatırlanacak performanslara tanık olduk. Keyif olarak bu seviyede giden bir şampiyona gayet doyurucu olur ki bundan katbekat keyifli olacak kalan altı gün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tour de France'ın bittiği gün yüzmenin başlaması ise bisiklet ve yüzmeyi futboldan bile daha çok sevmeye başlayan adam için bulunmaz nimet. Şanslıyım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1357808662601769427?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1357808662601769427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1357808662601769427&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1357808662601769427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1357808662601769427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas_25.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #2'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4UuGoxHbsMI/TizHg1wQzHI/AAAAAAAAFo8/SHpm5LcEZsE/s72-c/%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2Bfederica%2Bpellegerini%2B-%2B400%2Bmetre%2Bserbest%2Bfinali%2Bsonras%25C4%25B1%2B-%2B24%2B07%2B2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-5203866813253537512</id><published>2011-07-25T02:29:00.003+03:00</published><updated>2011-07-25T02:42:14.529+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><title type='text'>Tour de France 2011</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-l5phxtZwtG8/TiyrXhnpHrI/AAAAAAAAFo0/vML9Tx0Z0gs/s1600/mark%2Bcavendish%2B%2526%2Bcadel%2Bevans.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 235px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-l5phxtZwtG8/TiyrXhnpHrI/AAAAAAAAFo0/vML9Tx0Z0gs/s320/mark%2Bcavendish%2B%2526%2Bcadel%2Bevans.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5633065654583631538" /&gt;&lt;/a&gt;Son yılların en keyifli bisiklet organizasyonu dersek küçümsemiş oluruz bu efsane turun 2011 versiyonunu. Son yılların en keyifli, heyecanlı ve güzel spor organizasyonu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadel Evans sarı mayoyu son gün giyip turu zirvede tamamlarken olmasını daha çok istediğim şey Cavendish'in artık yeşil mayoyu alabilmesiydi, uzunca bir süre giydiği mayosunu bu defa tur sonunda gerçek sahibi olarak noktaladı. İlk haftada son 200 metrede tam sekiz kişiyi geride bırakıp aldığı sprint zaferi unutulmayacak finişler arasına girdi. Devamında da sprinte müsait finişlerde herkesin çok üzerindeki formu yeşil mayoyu anlamlı kıldı. Son gün acı bir sürprizle Rojas'a yeşil mayosunu kaptırsa hem o hem de izleyenler için yıkıcı olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadel Evans için ise diyecek çok fazla şey yok. Tarihin en yaşlı üçüncü şampiyonu olması bu sezon metre metre yazdığı hikayesine çok büyük anlam kattı. Turu Andy Schleck ve Alberto Contador'un düellosu olmaktan kurtardı bir bakıma. Gerçi o işi tek başına yapmadı; Thomas Voeckler de turu kazanamayacağını, Paris'e sarı mayoya veda ederek gideceğini bile bile dağlarda bacakları ve kalbi iflas noktasına gelene dek savaştı. Thomas ve Cadel'in gözyaşları ekran başında bu sporu seven her insanı duygulandırmış olmalı, "Ben hiç duygulanmadım, bana ne!" diyen varsa lütfen bisiklet sevgisini gözden geçirsin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-5203866813253537512?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/5203866813253537512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=5203866813253537512&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5203866813253537512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/5203866813253537512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/tour-de-france-2011.html' title='Tour de France 2011'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-l5phxtZwtG8/TiyrXhnpHrI/AAAAAAAAFo0/vML9Tx0Z0gs/s72-c/mark%2Bcavendish%2B%2526%2Bcadel%2Bevans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4614425979305708490</id><published>2011-07-23T18:47:00.002+03:00</published><updated>2011-07-23T19:16:33.503+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Bir Fiorentinalı Gözüyle Galatasaraylı Felipe Melo</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-LILn7VUCDos/TirXOUK7MoI/AAAAAAAAFok/RQDZ0Y-79Wg/s1600/melo%2Bviola.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 162px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-LILn7VUCDos/TirXOUK7MoI/AAAAAAAAFok/RQDZ0Y-79Wg/s320/melo%2Bviola.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5632550924912898690" /&gt;&lt;/a&gt;Karmaşık duydular denir ya bazı durumlar için, işte Felipe Melo transferi benim adıma tam olarak bu anlama geliyor. Fiorentina'da sezon ilerledikçe büyüyen ve artan bir performans gösteriyor, önümüzdeki sezonun en iyilerinden biri olması bekleniyor ancak yaz aylarında bulunduğu kulübün bir numaralı düşmanının yolunu tutuyor. Yönetim tehditlerin odağı oluyor, taraftar Melo'yu satan yönetimi affetmiyor ama Melo'ya da tepkisiz kalamıyor. Melo ise Artemio Franchi'ye çıkacağı ilk maç öncesi gol atma hedefini dile getirip iyice tepkileri üzerine çekiyor. Böyle gördüğüm, böyle düşündüğüm bir adamdı Melo. Ujfalusi'den sonra Melo da Fiorentina'dan taraftarın gözünde kötü ayrılıp yolu Galatasaray'a düşen bir adam oldu. Sevinsem ayrı dert, üzülsem ayrı dert, tam bir karmaşa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir özet bu şekilde, Melo ismi Floransa'dan ayrılana kadar sempatik bakılan bir isimdi, ayrıldıktan sonraki birkaç açıklama ile günden güne nefrete çevirdi kendine duyulan sevgiyi. Oyun olarak yorumlamak gerekirse, 2010 Dünya Kupası'nda pas isabeti konusundaki başarısı Fiorentina'da da sürmekteydi. Montolivo'yu çok rahatlatıyordu pas trafiğine olan katkısı. Ki zaten 2008'in ve 2009 yılının büyük kısmının Montolivo adına kariyer yılları olmasında Melo'nun tam da bu iki yılın ortak paydası olan 2008/2009 sezonundaki katkısı büyüktü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın mevcut düzeninde Selçuk'u 2008/2009'daki Montolivo gibi düşünebiliriz ki 2008/2009'un Fiorentina'sı ile 2011/2012'nin Galatasaray'ı epeyce benzer bir konumda. En başta 4-3-3 yerine 4-4-2 düşünülüyor ki günümüz futbolunda 4-3-3 uğruna çoğu takım 4-4-2 gibi efsane bir dizilişin yüzüne bakmaz oldu. Mihajlovic 4-3-3 denemeleri ile bir koca sezonu heba etmişken iflastan sonra Serie D'ye kadar inen Fiorentina'yı ayağa kaldıran şey Prandelli'nin 4-4-2'si olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dönemin Fiorentina kadrosunda ortada Montolivo-Melo ikilisi vardı, şimdi de Galatasaray'da Selçuk-Melo olacak. Rol olarak baktığımızda fark neredeyse sıfır: Melo defansif görevi yaparken bir yandan orta saha ile savunma arasındaki pas trafiğini sağlayacak, bütün bunlar olurken de Selçuk da tıpkı o dönemdeki Montolivo gibi hem orta sahada rakiple ilgilenecek hem de takım hücumdayken aynı şekilde kritik pasları yollayan ve oyunu şekillendiren adam olacak. Selçuk'un şekillendirdiği oyun da Arda, Baros, Elmander ve Kazım gibi oyuncuların elinde son halini alacak, tıpkı Fiorentina'da Montolivo'dan çıkan topun Jovetic, Santana, Gilardino ve Mutu ile rakip ceza sahasında şekillenmesi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melo hamlesi ile birlikte Galatasaray tam anlamıyla 2008/2009'daki Fiorentina'nın oyun sisteminin benzerine sahip olacak. Melo-Selçuk ikilisi uyum sağladığı takdirde o sezon Montolivo-Melo ikilisi ile ligin en uyumlu ve verimli orta sahalarından birine sahip olan Fiorentina'nın verdiği keyfi verecek Galatasaray da. Tabii bunlar kağıt üzerinde, şu an her şey benzer konumda, gerisi uygulayacak ve uygulanacak kişilere kalmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da Felipe Melo adının bu blogda sıkça anıldığı dönemlere ait birkaç yazı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;11 Şubat 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/02/brezilya-2-0-italya-fiorentinallar.html"&gt;Brezilya-İtalya Hazırlık Maçı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;16 Nisan 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/04/felipe-melo-ceza-orta-saha.html"&gt;Felipe Melo ve Cezası&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;30 Haziran 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/06/felipe-melo-hakknda-yeni-iddia.html"&gt;Melo hakkındaki ayrılık haberleri&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8 Temmuz 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/07/melo-juventusta-yatacak-yeriniz-yok.html"&gt;Melo Juventus İle Anlaşıyor&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8 Temmuz 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/07/floransada-olay-var.html"&gt;Melo-Juve Haberlerine Taraftarın Tepkisi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;16 Temmuz 2009 - &lt;a href="http://www.artemiofranchi.net/2009/07/felipe-melo-resmen-juventusta.html"&gt;Felipe Melo Resmen Juventus'ta&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4614425979305708490?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4614425979305708490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4614425979305708490&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4614425979305708490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4614425979305708490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/bir-fiorentinal-gozuyle-galatasarayl.html' title='Bir Fiorentinalı Gözüyle Galatasaraylı Felipe Melo'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-LILn7VUCDos/TirXOUK7MoI/AAAAAAAAFok/RQDZ0Y-79Wg/s72-c/melo%2Bviola.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6683425729693915723</id><published>2011-07-23T14:04:00.004+03:00</published><updated>2011-07-23T14:26:18.455+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Andrea Lazzari Fiorentina'da</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-Z886QgjRNl0/TiqvdewNqbI/AAAAAAAAFoc/rTSrNHHtkDg/s1600/lazzari.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Z886QgjRNl0/TiqvdewNqbI/AAAAAAAAFoc/rTSrNHHtkDg/s320/lazzari.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5632507204986579378" /&gt;&lt;/a&gt;Bergamo-Floransa hattı yine işlemeye başladı. Atalanta'da adını bir şekilde duyurup İtalya'da iyi bir yer edinen futbolcuların bazıları Floransa'ya uğramaya devam etmekteler. Son isim Atalanta çıkışlı olan Lazzari oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya'da artık alıştığımız %50 ortaklık ile transfer oldu Fiorentina'ya. Yani kendisini almak isteyen hem Cagliari'nin hem de Fiorentina'nın kapısını çalacak. Kontratının yarısını aldık ama bu sezon Fiorentina forması ile izleyeceğimiz yazıyor gelen ilk bilgilerde. Muhtemelen iyi bir performans sonrası kalan yarısı da alınacaktır ve Cagliari aradan çıkmış olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazzari'nin adı sezon boyu Milan ile anılmaktaydı ancak adresi orası olmadı. Aquilani'nin kiralanmak üzere olduğu günlerde üzerine bir de Lazzari'nin gelmesi akıllara Montolivo'nun geleceği ile ilgili sorular düşürüyor. Gitmesine hemen hemen kesin gözüyle bakılıyordu ancak bunun seneye gerçekleşeceği düşünülüyordu. Bu iki transferin gerçekleşiyor olması Montolivo'nun Milan'a gidebileceği söylentilerine biraz anlam kazandırdı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Lazzari'nin transferinde geçen ücretten de bahsedelim:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Fiorentina ile bahsettiğimiz yarım sözleşmeyi üç seneliğine imzaladı. Cagliari'ye Lazzari'nin kontratının yarısı için 2.5 ile 3 milyon € arası bir para ödenecek. Oyuncu ise sezon başına 800.000 € alacak Fiorentina'dan. Performansa göre de 250.000 € civarı bir bonus alabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, Cagliari'nin 10 numaralı formasını giyerken Fiorentinalı oldu ve Mutu sonrası Jovetic'in giymek istemediği, Ljajic'in de pek sıcak bakmadığı 10 numaralı formanın yeni sahibi olmasına da kesin gözüyle bakılıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6683425729693915723?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6683425729693915723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6683425729693915723&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6683425729693915723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6683425729693915723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/andrea-lazzari-fiorentinada.html' title='Andrea Lazzari Fiorentina&apos;da'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Z886QgjRNl0/TiqvdewNqbI/AAAAAAAAFoc/rTSrNHHtkDg/s72-c/lazzari.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-146049201628545124</id><published>2011-07-23T03:44:00.004+03:00</published><updated>2011-07-23T03:55:01.179+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Size De Tanıdık Geldi Mi?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-zPagQ2e4wXs/TioZr-4AZkI/AAAAAAAAFoU/Cz4BcUvv7MM/s1600/felipe%2Bmelo%2Bgalatasaray.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-zPagQ2e4wXs/TioZr-4AZkI/AAAAAAAAFoU/Cz4BcUvv7MM/s320/felipe%2Bmelo%2Bgalatasaray.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5632342527383201346" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni transfer &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Felipe Melo&lt;/span&gt;, Galatasaray'a imzayı attı ve ilk sözlerinden biri şu oldu: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Galatasaray'a gelmem tanrının bir lütfu."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözü nereden tanıyorum diyenlerin çoğunun aklına gelmiştir ama hatırlatalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cassio Lincoln&lt;/span&gt;, Galatasaray'a geldiğinde şunu demişti: &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;"Tanrının olmamı istediği yerdeyim."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamaları benzedi ama sonları benzemesin de uzun zaman sonra faydalı olan bir Brezilyalı görelim diyeyim, şimdilik noktayı koyayım. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Felipe Melo ile ilgili yorumlarım da olacak elbet bir Fiorentinalı olarak, gün içerisinde(23 Temmuz) yazmış olurum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-146049201628545124?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/146049201628545124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=146049201628545124&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/146049201628545124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/146049201628545124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/size-de-tandk-geldi-mi.html' title='Size De Tanıdık Geldi Mi?'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zPagQ2e4wXs/TioZr-4AZkI/AAAAAAAAFoU/Cz4BcUvv7MM/s72-c/felipe%2Bmelo%2Bgalatasaray.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6219396451816691737</id><published>2011-07-22T10:00:00.002+03:00</published><updated>2011-07-22T10:00:02.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Shanghai 2011'/><title type='text'>Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-ZaeoN7KDCsE/TijI9dCNxwI/AAAAAAAAFoE/d5gERrxQ6Ls/s1600/rusya%2Bsenkronize%2By%25C3%25BCzme%2Btak%25C4%25B1m%25C4%25B1%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZaeoN7KDCsE/TijI9dCNxwI/AAAAAAAAFoE/d5gERrxQ6Ls/s320/rusya%2Bsenkronize%2By%25C3%25BCzme%2Btak%25C4%25B1m%25C4%25B1%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631972292118300418" /&gt;&lt;/a&gt;Evvela şu &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;senkronize yüzme&lt;/span&gt;den bahsetmem lazım yoksa çatlarım. Sevenine, izleyenine, yazanına, yorumlayanına saygım sonsuz ama ben şu noktada tıkanıyorum: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bireysel rutin&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;-ya da her ne deniyorsa-&lt;/span&gt; ne işe yarıyor? &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Solo teknik rutin, solo serbest rutin&lt;/span&gt;... Bu ikisini anlamam ama düet ve takım rutinleri mantıklı geliyor zira su içerisinde bir gösteri yapılıyor ve uyum var işin içerisinde. Ha bunun teknik kısmı da var, hareketleri doğru aktarma kısmı da var... Gerçi gitgide kendi tezimi çürütüyorum ama dalma müsabakalarında da bireysel ve çiftler olmak üzere iki dal var. Orada da bireyseli izleme, git çiftleri izle illa konu uyumsa diyen olsa verecek cevabım olmaz. Neyse o konuda da dalmayı sadece izlerim, teknik-taktik aşırı bilmem der çekilirim kenara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Senkronize yüzme&lt;/span&gt;de &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Türkiye&lt;/span&gt; de birkaç dalda yarıştı ve en iyi derece solo/bireysel serbest rutinde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Melis Öner&lt;/span&gt;'den gelmiş. Melis Öner &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;22.&lt;/span&gt; sıraya alarak finallerde performans göstermeye yetecek dereceyi elde edememiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dalma&lt;/span&gt;ya geçecek olursa Çinliler aldı yürüdü... Madalya bırakmıyorlar ortada adeta. Dalmada kadınlar ve erkeklerde toplam beşer yarışma var. Bireysel olarak &lt;span style="font-style:italic;"&gt;1 metre tramplen, 3 metre tramplen&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-style:italic;"&gt;10 metre kule&lt;/span&gt;; takım olarak, daha doğrusu senkronize/çiftler olarak ise &lt;span style="font-style:italic;"&gt;3 metre tramplen ve 10 metre kule&lt;/span&gt; var. Hem erkeklerde hem kadınlarda tüm senkronize atlamalar yapıldı ve Çinli sporcular tüm altınların sahibi oldular. Erkeklerde final olarak 3 metre tramplen ve 10 metre kule kalırken, kadınlarda da 3 metre tramplen finali kaldı. Bunların dışında yapılan bireysel yarışmalarda da altın madalyaların hepsi Çinli sporcularda. Erkekler 3 metre tramplen finali &lt;span style="font-style:italic;"&gt;22 Temmuz 2011&lt;/span&gt; tarihinde, yani bugün, dalmadaki tek final olacak. Yarın kadınlardaki son dal tamamlanırken erkeklerde de son yarışma olan 10 metre kulenin ön elemeleri ve yarı finalleri yapılacak. Yüzmenin başlayacağı pazar günü ise 10 metre kuleyle birlikte dalmaya noktayı koyacağız.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-JAZWGEfIAgs/TijI9300LmI/AAAAAAAAFoM/CBd9bYYpFU0/s1600/keri-anne%2Bpayne%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B10%2Bkm%2Balt%25C4%25B1n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 190px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-JAZWGEfIAgs/TijI9300LmI/AAAAAAAAFoM/CBd9bYYpFU0/s320/keri-anne%2Bpayne%2B%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2B10%2Bkm%2Balt%25C4%25B1n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631972299309854306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Açık deniz yüzme&lt;/span&gt; sadece istatistikler ve sonuç tablolarından takip edebildiğim ve izlediğim birkaç defasında hoşlandığım bir dal. Ne yazık ki yayınlayan olmuyor, kötü bir şey bu. Yine de elimden geldiğince bilgileri vereyim ben. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Roma&lt;/span&gt;'da &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;2009&lt;/span&gt;'daki Dünya Şampiyonası'nda &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;10 km&lt;/span&gt;'de şampiyon olan Britanyalı güzel &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Keri-Anne Payne&lt;/span&gt;, Şangay'da da başarısını sürdürdü. Aynı dalda erkeklerde ise &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Thomas Lurz&lt;/span&gt; sürprizi yaşandı ve Alman yüzücüyü geride bırakan isim Yunan yüzücü &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Spyridon Gianniotis&lt;/span&gt; oldu. Lurz için açık deniz yüzmede son dönemin kralı demek doğru olurdu ancak şampiyonanın ilk ciddi sürprizlerinden birinde &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"başarısız"&lt;/span&gt; kısımda yer aldı. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Gerçi Dünya Şampiyonası gibi bir organizasyonda 10 km yüzüp ikinci sırayı almak ne denli başarısızlık olur onu da düşünmek gerek.&lt;/span&gt; Lurz'u geride bırakan Spyridon Gianniotis ise 2000'lerin başında daha çok orta mesafe&lt;span style="font-style:italic;"&gt;(800-1500 metre)&lt;/span&gt; yüzen bir isimdi, son birkaç yılda en uzun mesafeleri gözüne kestirdi ve yavaş yavaş mesafe arttırarak ilerlediği kariyerinde &lt;span style="font-style:italic;"&gt;-şimdilik-&lt;/span&gt; hedefine ulaşmış gibi gözüküyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-MkMqa0IVVvw/TijA1RGgrvI/AAAAAAAAFn8/_jK0FLtZOn8/s1600/%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2Bthomas%2Blurz%2B-%2B10%2Bkm%2Ba%25C3%25A7%25C4%25B1k%2Bdeniz%2Bg%25C3%25BCm%25C3%25BC%25C5%259F.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 232px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-MkMqa0IVVvw/TijA1RGgrvI/AAAAAAAAFn8/_jK0FLtZOn8/s320/%25C5%259Fangay%2B2011%2B-%2Bthomas%2Blurz%2B-%2B10%2Bkm%2Ba%25C3%25A7%25C4%25B1k%2Bdeniz%2Bg%25C3%25BCm%25C3%25BC%25C5%259F.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5631963355383115506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Bu kadar adını andın ama kim bu Lurz?"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; diyenlere hemen açıklamayı yapmayı bir borç biliyorum. Kendisi Roma'daki son şampiyonada &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;duble&lt;/span&gt; yapıp &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;hem 5 km hem de 10 km&lt;/span&gt; dallarında açık deniz yüzmede &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;altın madalya&lt;/span&gt;ları toparladı. Son üç &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Avrupa Şampiyonası&lt;/span&gt;'nda ise altın madalyaları aldı yine &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;10 km&lt;/span&gt;'de. Tabii bir de şu kritik durum var, Lurz kariyerinin şu ana kadarki en iyi dönemini 2008 ve 2012 Olimpiyat Oyunları arasında yaşamakta. Bu şampiyonada sürpriz şekilde kaybettiği altın eğer bir form düşüklüğünün habercisi ise Lurz'u pek de parlak bir Londra macerası beklemiyor olmalı. Ayrıca son bir not, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;kendisinin Universiade 2005'te İzmir'de yarıştığını hatırlatalım. 1500 metre serbestte gümüş madalya almıştı, havuzda da madalyası yok değil hani...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ve Şangay 2011'in yüzme yarışları başlamadan yüzmeyi gündemde tutmayı başaran en ciddi konusuna gelelim son olarak: Cesar Cielo Filho.&lt;/span&gt; CAS'tan karar çıkması bekleniyordu ve o beklenen karar çıktı. Cielo Filho ve vücutlarında yasaklı madde bulunan veya yasaklı maddeyi kullanan arkadaşları için verilen &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;uyarı&lt;/span&gt; cezası onandı, ekstra bir ceza vermeye gerek duymadı CAS. Sadece &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Waked&lt;/span&gt;'e &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;men&lt;/span&gt; cezası geldi ki zaten ilk çıkan kararda da kendisine men cezası verilmişti. Yani &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;FINA&lt;/span&gt;'nın uyarı alan sporcular için talep ettiği üçer aylık men cezaları reddedilmiş oldu. Yüzmede sprintin yeni kralı Cielo Filho'yu önümüzdeki hafta feribot misali havuzu birbirine katıp altın madalyaya uçarken görebileceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6219396451816691737?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6219396451816691737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6219396451816691737&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6219396451816691737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6219396451816691737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-dunya-su-oyunlar-sampiyonas.html' title='Şangay 2011: Dünya Su Oyunları Şampiyonası #1'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZaeoN7KDCsE/TijI9dCNxwI/AAAAAAAAFoE/d5gERrxQ6Ls/s72-c/rusya%2Bsenkronize%2By%25C3%25BCzme%2Btak%25C4%25B1m%25C4%25B1%2B-%2B%25C5%259Fangay%2B2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2597443366458485844</id><published>2011-07-19T13:50:00.004+03:00</published><updated>2011-07-19T13:55:57.890+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Yeni Sezonun İlk Hazırlık Maçı</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;script src="http://player.ooyala.com/player.js?embedCode=w3OHBuMjqxJEmTeCDkxwlB1mn58xkeDD&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;video_pcode=tlMjg6bF71SD4mqN6OgLQKxuEIWp&amp;amp;width=608&amp;amp;deepLinkEmbedCode=w3OHBuMjqxJEmTeCDkxwlB1mn58xkeDD&amp;amp;height=340&amp;amp;hide=channels%2Cinfo"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fiorentina son sezonlarda olduğu gibi yine Cortina'da kampta ve yine amatör düzeyde ekiplerle sezonu açıp ısınma turları atmakta. Gilardino zayıf rakibe bol bol gol atarken kendisine Salifu, Iemmelo, Babacar gibi genç isimler eşlik ettiler. Maç skorunu da verelim: 12-0&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2597443366458485844?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2597443366458485844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2597443366458485844&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2597443366458485844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2597443366458485844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/v.html' title='Yeni Sezonun İlk Hazırlık Maçı'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1515287303093421516</id><published>2011-07-18T15:56:00.003+03:00</published><updated>2011-07-18T16:18:52.611+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Tarih, Tekerrür, Taffarel, Muslera...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-30os31WvBy0/TiQyocQhBeI/AAAAAAAAFns/b2TxUoZrjiY/s1600/muslera-caceres.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 211px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-30os31WvBy0/TiQyocQhBeI/AAAAAAAAFns/b2TxUoZrjiY/s320/muslera-caceres.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5630681104481584610" /&gt;&lt;/a&gt;Bilmiyorum dikkat eden oldu mu ancak Taffarel Galatasaray'a imza attıktan sonra Dünya Kupası'nda oynamaktaydı. 7 Temmuz 1998 akşamı takımı ile Hollanda karşısında final aramaya çıkmıştı. Doksan dakika yetmedi, uzatmalar yetmedi, eşitliği bozma görevi penaltılara kaldı. Taffarel iki penaltı çıkardı ve Brezilya finale doğru gitti. Kupayı alamasalar da Taffarel 1994'ten sonra bir kez daha kupanın iz bırakan kalecilerinden biri oldu. Sonrasında ise unutulmayacak bir Galatasaray kariyeri... Galatasaray o maç öncesi imzayı attırmamış olsa Taffarel'in yolu Türkiye yerine Avrupa'nın diğer büyük ülkelerinden biri olacaktı muhtemelen.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-SKsFqlmeQyY/TiQyoXQZ4UI/AAAAAAAAFn0/YsdcFH6dWRE/s1600/muslera-tevez.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-SKsFqlmeQyY/TiQyoXQZ4UI/AAAAAAAAFn0/YsdcFH6dWRE/s320/muslera-tevez.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5630681103138939202" /&gt;&lt;/a&gt;Ve 16 Temmuz 2011 akşamı, aynı senaryo yine sahnede. Galatasaray'ın Cana'yı verip aldığı Muslera, Copa America'da ev sahibi Arjantin'e karşı "maç kurtaran kaleci" gömleğini üstüne giyiyor ve Arjantin'in birbirinden etkili silahlarına dur diyor. Yine uzatmalar, yine penaltılar... Tıpkı 1998'in 7 Temmuz günü gibi. Galatasaray'ın, transferini bu maçtan önce değil de sonra gerçekleştirmeye çalışsa, transfer etme şansının belki de sıfıra ineceği adam penaltı atışları boyunca kurtarılan tek penaltının altına imzasını atıyor Tevez'in şutunda. Turu geçen taraf Uruguay oluyor; maç sonu sadece Türkiye'de değil tüm dünyada konuşulan ilk isim Muslera, 1998'de Taffarel'in konuşulduğu gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih şimdilik tekerrür etti, devamı da uzun yıllar boyunca aynı başarı çizgisiyle gelir mi göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bir de, bu iki olayda kendi adıma daha ilginç bir benzerlik var. Marmaris'te yaşıyorum ama Datça'da Palamutbükü'nde de ev var. 1998'de Dünya Kupası sırasında Taffarel'in o performansını Palamutbükü'ndeki evde izlemiştim, Copa America'da Muslera'yı da yine aynı evde aynı odada izledim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1515287303093421516?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1515287303093421516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1515287303093421516&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1515287303093421516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1515287303093421516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/tarih-tekerrur-taffarel-muslera.html' title='Tarih, Tekerrür, Taffarel, Muslera...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-30os31WvBy0/TiQyocQhBeI/AAAAAAAAFns/b2TxUoZrjiY/s72-c/muslera-caceres.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6070407877830378240</id><published>2011-07-16T15:26:00.003+03:00</published><updated>2011-07-16T15:31:34.346+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Beyin Bedava!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YXRG-Mcd-k0/TiGD4UMQ3CI/AAAAAAAAFnk/dXg4zu9UYCg/s1600/mihafrancwschihome.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 178px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-YXRG-Mcd-k0/TiGD4UMQ3CI/AAAAAAAAFnk/dXg4zu9UYCg/s320/mihafrancwschihome.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5629926012705889314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Önümüzdeki sezonda kaledeki ilk tercihimiz Boruc veya Neto olacak."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sinisa Mihajlovic&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Frey'in durumunu ve elindeki üç tane ilk 11 oynayacak kalitedeki kaleciyi yorumlarken bu cümle çıkıyor ağzından. Frey muhtemelen yolcu; Frey'i tek kalemde yollamayı düşünen ve önümüzdeki sezon için de pek umut vermeyen Mihajlovic ise istediği gibi at koşturmaya devam ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-6070407877830378240?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/6070407877830378240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=6070407877830378240&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6070407877830378240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/6070407877830378240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/beyin-bedava.html' title='Beyin Bedava!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-YXRG-Mcd-k0/TiGD4UMQ3CI/AAAAAAAAFnk/dXg4zu9UYCg/s72-c/mihafrancwschihome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-164919357677718390</id><published>2011-07-14T19:56:00.000+03:00</published><updated>2011-07-14T20:07:56.391+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><title type='text'>Şangay 2011: Cumartesi Başlıyor!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-HRzsszxKhpg/Th7n-4RkEZI/AAAAAAAAFnc/cBNNfzRtmXA/s1600/fina2011.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 303px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-HRzsszxKhpg/Th7n-4RkEZI/AAAAAAAAFnc/cBNNfzRtmXA/s320/fina2011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5629191651703656850" /&gt;&lt;/a&gt;Yüzmede yılın en büyük olayına artık sayılı saatler kaldı. Cumartesi sabahı Çin'de başlayacak olan şampiyona 16-31 Temmuz arasında düzenlenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16-24 Temmuz'da senkronize ve bireysel dalma yarışmaları; 19-23 Temmuz'da açık deniz yüzme yarışmaları, 16-23 Temmuz'da senkronize yüzme yarışmaları; 17-30 Temmuz'da su topu maçları ve 24-31 Temmuz'da organizasyonun assolisti yüzme yarışmaları yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Shanghai Oriental Sports Center&lt;/span&gt; ise yarışmalara/maçlara ev sahipliği yapacak olan kompleksin adı. Kompleks &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;18.000&lt;/span&gt; kişilik kapalı ve tribünlü havuza -ki kayıtlara "arena" olarak da geçiyor kendisi-, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;5000&lt;/span&gt; kişilik kapalı ve tribünlü havuza ve &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;5000&lt;/span&gt; kişilik açık havuza sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de yayın hakkı konusunda ne gelişme oldu, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;TRT Spor&lt;/span&gt; veya başka bir kanal hakları aldı mı henüz bilmiyorum ancak &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Eurosport&lt;/span&gt; şampiyonayı yayınlayacak. Bu yeterli ve güzel bir gelişme benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yazıyla favorilerin form durumundan ve hazırlıklardan bahsetmiştim. Şimdi de şampiyona öncesi son kez sporculara göz atıp bundan sonraki yazıları şampiyonaya ayıralım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brezilya'nın erkeklerde 50 ve 100 metre serbest Olimpiyat şampiyonu Cesar Cielo Filho takım ile birlikte Çin'e gitti ancak CAS'ın kendisi ile ilgili vereceği kararı bekliyor. 24 Temmuz günü yüzme yarışları başlayana kadar hakkında ekstra bir karar çıkarsa madalya umutlarını havuzun dibine yollamak zorunda kalacak. Mayıs ayında kendisinde yasaklı madde(idrar söktürücü) bulunmuştu ve uyarı almıştı, CAS son kararında kendisine uyarı yapmayı uygun görmüştü ancak yeni bir karar çıkar mı veya hüküm giyer mi henüz belirsizliğini koruyor. Brezilya'daki spekülasyonlara göre kendisi altı aylık bir ceza alıp Şangay'da yarışma şansını kaçıracak ve 2012 Olimpiyatları'nda yüzebilmek tek hedefi olacak ki bu hedef de WADA kurallarına göre iki yıla kadar ceza alabilmesi mümkün olan sporcu için henüz belirsizliğini koruyor. Brezilyalı yüzücü kendini kampa almak için takımdan bir gün önce yola çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonaya, dağa doğrusu yüzme yarışmalarına adım adım yaklaşırken CAS kanadından da açıklama geldi. Cesar Cielo Filho ile ilgili karar için Şangay'da 20 Temmuz günü toplanılacağını ve kararın en geç 22 Temmuz akşamı kesinlik kazanacağını söylediler. Yani bizler için en geç 22 Temmuz gününün öğle saatlerinde karar açıklanmış olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Koreli Olimpiyat şampiyonu Park Tae-Hwan ise gözünü madalyadan ziyade dünya rekoruna dikmiş durumda: "Öncelikle hedefim Olimpiyat altını kazanmaktı ve bunu çoktan başardım. Artık, yeni bir dünya rekoru kırmayı hedefliyorum." diyerek iddiasını ortaya koyuyor. Bilindiği üzere artık teknolojik mayolar değil yine eskisi gibi kumaş mayolar kullanılıyor ve bu eski tip mayolarda erkekler 400 metre serbestin en iyisi 3.40.08'lik dereceysiyle Ian Thorpe. Eski mayolara 2010'daki kesin dönüşün ardından bu dalda en iyi dereceler 2010'da 3:41.53 ile Park'tan gelirken bu yıl da Sun Yang 3:41.48 ile nisan ayında dünyanın en iyi derecesine sahip oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada unutmadan evvel eklemem lazım, CAS ve Cielo Filho arasında bu kadar çok haberin-konunun dönüyor olmasının ve uyarı ile geçiştirilebilecek olayın didik didik aranmasının sebebi ise dopingin rastlandığı turnuvanın dünya şampiyonasına katılmak için derecelerinin dikkate alındığı yarış olması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-164919357677718390?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/164919357677718390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=164919357677718390&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/164919357677718390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/164919357677718390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/sangay-2011-cumartesi-baslyor.html' title='Şangay 2011: Cumartesi Başlıyor!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-HRzsszxKhpg/Th7n-4RkEZI/AAAAAAAAFnc/cBNNfzRtmXA/s72-c/fina2011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7794723385500968537</id><published>2011-07-06T11:43:00.003+03:00</published><updated>2011-07-06T11:47:41.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><title type='text'>Güzel Spor, Güzel İnsanlarla Olur...</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;object width="480" height="270" id="wat_6501177"&gt;&lt;param name="FlashVars" value="oasTag=video.eurosport.tr/cycling/tourdefrance&amp;amp;recoTf1=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Fbisiklet%2Ffransa-bisiklet-turu%2F2011%2Fvideo-list.shtml&amp;amp;permalink=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Fbisiklet%2Ffransa-bisiklet-turu%2F2011%2Fmuthis-goruntu_vid187267%2Fvideo.shtml&amp;amp;v40=1&amp;amp;nedstatTag=http://fr.sitestat.com/eurosport/eurosporttr/s?video.nofamily.cycling.none.tour-de-france.2011.m%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc.video.eurosport.187267&amp;amp;ns_st_pr=freevod | cycling | none | tour-de-france | M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_prg=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_prd=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_vid=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_langid=9&amp;amp;es_sport=cycling&amp;amp;es_cmpt=none&amp;amp;es_event=tour-de-france&amp;amp;es_embedded=0&amp;amp;ns_st_ty=freevod&amp;amp;ns_st_st=freevod&amp;amp;ns_st_pl=freevod&amp;amp;ns_type=hidden&amp;amp;ns_st_ev=play&amp;amp;ns_st_ec=1&amp;amp;ns_st_mp=EurosportWAT&amp;amp;ns_st_mv=1.0&amp;amp;ns_st_sv=4.1.0&amp;amp;ns_st_id=generate&amp;amp;ns_st_cn=1&amp;amp;ns_st_sp=1&amp;amp;ns_st_sq=1&amp;amp;ns_st_po=0&amp;amp;ns_st_pn=1&amp;amp;ns_st_tp=1&amp;amp;ns_st_cl=1000&amp;amp;ns_st_el=1000&amp;amp;ns_st_pb=1&amp;amp;ns_st_ws=norm&amp;amp;ns_st_cs=0x0&amp;amp;ns_st_ca=1000&amp;amp;ns_st_bt=0&amp;amp;ns_st_br=0&amp;amp;ns_st_ub=0&amp;amp;ns_st_vo=0##http://tracking.eurosport.com/tracking.asmx/SendTrack?langId=9&amp;amp;refId=187267&amp;amp;typeNu=27&amp;amp;parCode=&amp;amp;famId=-1&amp;amp;sportid=18&amp;amp;speId=33815&amp;amp;rubId=-1"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.wat.tv/swfesp/902958nIc0K116501177"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.wat.tv/swfesp/902958nIc0K116501177" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="oasTag=video.eurosport.tr/cycling/tourdefrance&amp;amp;recoTf1=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Fbisiklet%2Ffransa-bisiklet-turu%2F2011%2Fvideo-list.shtml&amp;amp;permalink=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Fbisiklet%2Ffransa-bisiklet-turu%2F2011%2Fmuthis-goruntu_vid187267%2Fvideo.shtml&amp;amp;v40=1&amp;amp;nedstatTag=http://fr.sitestat.com/eurosport/eurosporttr/s?video.nofamily.cycling.none.tour-de-france.2011.m%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc.video.eurosport.187267&amp;amp;ns_st_pr=freevod | cycling | none | tour-de-france | M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_prg=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_prd=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_vid=M%c3%bcthi%c5%9f-g%c3%b6r%c3%bcnt%c3%bc&amp;amp;es_langid=9&amp;amp;es_sport=cycling&amp;amp;es_cmpt=none&amp;amp;es_event=tour-de-france&amp;amp;es_embedded=0&amp;amp;ns_st_ty=freevod&amp;amp;ns_st_st=freevod&amp;amp;ns_st_pl=freevod&amp;amp;ns_type=hidden&amp;amp;ns_st_ev=play&amp;amp;ns_st_ec=1&amp;amp;ns_st_mp=EurosportWAT&amp;amp;ns_st_mv=1.0&amp;amp;ns_st_sv=4.1.0&amp;amp;ns_st_id=generate&amp;amp;ns_st_cn=1&amp;amp;ns_st_sp=1&amp;amp;ns_st_sq=1&amp;amp;ns_st_po=0&amp;amp;ns_st_pn=1&amp;amp;ns_st_tp=1&amp;amp;ns_st_cl=1000&amp;amp;ns_st_el=1000&amp;amp;ns_st_pb=1&amp;amp;ns_st_ws=norm&amp;amp;ns_st_cs=0x0&amp;amp;ns_st_ca=1000&amp;amp;ns_st_bt=0&amp;amp;ns_st_br=0&amp;amp;ns_st_ub=0&amp;amp;ns_st_vo=0##http://tracking.eurosport.com/tracking.asmx/SendTrack?langId=9&amp;amp;refId=187267&amp;amp;typeNu=27&amp;amp;parCode=&amp;amp;famId=-1&amp;amp;sportid=18&amp;amp;speId=33815&amp;amp;rubId=-1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="270"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="watlinks" style="width:480px;font-size:11px; background:#CCCCCC; padding:2px 0 4px 0; text-align: center;" align="center"&gt;&lt;a target="_blank" class="waturl" href="http://video.tr.eurosport.com/bisiklet/fransa-bisiklet-turu/2011/muthis-goruntu_vid187267/video.shtml"&gt;Fransa Bisiklet Turu'nda müthiş görüntü&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7794723385500968537?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7794723385500968537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7794723385500968537&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7794723385500968537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7794723385500968537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/guzel-spor-g.html' title='Güzel Spor, Güzel İnsanlarla Olur...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8077424508691614525</id><published>2011-07-04T17:45:00.002+03:00</published><updated>2011-07-04T18:02:58.027+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Yolun Açık Olsun Lorik!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-fNMBkd0Mzow/ThHSi6Q53-I/AAAAAAAAFnE/oC4gjnftrps/s1600/cana.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-fNMBkd0Mzow/ThHSi6Q53-I/AAAAAAAAFnE/oC4gjnftrps/s320/cana.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5625508906760003554" /&gt;&lt;/a&gt;Öncelikle şunu diyeyim: Fernando Muslera için Lorik Cana'yı feda eden zihniyetteki insanlarla aynı takımı tutuyor olmaktan utanıyorum. Yazık. Kaleci transferi madem bu kadar önemli bir hamle, sezonu milli takım ile Copa America'da açan ve takıma temmuz sonunda katılacak olan Muslera ile ne işimiz var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaleci transferi Lorik Cana gibi bir ismi harcamayı gerektirecek kadar önemliyse Muslera transferi mantıksız bir hal alıyor. Bu kadar acil olduğuna göre takımla çalışma dönemi ciddi bir hazırlık olmalıydı. Keza buna bağlı olan uyum süreci de... Takıma bir ay geç katılacak olan adamı, takımla ilk hazırlık dönemini geçiremeyecek adamı Lorik Cana gibi uyum sağlamış ve katkısı tartışmasız -tartışanla futbol konuşmaya gerek bile duymam- bir adamı kaybetme pahasına getiriyoruz. Bu noktada mantık dışı oluyor işte her şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster istemez de aklıma şu geliyor: Bu mu bazılarınızın çok güvendiği ve &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Artık akıllanmış, mantıklı düşünüyor."&lt;/span&gt; dedikleri Fatih Terim? Acıyorum sizlere, başarılar Fatih Hocanızla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa kupalarında olmayan bir takımız ki şike iddiaları sonucunda Fenerbahçe ve Trabzon düşürülse bile Avrupa kupalarında yokuz. E o halde ne demek bu eldeki yıldızı verip de geleceği meçhul bir kaleci alma sevdası? Tutarsa on senemiz garanti, hiç sıkıntı çekmeyiz demeyin, Cana da tutuyordu ve o bölgede üst düzey bir oyuncuya sahiptik. Başka bir açığı kapatmak için diğer tarafta daha büyük bir boşluk açmak mantıksızdır. Borç alarak borç ödemeye benzer bu ve borçlarını başka bir yerden borç alarak ödeyenler her seferinde daha da dibe gitmekten kurtulamazlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8077424508691614525?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8077424508691614525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8077424508691614525&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8077424508691614525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8077424508691614525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/yolun-ack-olsun-lorik.html' title='Yolun Açık Olsun Lorik!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-fNMBkd0Mzow/ThHSi6Q53-I/AAAAAAAAFnE/oC4gjnftrps/s72-c/cana.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1462861987544393656</id><published>2011-07-03T22:38:00.000+03:00</published><updated>2011-07-03T22:38:47.499+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><title type='text'>Wimbledon Günlüğü #3 - Final</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/0bqJ8JtdVU1S6/610x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" src="http://cache.daylife.com/imageserve/0bqJ8JtdVU1S6/610x.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sonucu öncesinden belli bir finaldi desem, kendimin de dahil olduğu Nadal destekçilerine ayıp etmiş olur muyum? Bence olmam. Maç başlamadan önce elde çok önemli bir veri vardı: Djokovic, rakibi Nadal'ı hepsi de finallerde dört kere mağlup etmişti, hem de aynı sezon içinde. En önemlisi de bunların ikisini rakibinin en güçlü olduğu zeminde, toprakta başarmıştı. Bununla da sınırlı değildi Djokovic lehine veriler: Açık ara en formda oyuncuydu ve son bir yıldır Federer dışında hiçbir oyuncuya mağlup olmamıştı. Djokovic, son bir sezonda kortlardaki en komple oyuncu haline gelmişti ve bunu kırabilen tek oyuncu Federer'in oyun tarzıyla finaldeki rakip Nadal'ın oyun tarzı taban tabana zıttı. Yani, maça başlamadan baktığınızda yukarıdaki fotoğrafı görür gibi oluyordunuz zaten. Kazın ayağı öyle olmasa da fotoğraf değişmedi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Maçın başlangıcından onuncu oyununa kadar standart bir Nadal - Djokovic maçı seyrediyorduk. İki oyuncu da servislerinde sağlam duruyor, zaman zaman birbirlerinin servis oyunlarında ataklar yapıyor ama her ikisi de buna bir cevap yetiştirebiliyordu. Ancak o oyunda bir final maçının kaderini belirleyen nüanslar belirginleşti ve bir anda Nadal kendisini setlerde 1-0 geride buldu. Djokovic geride olmanın da etkisiyle afallayan rakibinin boşluğundan çok iyi yararlanıp ikinci seti de yarım saatte kendi lehine sonuçlandırınca Rafael Nadal geri dönülmez noktaya gelmişti bile.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/00Nzdnb1dB2ws/610x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="286" src="http://cache.daylife.com/imageserve/00Nzdnb1dB2ws/610x.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Djokovic'in ilk iki setteki en önemli başarısı oyun standardını en uygun anda gerekli seviyeye çıkarabilmesiydi. Nadal karşısındaki performansı turnuvada herhangi başka bir oyuncuya karşı oynadığı oyundan çok da farklı değildi; yine üst düzeydi; yine akıllı, akıcı ve dayanıklı bir oyun çizgisindeydi. Nadal buna zamanında tepki veremeyince dört sette maçı kaybetti. Oysa dördüncü setin ilk oyununda maçı beş sete götürüp oyunun gidişatını tam anlamıyla lehine çevirebileceği şans ayağına gelmişti. Nadal maç boyunca dominant olması gereken anlarda bunu başaramadı ya da denemedi bile. Bu konuda başarılı olabildiği tek seti ise kazandı. Oysa Grand Slam turnuva şampiyonluklarının çift haneli bir sayıya çıkmasının en önemli sebeplerinden ikisi rakibi üzerinde kurduğu baskı ve rakibinin kurduğu baskıya karşı verdiği iyi reaksiyonlardı. Nadal, üçüncü sete kadar servis kırma puanı oynayamadı ve çeviremedi. Mental acizliği Nadal'ın en büyük başarısızlığı olarak karnesine yazıldı. Onun için acı bir ilk oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Wimbledon '11 tenis dünyasının geleceği için bir turnusol kağıdı görevi gördü ve geleceğe dair gelişmelerin bir bölümünü önümüze koydu. Bunlar kabaca şöyle:&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Büyük Üçlü'nün güçlü halkası artık Djokovic ve önemli bir düşüş yaşamazsa bunu bir hatta iki sezon daha götürebilecek potansiyeli var. Kuvvete dayalı oyunu zeka, dayanıklılık ve teknikle birleştirerek tenis vizyonu olarak diğer iki rakibinin bir gömlek üstüne çıkmış durumda.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Federer artık ruhsal olarak tenisten uzaklaşmaya başlıyor. 2-0 öne geçtiği Wimbledon çeyrek finalini kaybetmesinin başka mantıklı bir açıklaması yok. 2012'den sonra emekli olacağı dedikodularını haklı çıkardı görüntüsü.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Nadal kariyerinin gerçek sınavını yaşamaya başladı. Federer her zaman muhteşem bir tenisçiydi ama oyun tarzı asla Nadal'ı kalıcı bir şekilde zorlamadı. Artık karşısında gerçek bir rakip, gerçekten onu zorlayan bir oyun stili var. Nadal buna da bir çare üretebilirse gerçek bir efsane olarak tarihte yerini alacak. Çünkü bundan sonra kazanacağı her Grand Slam, Grand Slam rekoruna doğru atılmış bir adım olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Murray kortta soğukkanlı olmayı öğrenmezse dört numaradan yukarısı zor. İngilizler'in Wimbledon'da verdiği gazı diğer turnuvalarda itinayla alırlar, alıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Yeni nesil yeteneklere karşı dikkatli olmalı. Sadece bizlerden, seyirciden söz etmiyorum. Tomic yarı final maçında Djokovic'i Nadal'dan çok daha fazla zorladı örneğin. Dimitrov ve Raonic ise diğer isimler. Sıralamanın ilk dört sırası uzun zamandır yerlerinin rahat olmasına alışkın, yakında bu da değişebilir gibi durmakta artık.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Wimbledon 2011 finali Djokovic'in şampiyonluğuyla sonuçlandı ama maç öncesi ve sırasında görülenler bir kupanın sahibinin belirlenmesinden daha fazlasına işaret etmekte. Tenis artık yeni bir liderle yeni bir döneme doğru gidiyor olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1462861987544393656?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1462861987544393656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1462861987544393656&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1462861987544393656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1462861987544393656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/wimbledon-gunlugu-3-final.html' title='Wimbledon Günlüğü #3 - Final'/><author><name>a.c. sedef</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11873389078665421541</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_W6RCqQjCAKc/TCKPsZsixEI/AAAAAAAAAEw/xObI8FzWGPI/S220/981-OmerUluc4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7817522000164197715</id><published>2011-07-02T09:51:00.004+03:00</published><updated>2011-07-02T10:04:44.745+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Games'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Franchi'/><title type='text'>Not Defteri #48</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-gaTTH0RBeHE/Tg7DA_XH-jI/AAAAAAAAFm8/x7Yog7FJub8/s1600/andrey%2Bar%25C5%259Favin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-gaTTH0RBeHE/Tg7DA_XH-jI/AAAAAAAAFm8/x7Yog7FJub8/s320/andrey%2Bar%25C5%259Favin.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5624647406408170034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hah! &lt;strong&gt;48&lt;/strong&gt; oldu not defteri. Plaka oldu, Marmaris oldu(Muğla demedim evet).&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;CoD: Black Ops&lt;/strong&gt; kadar da dandik oyun... &lt;strong&gt;Activision&lt;/strong&gt; tarihinin en kötü oyunlarından biri olsa olur. En kötü olamaz da, yine son üç oyuna girer, en iyi ihtimalle beş. Yok yok, üç iyi; en kötü üçten biri.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temmuz denen şey böyle soğuk geçmemeli. &lt;strong&gt;Ezel&lt;/strong&gt;'deki Temmuz'dan değil, ay olanından bahsediyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ezel de ne biçim bittiydi be...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Güneye inip cayır cayır yanalım diyenlere güneyden sesleniyorum: &lt;strong&gt;GELMEYİN.&lt;/strong&gt; Zira yanacak bir şey yok, serin. Ben zaman zaman üşüyorum bile sabaha karşı. Gerçi ben hep üşüyorum o başka konu, başka bir manyaklık dalı.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu bağlamda denizin dibinde olmama rağmen sahile ayak basmayalı ve denizle temas kurmayalı tam bir hafta olduğunu belirtmem lazım. Giremiyorum, götüm yemiyor evet itiraf edeyim. Soğuk denizi sevmem.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ruslar sıcak denizlere inme politikasını Ağustos ayında geliştirdiler sanırım. Temmuz pek de sıcak deniz politikası geliştirilecek bir ay değil. En azından ilk haftası falan değil.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ha Rusların denizleri bizim en soğuk denizimizden kat kat daha soğuk, onu da şey etmek lazım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;Ne çok Rus dedim arkadaş ya.&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;ALLAH BELANI VERSİN ARŞAVİN.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Arşavin&lt;/strong&gt; de tam pırlanta markası olmalık isim gibi geliyor bana ama olmayadabilir. Olur diyenden telif isterim -yarım ekmek döner ısmarlarsın artık fikri (ç)alan arkadaş!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Black Ops'un tırtlığından dem vurmuşken tarihin gördüğü en kötü kamera açılarından birine de &lt;strong&gt;Dead Space&lt;/strong&gt;'in ev sahipliği yaptığını eklemeden geçmeyelim. O ne kötü, o ne saçma, o ne mantıksız açıdır. FPS asla değil, TPS belki ama tam da değil. ?PS lan bu oyun? &lt;strong&gt;GPS&lt;/strong&gt; falan çıkmasın o karambolde?&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Az uyuyunca böyle saçma şeyler oluyor olabilir. Ben gideyim çay koyayım o zaman.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kendime küfür olarak &lt;em&gt;"bsg çay koy"&lt;/em&gt; dermiş gibi değil ama... Cidden çay doldurmaya gidiyorum çünkü çayım bitince Not Defteri de biter diye hesapladım ve bitti çayım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Çayım ve dayım&lt;/strong&gt; arasında tek harf farkı var ki o harfler de alfabede yan yana.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7817522000164197715?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7817522000164197715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7817522000164197715&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7817522000164197715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7817522000164197715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/07/not-defteri-48.html' title='Not Defteri #48'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-gaTTH0RBeHE/Tg7DA_XH-jI/AAAAAAAAFm8/x7Yog7FJub8/s72-c/andrey%2Bar%25C5%259Favin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7051540142282204784</id><published>2011-06-30T23:59:00.000+03:00</published><updated>2011-07-01T03:28:21.543+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Almanya 2011 #2</title><content type='html'>Kadınlar Dünya Kupası'nda C ve D gruplarında ilk maçların oynanmasıyla birlikte tüm gruplarda ilk maç günleri tamamlanmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C Grubu iki galibiyete sahne oldu ilk maçlar sonunda. Kupa tarihinde iki şampiyonluğu bulunan ABD başarı sözüyle katıldığı turnuvaya şimdilik sözünü tutarak başladı ve 2-0'lık galibiyet onları ilk gün sonunda averaj ile lider yaptı. Eski finalistlerden İsveç ise turnuvaya ilk kez merhaba diyen Kolombiya'yı tek golle devirip daha ilk maçtan gruptan çıkma yolunda avantajı eline geçirdi:&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="270" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xjlsjw"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xjlsjw_c-grubu-nda-ilk-maclar-tamamlandy_sport" target="_blank"&gt;C Grubu&amp;#039;nda ilk ma&amp;ccedil;lar tamamlandı&lt;/a&gt; &lt;i&gt;  &lt;a href="http://www.dailymotion.com/EurosportTurkiye" target="_blank"&gt;EurosportTurkiye&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D Grubu da ilk maçlarda iki takımın kolayca sıyrıldığı bir diğer grup oldu. &lt;a href="http://tr.eurosport.com/futbol/fifa-kad-nlar-dunya-kupas/2011/favori-brezilya-sasirtmadi_sto2852693/story.shtml"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Brezilya favori olduğu şampiyonaya galibiyetle başlarken&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;, Norveç ise erkeklerde adı sanı duyulmayan ancak kadınlarda Dünya Kupası'na katılma mutluluğu yaşayan Afrika temsilcisi Ekvator Ginesi'ni aynı skorla devirdi:&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="270" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xjlwtp"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xjlwtp_norvec-tek-golle_sport" target="_blank"&gt;Norve&amp;ccedil; tek golle&lt;/a&gt; &lt;i&gt;  &lt;a href="http://www.dailymotion.com/EurosportTurkiye" target="_blank"&gt;EurosportTurkiye&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Eurosport.com Türkiye - &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://tr.eurosport.com "&gt;http://tr.eurosport.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7051540142282204784?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7051540142282204784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7051540142282204784&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7051540142282204784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7051540142282204784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/almanya-2011-2.html' title='Almanya 2011 #2'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1559041913366102172</id><published>2011-06-29T20:34:00.002+03:00</published><updated>2011-06-30T11:07:47.911+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Others'/><title type='text'>O İnternet Hiç Gelişmeyecekti...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-E9mRa1-oyec/TgtjfrkrzuI/AAAAAAAAFl0/CEKq3TDFMSE/s1600/all.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-E9mRa1-oyec/TgtjfrkrzuI/AAAAAAAAFl0/CEKq3TDFMSE/s320/all.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5623697955625881314" /&gt;&lt;/a&gt;Önceden bazen diyordum, şimdi ise sıklıkla: "Keşke internet bu kadar çok gelişmeseydi, her şey böyle büyüyüp ilerlemeseydi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bu kullandığımız internet bu kadar çabuk ulaşılabilir olmasa, eskisi gibi ulaşması zor, kullanması zahmetli, çok kullanması ise ekonomik olarak zor olsaydı çoğu şey farklı olacaktı. Keşke bu dediğim şartlar eskisi gibi devam etseydi, o zaman Türk insanı her spora bu kadar kolay ulaşamayacaktı. Her sporda taraf olup kendini söz sahibi zanneden insanlar türemeyecekti böyle. Herkes ilgilendiği birkaç sporu bilecekti, onlara yoğunlaşacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 sene önce bir saniye bile kaçırmadan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İstanpool 99&lt;/span&gt;'u izlerken futbol ve yüzmeden başka bir sporu pek bilmezdim mesela. Hala da futbol, yüzme, bisiklet dışında çok şey bilmem, bilmek istemem. Ki yüzme veya futbol konusunda bildiklerimin yarısını bile bilmem bisiklette. Futbol kendimi bildim bileli, yüzmeye denizde yüzmek değil de spor olarak ilgim de 1999 ile başladı. Öncesinde denizde yüzmeyi seven bir insanken İstanbul'daki Avrupa Şampiyonası ile birlikte spor olarak da yüzmeyi takip eden bir insan oldum. Bisiklet çok daha yeni, belki beş sene falan olmuştur. Öncesinde bisikletle sık gezip tozan ama spor olarak TV'de çok ilgilenmeyen birisiydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşününce hala en fazla bu üç sporla ilgileniyor olmamı şans olarak görüyorum. Her spora saçma sapan ahkam kesip hepsini sanki iyice kavramışım gibi konuşacağıma, bu üçü hakkında net konuşup, sevdiğim diğer birkaç spor için de iyi ve izlerken her şeyin farkında olacak kadar bilen bir izleyici olmayı yeğlerim. Mesela basketbolda sevgi-ilgi ölçeğim Galatasaray'dır. Onlar iyiyken NBA'i de daha çok izlerim, Euroleague ve Eurocup da ilgimi çeker. Ancak Galatasaray kötüyse basketbolda sadece Galatasaray'ı izler diğerlerine denk düşmedikçe gözümü çevirmem. Gece uyanık duran bir insan olduğumdan NBA'i o saatteki tek alternatif olduğundan sık takip ederim. Buna rağmen de tutup basketbol konusunda oyununu sevmediğim üç beş adamı eleştirmekten ileri gidip teknik veya taktik konulara girmem, giremem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atletizm, tenis ve Formula 1 az önce bahsettiğim "iyi izleyici" tanımına uyar benim için. Daha fazlası değilim, olmak da istemem, onlara daha çok yoğunlaşıp çok büyük detaylara inersem yüzme-futbol-bisiklet üçlüsüne daha az zaman ayırırım çünkü. Gerçi futbola zaman ayırmasak da o herhangi bir anda zamanımızdan kendi payına düşen kısmı çıkarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ancak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde bakıyorum, futbolla ilgilenen ve yanına birkaç spor koyan adam ay içerisinde snooker, tenis, futbol, at yarışı(aslında sadece Gazi Koşusu), Amerikan futbolu(ki bu da sadece superbowl) diyor... Hatta bunlar da kesmiyor ve basketbol, atletizm, beyzbol falan ne bulursa yorumluyor "şu şudur, bu budur" diyor, bilmeden konuşmak oluyor bu da. Futbol, basketbol, x, y diye dört veya beş sporla ilgilen ama bu kadar da şovmen olup internetten gelen bilgiyle hepsinde uzman olma be.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl boyu Amerikan futbolu takip etmeyip de senede bir kere Super Bowl izleyip anlık yorum yapma. At yarışına koca sezonda hiç bakmayıp Gazi Koşusu geldiği zaman taraf olma, şova kalkma. Yemezler. Motor sporlarını şeyine takmayıp da senede bir kere F1'in son yarışını izleyip, bir kere de Le Mans 24 Hours izleyip motor sporcusu olma bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Phelps rekor için yüzüyorum dediği zaman yüzme izlemeye kalkıp Olimpiyatlar bittiği zaman dönüp gitme, o havuza dört senede bir bakacağına hiç bakma, ya da bakıyorsan da uzmanıymış gibi yorum yapma. Bırak senin dört yılda bir izleyerek edindiğin bilgi dağarcığı değil, sezon boyu yüzme izleyen takip eden adamın dağarcığı bilgilendirsin insanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Weylandt'ın ölümüyle sonrasındaki nötralize etabı izleyip "Herkes saygılı. Ay ne de duygusal." diyerek bisiklet fedaisi olma, hemen ardından koskoca üç haftalık turu iki kaza haberi ile "şu kazanır bu kaybeder" diye yorumlamaya kalkma. Bırak o turu günlerce izleyen yorumlasın. Bir sporcunun ölümüne olan üzüntünü anlatman için ilgilenmediğin sporda uzman taklidi yapmana gerek yok. Hatta daha da saçma insanlar var, Kırkpınar'ı yorumluyor adam finalden sonraki iki dakikalık haber bültenini izleyerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her spor için tek tek üretilir bunlar... Oturduğum yerde sadece şampiyona izleyip haberlerle pek ilgilenmeden atletizm yazarken izlediğim şeyi yazarım. Sporu tüm taktik detaylarıyla yazmaya kalkarsam bu işi hakkıyla yapana karşı mahçup olurum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak işte insanımızda bu yok. Adam Twitter üzerinden saatlerce Gazi Koşusu, Super Bowl gibi şeyleri yorumluyor. Buz hokeyi ile ilgisi kavga görüntülerinden ibaret olan adam NHL finalleri geldiği zaman gözünü ayırmadan izliyor "Aman ha geri kalmayayım, önemli bir hadise olurken benim yorumum olmazsa eksik kalırım" düşüncesi ile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir halt ettik diye düşünürlerken komik duruma düşüyorlar ve işin acı tarafı, farkında olamıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1559041913366102172?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1559041913366102172/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1559041913366102172&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1559041913366102172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1559041913366102172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/o-internet-hic-gelismeyecekti.html' title='O İnternet Hiç Gelişmeyecekti...'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-E9mRa1-oyec/TgtjfrkrzuI/AAAAAAAAFl0/CEKq3TDFMSE/s72-c/all.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1957171926370441975</id><published>2011-06-29T15:08:00.001+03:00</published><updated>2011-06-29T20:56:52.173+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><title type='text'>Wimbledon Günlükleri #2</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yeşil çimin yegane büyük turnuvası tüm hızıyla devam ediyor ve artık hem kadınlar hem de erkeklerde "sadede gelindi." Birinci tur sonrası iki, üç ve dördüncü turlar geçildi ve gerçek er meydanı olan son 8'e gelindi. İşte çeyrek finaller öncesi atlanmaması gereken detaylar...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/0cSK3gT0K8aXx/x610.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://cache.daylife.com/imageserve/0cSK3gT0K8aXx/x610.jpg" width="209" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Önceliği ev sahibine, Federer'e vermekte engel görmüyorum: Ki, aynı zamanda, Federer şu an Merkez Kort'ta kupayı kaldırmaya en yakın isim gibi gözüküyor. Youzhny maçında kaybettiği bir set dışında kusursuz bir gidiş sergiliyor, yani neredeyse. Geçen seneki Wimbledon'da ilk turdaki Falla sürprizi ve yolda Berdych'e takılması sırasında Federer bu kadar sağlam bir görüntü çizmiyordu da. Bu sene oyunu ve ruh hali açısından çok sağlıklı, çok sağlam bir Wimbledon yolculuğu yapıyor. İzleyebildiğim iki maçında da çim kort oyunu literatürünün sınırlarını delen vuruşları, servisleri; neredeyse oyunundaki her şeyiyle "Geliyorum," dedi. Yine de, bu harika tablo Fedex'in önüne engeller çıkartılamayacak kadar kusursuz bir oyunu olduğu anlamına gelmiyor. Youzhny'ye kaybettiği set ve turlar ilerledikçe -yani rakiplerin kalitesi arttıkça- büyüyen basit hata sorunu çeyrek final için çok önemli bir mesele olmasa da yarı finaldeki olası Djokovic ve finaldeki Nadal eşleşmelerini kaderini değiştirebilecek bir ayrıntı haline gelebilir. Sonuçta her iki potansiyel rakip de oyun içi dayanıklılıkları ve rakiplerini yıldıran oyun stilleriyle tanınıyor. Fedex, çöplüğünde şampiyonluğu istiyorsa bu iki "canavarın" dehşetine karşı da hazır olması gerektiğini unutmamalı.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/0bKYeDyd8Xgam/610x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="208" src="http://cache.daylife.com/imageserve/0bKYeDyd8Xgam/610x.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Çöplüğün sahibinden geçelim Dünya Sıralaması'nın tepesindeki adama... Açık konuşmalı, Nadal'ı tanımayan bir seyirci maçlarını takip etse final favorileri arasında göstereceğini sanmıyorum. İlk iki turda eşleştiği iki çok kolay rakipten sonraki iki turda da oyununu bozmak için tablodaki en uygun sayılabilecek oyuncuların karşısına çıktı. Hele Müller maçında oyunun durmasına yol açan yağmur olmasa Nadal için çok daha zor bir maç olacağı belliydi. Belki turu bile geçemeyecekti. O yağmur ve oyun arası Nadal için bir lütuf oldu ve dördüncü turda Del Potro karşısına çıktı. Bu kez, Nadal kendi şansını kendi yarattı. Maç içinde ayağında yaşadığı sıkıntıya ve ilk setin tie-break'inde 3-0 geriye düşmesine rağmen, Del Potro gibi kalburüstü bir tenisçi karşısında maçı dört sette kazanmayı başardı. Nadal'ın bu noktadan sonra finale rahat rahat çıkacağını düşündüren ise geçmişi. Nadal "toprak ağası" olarak bilinse de katıldığı son dört Wimbledon'ın hepsinde finaldeydi. Ve elbette, bir diğer sebep ise geri dönüşü ve mücadeleyi seven yapısı; yaşadığı sıkıntılardan çıkıp çeyrek finale kadar gelmeyi başarmasının onun savaşçı kişiliğini tatmin ettiğini sanmıyorum. Nadal için turnuva bugün tekrar başlayacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/015x135aYUcDa/610x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://cache.daylife.com/imageserve/015x135aYUcDa/610x.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Daha önceki yazıda da bahsetmiştim. Djokovic için tüm kariyerinin tersine giden bir sezon oluyor. İlk çıkışını yaptığı günlerden beri Djokovic hiç yetenekleri açısından eleştirilmemişti. Üst düzey bir tenisçiden beklenebilecek neredeyse bütün yeteneklere sahip olduğu belliydi. Ancak bir tek sorunu vardı: oyun içi istikrarı sağlayamıyordu ve bunun sonucu olarak kariyeri de sürekli olarak bir aşağı bir yukarı seyrediyordu. Bu sezonun başından beri Djokovic için değişen de bu oldu. Federer, Roland Garros'ta hakkından gelmese Wimbledon'a büyük olasılıkla dünya sıralamasının lideri olarak ve kariyer Grand Slam'ini tamamlamak için gelecekti. Buna rağmen Djokovic turnuvanın ilk turundan beri bu istikrardan ödün vermemeye ve turlar ilerledikçe oyununu daha da yukarı çıkarmaya devam ediyor. Bu açıdan "mahşerin dört atlısının" en etkili değil ama en sağlam gözüken oyuncusuydu bu tura kadar. Çeyrek final eşleşmelerindeki en tecrübesiz ama yeni olması dolayısıyla en tehlikeli oyuncuyla karşılaşmasıysa onu biraz garip bir duruma sokuyor. Bir de bir hafta önce bu isme antrenman partneri olduğunu düşünürsek benim açımdan çeyrek finallerin en ilginç eşleşmesi oluyor Djokovic-Tomic eşleşmesi. Tabi, bunca ilginç detaya rağmen Djokovic yine bir terminatör edasıyla tenis oynarsa bu seneki herhangi bir Djokovic maçından bir farkı olmaz bu çeyrek finalin ve büyük olasılık bize Djokovic-Federer yarı finalinin keyfini çıkartmak kalır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;a href="http://cache.daylife.com/imageserve/01EHbIXcwk1wt/610x.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://cache.daylife.com/imageserve/01EHbIXcwk1wt/610x.jpg" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Bahsedeceğim son isim, elbette ki, mahşerin dört atlısının sonuncusu ve zincirin en zayıf halkası Andy Murray. &amp;nbsp; Dörtlü içinde en gösterişsiz maçları çıkaran isimdi Murray. Bildiğimiz gibi oynamaya, bildiğimiz sorunları yaşamaya devam etti. Teknik açıdan Murray hakkında eleştirilebilecek ya da övülebilecek şeyler, hâlâ, kısıtlı. Çünkü, hâlâ, yeteneklerinin önünü tıkayan mental problemlerini bitirecek o büyük çözüm adımlarını atabilmiş değil. Maçları kazanıyor ama Britanya'nın altın çocuğu imajının altını doldurabilecek dominasyonu göstermekten uzakta. Seyircinin ona verdiği desteği kendisi için bir baskı unsuru haline getirmeye, yine hâlâ, devam ediyor. Bütün bunların karşısında, Gasquet gibi oyuna dair yetenekleri çok yukarılarda bir tenisçiyi üç sette mağlup etmesi kendisi için çok iyi bir işaret. Ancak ilk tur dışında ilk servislerini oyuna sokma yüzdesini %70 seviyesine çıkaramaması, oyunun hem psikolojik hem de tekniğe dair yönü açısından büyük soru işareti. Çeyrek finali geçtiğinde karşısına çıkacak ismin Rafael Nadal olduğu düşünüldüğünde söz konusu yarı final maçında bir return uzmanı olan Nadal'ın psikolojik baskı altında ezilerek ikinci servisine mahkum olan Murray karşısında bunu kullanarak oyun üstünlüğünü alabileceğini görmek zor değil. Murray İngilizler'in beklentilerini karşılamak istiyorsa artık bir şekilde bir gömlek daha yukarı çıkmalı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1957171926370441975?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1957171926370441975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1957171926370441975&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1957171926370441975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1957171926370441975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/wimbledon-gunlukleri-2.html' title='Wimbledon Günlükleri #2'/><author><name>a.c. sedef</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11873389078665421541</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_W6RCqQjCAKc/TCKPsZsixEI/AAAAAAAAAEw/xObI8FzWGPI/S220/981-OmerUluc4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2814105836669851360</id><published>2011-06-28T15:26:00.003+03:00</published><updated>2011-06-28T15:38:49.881+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Almanya 2011</title><content type='html'>2011 Kadınlar Dünya Kupası'nda takvim işlemeye başladı, ilk iki grupta ilk maçlar oynandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılış maçını yapan Fransa, Nijerya karşısında turnuvanın ilk golüne ve puanlarına sahip olarak tur için avantajla başlamış oldu. Ev sahibi Almanya 2-0 öne geçip son dakikalarında 2-1'in baskısı ile oynamasına rağmen Kanada'yı yenerek taraftarına galibiyetle merhaba demiş oldu. Kanada'nın golü görülmeye değer bir gol oldu ki bu enfes gol konu güzel futbol olunca kadın-erkek ayrımı olmadığını kanıtlar nitelikteydi:&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="270" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xjk0i1"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xjk0i1_ev-sahibi-iyi-baylady_sport" target="_blank"&gt;Ev sahibi iyi başladı&lt;/a&gt; &lt;i&gt;  &lt;a href="http://www.dailymotion.com/EurosportTurkiye" target="_blank"&gt;EurosportTurkiye&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci maç gününde ise B Grubu maçları oynanırken turnuvanın ilk beraberliğini görmüş olduk. Meksika ve İngiltere birbirlerini yenemezken günün diğer maçında Yeni Zelanda'yı 2-1 deviren Japonya tüm rakipleri puan kaybedince liderliğe oturmuş oldu. Meksika'nın tek puanı kaptığı gol şimdiden turnuvanın en güzel golleri arasında yerini alırken Kanada'nın attığı güzel frikik golünün bir benzeri ise Japonya'nın galibiyet golü olarak kayıtlara geçti:&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="270" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xjknvz"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xjknvz_b-grubu-nun-lideri-japonya_sport" target="_blank"&gt;B Grubu&amp;#039;nun lideri Japonya&lt;/a&gt; &lt;i&gt;  &lt;a href="http://www.dailymotion.com/EurosportTurkiye" target="_blank"&gt;EurosportTurkiye&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Eurosport.com Türkiye - &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://tr.eurosport.com "&gt;http://tr.eurosport.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2814105836669851360?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2814105836669851360/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2814105836669851360&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2814105836669851360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2814105836669851360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/almanya-2011.html' title='Almanya 2011'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8178196502518539971</id><published>2011-06-28T14:46:00.003+03:00</published><updated>2011-06-28T15:01:23.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>2011 FIFA U-17 Dünya Kupası, Meksika</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;#1: Grup Analizleri&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-BOENr3sEQDc/TgkFZw1dzaI/AAAAAAAAACQ/UjaPGCM5Fk4/s1600/fifa_u17_wc_2011.png.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-BOENr3sEQDc/TgkFZw1dzaI/AAAAAAAAACQ/UjaPGCM5Fk4/s400/fifa_u17_wc_2011.png.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5623031549912796578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;FIFA'nın erkek futbolunda yapacağı ilk turnuva olan U-17 Dünya Kupası 18 Haziran itibariyle başladı. 24 genç milli takım 10 Temmuz'da, dünyanın en görkemli futbol mabetlerinden Estadio Azteca'da kupayı kazanmak için mücadele ediyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-WFRxg2JewdQ/TgB4ELYDggI/AAAAAAAAACI/w_XTmD_Wk44/s1600/estadio-azteca-wallpaper.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-WFRxg2JewdQ/TgB4ELYDggI/AAAAAAAAACI/w_XTmD_Wk44/s400/estadio-azteca-wallpaper.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5620624348126872066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Turnuvada bugün itibarıyla grup maçları sona erdi ve ikinci tura kalan 16 takım belli oldu. Turnuva ile ilgili ilk yazım da bu sebeple grupların değerlendirmesi şeklinde olacak ve turlar geçildikçe de yeni yazılarla turnuvayı güncel olarak takip etmeye çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A Grubu:&lt;/span&gt; Ev sahibi Meksika ile Kuzey Kore, Hollanda ve Kongo'nun olduğu bu grup, tamamen Meksika dominasyonunda geçti. Takım bütünlüğü olarak en ileride oldukları ilk maçtan beri belliydi ve bunun üzerine aldıkları tribün desteği ile maçların kırılma anlarını iyi oynayarak 9 puana ulaştılar. Grubun sürpriz ekibi Kongo idi. İlk maçta Hollanda'ya karşı alınan galibiyet ve Kuzey Kore'den aldıkları beraberlik ile ikinci olarak grubu tamamladılar. Kuzey Kore ise galibiyet elde edemediği için elenen üçüncülerden biri oldu. Grubun hayal kırıklığı unvanını ise Hollanda hak ederek aldı. Gençler turnuvalarının çoğunda takdiri toplayan bu ekip, birbirlerinden kopuk ve istikrarsız oyunları sayesinde sonunculuğu kimseye kaptırmadı.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Casillas, Fierro(Meksika), Ebecilio(Hollanda)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B Grubu:&lt;/span&gt;Bu grupta Fransa, Japonya, Jamaika ve Arjantin vardı. İlk maçlarda Fransa'nın oyunu oldukça göze çarparken, maçlar ilerledikçe Japonya'nın daha bir takım olduğu belli oldu. Özellikle orta sahasının tüm oyuna katkısı gerçekten çok başarılıydı Uzakdoğu temsilcisinin. Fransa ise takım oyunu olarak Japonya'dan biraz daha geride de olsa genç yıldızlarının katkısıyla ikinci tura adını yazdırdı. Arjantin ise tıpkı Hollanda'daki gibi bir senkronsuzluk vardı ve bunun ötesinde de yetenekli oyuncularının kendilerini gösterme çabası onlar adına çok da iyi olmadı ve gruptan üçüncü olarak çıktılar. Jamaika ise mütevazı kadrosuyla grupta çok da bir varlık gösteremedi. Grubun son maçında çıkmayı garantileyen ve nispeten yedek ağırlıklı çıkan Fransa'dan aldıkları puan ile turnuvayı tamamlamış oldular.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Yaisine, Benzia(Fransa), Akino(Japonya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;C Grubu:&lt;/span&gt; Uruguay, İngiltere, Ruanda ve Kanada'nın olduğu bu grup önceden de favori görüldüğü üzere İngiltere'nin önderliğinde bitti. Özellikle hücum hattından, İngiltere öyle bir verim aldı ki dört farklı forveti gol attı. Uruguay ise turnuvadaki Güney Amerika temsilcilerinden en haddini bilerek oynayanıydı benim kanaatimce. Oyun planlarına sadık bir görüntü vererek grubu ikinci sırada tamamladılar. Kanada ise gruba renk katan takımdı. Özellikle de kalecisi Roberts'ın İngiltere maçının sonlarında 60 metreden attığı gol ile turnuvanın akılda kalacak ekibi oldular. Roberts da bu golüyle bir FIFA turnuvasında gol atan ilk kaleci olarak almanaklara girmiş oldu. Ancak Kanada aldığı 2 puan sebebiyle en kötü üçüncülerden diğeri oldu ve elenmekten kurtulamadı. Ruanda ise grubun varlık gösteremeyen ekibiydi zaten ve aldığı 1 puanla evine dönmüş oldu.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Hope, Smith(İngiltere), L. Pais(Uruguay)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;D Grubu:&lt;/span&gt; ABD, Özbekistan, Çek Cumhuriyeti ve Yeni Zelanda'yı içeren bu grup en sürprizli grup olarak tanımlansa yeridir. Öyle ki her ekip birbirini yenerek en az bir galibiyet almış oldu. İlk maçında Yeni Zelanda'dan fark yiyen ve çok da dikkat edilmeyen Özbekistan diğer iki maçını aldı ve grubun kendine has durumuyla bir anda liderlik koltuğuna kuruldu. ABD ve Yeni Zelanda grubun diğer dinamik takımlarıydı. Her iki takım özellikle hücum hattındaki varyasyonlarıyla maçlarda seyir zevkini oldukça yüksek tuttular. Grupta o kadar benzer davranışları vardı ki tüm puantajlarda aynı oldular ve çekilen kura ile ABD ikinciliği aldı. Çek Cumhuriyeti aldığı Yeni Zelanda galibiyeti ile grubun tüm dengesini dağıttı fakat bu onların gruptan çıkmasına yetmedi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Carmaichael(Y.Zelanda), Makstaliev(Özbekistan), Guido(ABD)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;E Grubu:&lt;/span&gt; Almanya, Burkina Faso, Panama ve Ekvador'dan oluşan bu grupta Almanya hegemonyası var. Kadrosunun omurgası olduğu gibi Türk asıllı oyunculardan oluşan ekip oynadığı maçların her dakikasına hükmetti desek yanlış olmaz. Savunmadaki kademe anlayışlarının üzerine, özellikle Levent Ayçiçek önderliğindeki hücum hattı izleyenlere takdire şayan pozisyonlar ve goller izletti. Bu etmenlerle de Almanya turnuvanın en çok gol atan ve en az gol yiyen takımı(11-1) oldu. Ekvador ilk maçta Almanya mağduru olsa da kendinden zayıf gözüken rakiplerine karşı net bir oyun oynayarak grup ikinciliğini elde etti. Ancak hücumda fazla bireyselliğe yönelmeleri onlar adına ilerideki turlarda sıkıntı yaratabilecek bir etmen. Panama ise bir türlü organize olamayan bir ekip olarak göze battı. Efsane futbolcuları Dely Valdes'in teknik patronluğunda aldıkları Burkina Faso galibiyeti onları bir üst tura çıkartmaya yetti. Burkina Faso ise turnuvanın maalesef en zayıf ekibiydi golü ve puanı dahi olmadan şampiyonaya veda etti. Hazır bu grupta iken de kupa için favorimin Almanya olduğunu belirtmeden sözümü bitirirsem ayıp olur.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Samed Yeşil, Okan Aydın, Levent Ayçiçek(Almanya), Cevallos(Ekvador), Aguilar (Panama)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;F Grubu:&lt;/span&gt; Turnuvanın son grubunu da Avustralya, Fildişi Sahili, Brezilya ve Danimarka oluşturdu. Grupta Brezilya her kategoride favori olmasının hakkını verdi, yetenekli oyuncularına iyi futbolu da eklediler ve liderliği kaptırmadılar. Ancak grupta Brezilya'dan da çok akılda kalan Fildişi Sahili'nin gol makinesi Souleymane Coulibaly'ydi. Öyle ki genç forvet ülkesinin 8 golünün tamamında imzası olan isimdi. Coulibaly sülalesinin en yeni halkasının özellikle soğukkanlı vuruşlarıyla şimdiden taliplilerini artırması kaçınılmaz. Yıldız oyuncusunun bu olağanüstü katkısı Batı Afrika ekibinin grupta ikinciliği averaj sayesinde Avustralya'dan almasını sağladı. Kangurular ise grupta tatlı-sert futbolu ile öne çıktılar. Kadroyu oluşturan ekibin ağırlıklı olarak Avustralya Spor Enstitüsü oyuncuları olması, ekipte takımdaşlık duygusunun üst düzeyde olmasını ve benzer anlayış ile sahaya çıkmalarını sağlamış. Bu sayede de bir üst tura haklarıyla çıkmış oldular. Danimarka ise turnuvanın bir diğer hayal kırıklığı. Altyapı olarak parmakla gösterilen bir ülkeden beklenmeyecek derecede hırs yoksunu ve mental olarak turnuvaya hazır olmamış bir görüntü verdiler ve sonunculuğu adeta hak ettiler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dikkat çekenler:&lt;/span&gt; Ademilson, Piazon(Brezilya), Tombides, Makarounas(Avustralya), S.Coulibaly(F.Sahili)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-5KHmUCeQw6o/TgkJ9fJez8I/AAAAAAAAACY/vdmvCX0kEi8/s1600/s%25C3%25BCl%25C3%25BC.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 248px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-5KHmUCeQw6o/TgkJ9fJez8I/AAAAAAAAACY/vdmvCX0kEi8/s400/s%25C3%25BCl%25C3%25BC.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5623036561686712258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Grup analizlerimiz biraz uzun da olsa bu şekilde. Turnuva ilerledikçe güncellemeler ve yeni yazılar gelecek ardı ardına. Turnuvayı takip etmek isteyenler adına şunları da belirtmeden geçmeyelim. Maçlar TSİ 23.00 ve 02.00'de oynanmakta. Eurosport ya da Eurosport 2 kanalı günde bir maçı canlı olarak veriyor. Tüm maçların geniş özetlerine gün içinde rastlamak mümkün. onun haricinde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://www.fifa.com/u17worldcup/video/live/index.html"&gt;FIFA.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;'dan da canlı olarak izlenebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8178196502518539971?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8178196502518539971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8178196502518539971&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8178196502518539971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8178196502518539971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/fifa-u-17-dunya-kupas-2011-meksika.html' title='2011 FIFA U-17 Dünya Kupası, Meksika'/><author><name>mustycbu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03286833368715168368</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-4giDPUhQhxc/Tdu3j5LKQFI/AAAAAAAAAA4/Zga9t2CirBk/s220/148289_467077378001_583083001_5626886_1912798_n.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BOENr3sEQDc/TgkFZw1dzaI/AAAAAAAAACQ/UjaPGCM5Fk4/s72-c/fifa_u17_wc_2011.png.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-2183704110092286856</id><published>2011-06-26T14:35:00.001+03:00</published><updated>2011-06-30T11:07:47.912+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><title type='text'>Michael Phelps Foundation &amp; Türkiye'de Yüzme</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-fgwph_1oTSQ/TgcCpxgk6oI/AAAAAAAAFls/6dtNUTYN5_0/s1600/mpf.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 156px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-fgwph_1oTSQ/TgcCpxgk6oI/AAAAAAAAFls/6dtNUTYN5_0/s320/mpf.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622465576483220098" /&gt;&lt;/a&gt;Michael Phelps Foundation kar amacı gütmeyen bir organizasyon olarak yüzme sporunu ABD'de daha da geliştirmek ve özellikle çocuklara sağlıklı ve aktif bir hayat sağlamak amacıyla kuruldu. Michael Phelps, 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları'na damgasını vurarak vatandaşı Mark Spitz'e ait 7 altın madalyalı rekoru 8 altına taşırsa sponsoru olan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Speedo&lt;/span&gt; 1 milyon Dolar bonus vereceği konusunda kendisine söz vermişti. Phelps sekiz altını aldı, Speedo da milyonluk çeki hediye etti Phelps'e. Efsanevi yüzücü de bu gelen parayı kendi vakfını kurmak için harcadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Vakıf bu yaz 14 eyalette 16 kulüp için faaliyet gösterecek. Ayrıca bu kuruluş ABD Anti Doping Ajansı'nın &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"project believe"&lt;/span&gt; olarak adlandırdığı projeler/programlar kapsamında. Kulüplerde ortalama 120 katılımcı toplam 180 saatlik eğitime tabi tutuluyor. Katılanların %75'i hayatlarında ilk kez yüzme eğitimi alıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakfın sloganı ise şu: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dream, plan, reach&lt;/span&gt;. "Hayal kur, planla(hedefle), ulaş" diyebiliriz. Bu başlıklar altında Phelps'in kariyeriyle birlikte bu vakfın hedefleri anlatılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hayal Kur:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Michael, ailesi suyun güvenine inanıp onu havuzla tanıştırdığında henüz altı yaşındaydı. Yine de bu Michael için ilk görüşte aşk demek değildi zira yüzünün kuru kalmasını istediği için sürekli sırtüstü yüzüyordu. Büyüdükçe havuzda daha fazla zaman harcamaya başlayan Michael ablalarının antrenmanlarını takip ediyordu ve bu sayede suda daha rahat edip o da antrenmanlar yapıp yarışma kararı alıyordu. Yüzme kulübündeki genç koç Bob Bowman ise Michael'da özel bir şeyler olduğunu düşünüyordu. Michael on bir yaşına geldiğinde Bowman bir görüşme talep etti. Bowman bu görüşmede Michael'ın Olimpik yüzücü olabileceğine inandığını söyledi. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Böylece Michael'ın ilk &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;HAYAL&lt;/span&gt;İ şekillenmiş oluyordu -Olimpik yüzücü olup ABD için bir altın kazanmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Planla:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Michael için Olimpik yüzücü olma fikri epeyce heyecanlıydı. Ama koç Bowman, Michael'ı bu hedefin heyecanlı olduğu kadar çok fazla çalışma ve fedakarlık gerektirdiği konusunda ikna etmişti. Hepsi kabul görmeliydi çünkü Michael'ın bir rüyası vardı, Michael da gereken kararı verdi. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Koçu, ailesi ve arkadaşlarıyla ana hatlarıyla bir &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;PLAN&lt;/span&gt; belirleyip Olimpik takıma ulaşma hayalini sürdürdü genç yüzücü.&lt;/span&gt; Michael özel hedefler koydu ve yılın her günü(tatillerde ve doğum günlerinde bile) çalışmayı içerek günlük program uygulamaya başladı. 1998 yılın içinde başlayıp 2004'e dek Michael'ın havuza girdiği gün sayısı 1780'i geçiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ulaş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki Michael'ın hedefine ulaşacağına herkes inanmamıştı. Ama o ulaştı ve çevresini kendisine inanan insanlardan kurdu. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yerinde ve belirli bir planla, Michael hedefine &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ULAŞMAK&lt;/span&gt; için gereken cesareti buldu.&lt;/span&gt; Yavaş yavaş o ağır çalışmasının meyvelerini toplamaya başlamıştı; en iyi kişisel zamanları sürekli gelişiyordu, alt yaş gruplarında rekorları birer birer elde ediyordu ve en önemlisi de 2000 Sydney Olimpiyatları'na gidecek takımda henüz 15 yaşındayken kendisine yer buluyordu. Sydney'de ABD yüzme takımının en genç sporcusu olarak, hem de katıldığı ilk büyük yarışta 200 metre kelebekte beşinci sırayı elde ediyordu. Ancak O daha fazlasını istedi ve altın madalya hedefi koydu kendisine. Yeni hedefler koydu, planını revize etti ve Olimpiyat altını hedefini sürdürdü. Sekiz yıldan fazla bir süre, binlerce fedakarlık ve neredeyse her gün havuza girip çalışmak Michael'ın tüm hayallerini gerçeğe dönüştürdü. İlk altın madalyasını 2004 Atina Olimpiyatları'nda elde etti ve bu başarı beraberinde 6 altın, 2 bronz madalya getirdi. Ama bu noktada durmadı. 2008'de daha önce asla yapılamamış bir şeyi yapmayı hedefledi ve Pekin'de tam 8 altın madalya aldı; yüzme sporunu yeni bir boyuta taşımıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Michael Phelps Vakfı&lt;/span&gt; ve koyulan hedefler, verilen cesaret bu şekilde. Olimpiyat tarihinin en büyük imzalarından biri 2008 yılı öncesine dek Mark Spitz'e aitti, 7 altın madalya ile ABD'nin değil tüm Olimpiyat tarihinin en büyük efsanelerinden biri oldu. Yüzme sporu ABD için kabul görmüş ve dünyaya damga vurabilmiş bir spordu. Bunun üzerine bir de 2008 yılında Phelps'in rekoru geldi, Spitz'in efsanesini bir adım daha üste taşıdı. Madalya sayısını sadece 1 tane arttırmış olsa da yeryüzünde bir daha yapılması çok güç, belki de kendisinin ile ulaşamayacağı bir başarıya imza attı. 8 altın madalya ile Olimpiyat tarihinin en büyük efsanesi olurken bunun 7 tanesini dünya rekoru ile süsledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzme ABD için bizdeki gibi utanç değil gurur kaynağı, her ülke arada sırada herhangi bir sporda suskun dönem yaşasa da bir şekilde efsane bir yüzücü çıkarıp başarısını sürdürülebilir hale getiriyor ABD'liler. Ve o yüzmenin tarihlerindeki en büyük sporcusu Phelps, ülkesi adına hala daha geliştirilecek bir şeyler olduğuna inanıyor. Asla yeterli görmüyor, asla durmak istemiyor ve sporu ülkesinde her gün biraz daha fazla geliştirmek istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de ise yaklaşık çeyrek yüzyıldır havuzda bir tane isim var: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Çocukluğundan beri yüzen Derya Büyükuncu.&lt;/span&gt; Derya'dan sonra bir tane sporcumuz yok, hep alt yaş gruplarında birkaç madalya ve başarı haberi geliyor ancak iş onları profesyonel düzeyde büyük sporcu haline getirmeye geldiği zaman duruyoruz, susuyoruz. Elimizde 5 Olimpiyat gören bir sporcu var, madalya sayısı sıfır. O sporcu 6. Olimpiyat'ına katılsa tarihte bunu yapan ilk kişi olacak, ancak Türkiye Yüzme Federasyonu ona sahip çıkmak yerine Survivor'a katıldı diye eleştiriyor. Bir ülkenin en büyük yüzücüsü Olimpiyatlar'a bir yıl kala TV şovlarında boy gösteriyor. Federasyon oraya katıldı diye küsüyor. Hatta küsmesi TV programları sayesinde yeni olan bir şey değil; destek olmadıkları, sponsor desteği sağlamadıkları yüzücünün başarısızlığına 2008 Olimpiyatları sonrası laf etmeye başladılar. Final bile yüzemedi diye eleştirdikleri adam çocukluğunda ve gençliğinde Balkanlar ve Avrupa'da rekor kırıp altın madalyalar alan bir adamdı. Eldeki genç sporcunun gelişmesine bir adım bile katkıda bulunmuyoruz konu yüzme olunca. Futbol ve basketbolda bile yeteri kadar yeteneğin değerini bilemezken bunu yüzmede beklemek ne derece doğru derseniz de beklerim derim. Beklemek zorundayım, spor demek futbol veya basketbol demek değil. Sahilini 1 metre genişletip de &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;yarım metrelik bisiklet yolu&lt;/span&gt;nu esirgeyen &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Marmaris Belediyesi&lt;/span&gt;'ni eleştiririm mesela. Yüzme konusunda gençlerde hep madalya alırken konu yetişkinler olunca finali göremeyen sporculara sahipken o ülkeyi eleştiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Türkiye üç tarafı denizlerle..."&lt;/span&gt; diye bitmek tükenmek bilmeyen bir laf var, ben de sık kullanırım yeri gelince. Acaba diyorum ki böyle bir ülkede havuz değil de açık deniz yüzme dalında başarılı birilerini mi çıkarmışız? O da yok. Problemimiz havuzla olsa anlarım ama genel. Her yanımız denizlerle çevrili olsa da denizden anladığımız &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;deve güreşi ve dipten kum çıkarmak&lt;/span&gt;tan fazlası değil. Senkronize yüzmeye "saçmalık" gözüyle bakan, tramplen ve kule atlamaya &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;iskeleden bombalama atlama&lt;/span&gt; mesafesinde olan, yüzücü konusunda tek bilgisi Buzda Dans ve Survivor yarışmacısı Derya Büyükuncu olan ülkede bir gün bir şeyler değişecek, değişmeli. Derya'yı suçlamıyorum zira konu O olduğu zaman sonuna kadar da arkasındayım. Blogda daha önceki yazılardan o konudaki düşüncelerime ulaşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomisi ile dalga geçtiğimiz, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;para birimine her hafta yeni sıfırlar eklenen Zimbabve&lt;/span&gt; bile Olimpiyat oyunlarında altın madalya peşinde koşabiliyorken Türkiye için yarı final çok büyük başarı olarak görülüyor. ABD'de bıkmadan usanmadan, tarihin en büyük Olimpiyat performansına rağmen hala daha yüzme sporu yetersiz görülüyor. Bizde ise yetkililer "Derya adam olsaydı da madalya kazansaydı" diyorlar. O adamı beklediğiniz gibi adam yapamayan sizler değil misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derya özelinde gitmek istemiyorum, benim isyanım genele çünkü. Marmaris'te yıllardır duyarım, çocukluğumdan beri birileri Türkiye rekorları kırıyor, Türkiye çapında madalyalar alıp Avrupa çapında final yüzüyor... Ancak büyüdükleri zaman isimlerini herhangi bir şekilde duyduğumu hiç hatırlamıyorum bugüne dek. Bu spor bu ülkede geliştirilmeye en açık sporlardan biriyken yüzüne bile bakılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzmeye spor olarak olan ilgim İstanbul'da yapılan 1999 Avrupa Şampiyonası ile başladı. O şampiyona ülkede kaç kişiye bu sporu ciddi anlamda takip ettirecek bir katkı yaptı bilmiyorum ancak yaz geldiği zaman denizden çıkmayan biri olarak beni ateşlemeye yetti. Öncesinde sadece denizi ve kendince yüzmeyi seven biriydim. Sonrasında yavaş yavaş ilgi artıp bu seviyeye, futboldan daha fazla önemsediğim bir hale geldi. Futbol ne de olsa bir şekilde gelişir, ben sevmesem başka biri sever. Ancak yüzmeyi seven bir avuç insanız, sesimizi duyurmak ve her fırsatta dile getirmekten başka çaremiz yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün o havuzdan kafayı ilk önce çıkaran sporcunun bonesinde Türk bayrağı olacak. Birkaç sene sonra veya onlarca sene sonra, bilemem ama olabilmesi için elimden gelebilecek her şeye razıyım. Yüzme sporu gelişmeli, gelişmek zorunda, bir zorluğu yok, yüzmeyi bildikten sonra herkes profesyonel olmasa da amatör anlamda ilgilenebilir bununla. Zaten profesyonel düzeyde yeteneği olan kendini belli eder. Yeter ki o yetenekleri işleyebilelim. "Şu çocuk yetenekli" demekte bir problemimiz olmadığı alt yaş gruplarında gelen madalyalarla belli de, "şu çocuk yetenekli" sözünü "şu kadın/erkek yetenekli" seviyesine yükseltebilmeliyiz. Çocukken gördüklerimizi çocuk sporcu olarak bırakıyoruz, otuz yaşında bile çocuk gibi yüzdürüyoruz, çocuk gibi eğitim veriyoruz. Kendimiz büyük sporcu yetiştiremiyoruz bu dalda, öyleyse işi profesyonellerine bıraksak, biraz da onların tavsiyeleriyle tesisleşmeye önem versek... Hayal mi kuruyorum? Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ama Phelps de her şeye hayal kurarak başlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-2183704110092286856?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/2183704110092286856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=2183704110092286856&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2183704110092286856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/2183704110092286856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/michael-phelps-foundation-turkiyede.html' title='Michael Phelps Foundation &amp; Türkiye&apos;de Yüzme'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-fgwph_1oTSQ/TgcCpxgk6oI/AAAAAAAAFls/6dtNUTYN5_0/s72-c/mpf.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-7489758498425695372</id><published>2011-06-26T03:29:00.004+03:00</published><updated>2011-06-26T03:37:20.774+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>İyi Ki İstikrarsızdın Harry Kewell</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-OoeKJQ7l2rQ/TgZ9kM-cW4I/AAAAAAAAFlk/EYgks77RgKQ/s1600/harry.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 217px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-OoeKJQ7l2rQ/TgZ9kM-cW4I/AAAAAAAAFlk/EYgks77RgKQ/s320/harry.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5622319245730536322" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni bir furya aldı yürüdü gitti sağda solda. Harry Kewell gittikten sonra "ne de olsa artık yok" mantığıyla önüne gelen saldırmaya, hakaret etmeye başladı. Oynarken "Daddy Cool" diye şakşakçılık yapanlar bir daha dönmeyecek diye rahat rahat sallamaktan çekinmiyorlar. En çok tutundukları dal da Kewell'ın istikrarsız olup çok maç kaçırmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözü çok uzatmıyorum, bahsettiğim zihniyetlere cevaben &lt;a href="http://www.rerererarara.net/sozluk.php?id=705214"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Galatasaray Sözlük&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'te entry yazdım, buraya noktasına virgülüne dokunmadan, sansür falan koymadan ekliyorum. Zaten sansür getirecek derecede de bir şey yok, insanın bir organından veya vücudunun bir kısmından da sansürle bahsedeceksek işimiz iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"istikrarsız olduğu için arda turan'ın yan gelip yattığı dönemde takım için çabalamış oyuncudur.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için hakan balta'nın göğüs kılıyla top uzaklaştırmaya çalışmasaydı o rakibe karşı ilk maçtaki performansı ile tarih adını yazacaktı.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için hamburg'a karşı mırın kırın etmedi stoper oynadı.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için doktorların kariyerini bitirebilecek hatasına rağmen küsüp gitmeyip burada mücadele etti.*&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için ligde amacımız yok diye tüm yerliler yan gelip yatarken son haftalarda her şeye rağmen mücadele etti.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için bordeaux maçında türkiye'yi çatır çatır salladı.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için futbolu burada bırakma isteği reddedildi. &lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için eşini çoluğunu çocuğunu ingiltere'de bir süre daha bırakıp "ben futbolu galatasaray'da bırakmak istiyorum" diye her gördüğü mikrofona haykırdı.&lt;br /&gt;istikrarsız olduğu için italya'yı, ingiltere'yi reddedip daha az paraya galatasaray'da oynadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve en önemlisi, istikrarsız olduğu için "kewell from galatasaray" dediğinde götünü yalayanlar iki sakatlığın ardından itin götüne soktular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi ki istikrarsızdın harry kewell. keşke daha istikrarsız bir adam olsaydın, kim bilir neler yapacaktın o zaman...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*bu hatayı ameliyat sonrası hasta yatağında kendisi dile getirdi"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha; madem ki Kewell'ın istikrarsızlığından yakınıyorsunuz, Baros da aynı oranda maç kaçırıyor. Madem ki ikiyüzlülük yok işin içinde, "Kewell gitmese de istikrarsız derdim" diyen varsa şimdi çıkıp hala takımın birinci forvetiyken Baros'a da hakaret etsinler. Ama yok, başka takıma gitsin de o zaman ne de olsa gitti diye vurmaya başlarsınız değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-7489758498425695372?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/7489758498425695372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=7489758498425695372&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7489758498425695372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/7489758498425695372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/iyi-ki-istikrarszdn-harry-kewell.html' title='İyi Ki İstikrarsızdın Harry Kewell'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OoeKJQ7l2rQ/TgZ9kM-cW4I/AAAAAAAAFlk/EYgks77RgKQ/s72-c/harry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-8511237327167733814</id><published>2011-06-25T01:13:00.005+03:00</published><updated>2011-06-25T01:50:52.680+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>2011 FIFA Kadınlar Dünya Kupası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-XD6bCqd33xw/TgUM4-6ji8I/AAAAAAAAFlc/sa6N7a3llhU/s1600/WWC2011logo.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 278px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-XD6bCqd33xw/TgUM4-6ji8I/AAAAAAAAFlc/sa6N7a3llhU/s320/WWC2011logo.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621913882942737346" /&gt;&lt;/a&gt;Erkeklerde alt yaş gruplarında turnuvalar yaz aylarının Avrupa adına kulüp bazındaki futbolsuz günlerini doldurmaktayken kadınlar futbolunda da uluslararası düzeyde en büyük turnuva geldi çattı: Dünya Kupası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında Almanya'da dokuz stadın ev sahipliği yapacağı turnuvada maçların oynanacağı statlar şunlar:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Impuls Arena&lt;/span&gt;, Augsburg&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Olimpiyat Stadı&lt;/span&gt;, Berlin&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ruhrstadion&lt;/span&gt;, Bochum&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Glücksgas Stadı&lt;/span&gt;, Dresden&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Commerzbank-Arena&lt;/span&gt;, Frankfurt&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;BayArena&lt;/span&gt;, Leverkusen&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Borussia-Park&lt;/span&gt;, Mönchengladbach&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Rhein-Neckar-Arena&lt;/span&gt;, Sinsheim&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Volkswagen-Arena&lt;/span&gt;, Wolfsburg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 takımın katıldığı turnuvadaki dört grup ise şu şekilde:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A Grubu:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Almanya, Kanada, Nijerya, Fransa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B Grubu:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Japonya, Yeni Zelanda, Meksika, İngiltere&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;C Grubu:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;ABD, Kore DHC(Kuzey Kore), Kolombiya, İsveç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;D Grubu:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Brezilya, Avustralya, Norveç, Ekvator Ginesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ön bilgilendirmeden sonra Eurosport Türkiye'nin bloglara bu kupa ve bilgilendirme konusunda destek olacağını, kupa boyunca bizlere her türlü haberi, videoyu ve bilgiyi kaynak alarak kullanma şansı verdiğini hatırlatalım ve teşekkür edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç video-haber ile de yazıya şimdilik nokta koyalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde Fransa'daki kaosa benzer bir şekilde milli takım ile sorunlar yaşayan ABD kalecisi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hope Solo&lt;/span&gt; geri döndü ki kendisinin adının bu blogda daha evvel geçmişliği de var. Hope Solo ve geri dönüşü ile ilgili haber için: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://tr.eurosport.com/futbol/fifa-kad-nlar-dunya-kupas/2011/amerika-nin-umudu-hope_sto2844829/story.shtml"&gt;Eurosport - FUTBOL - Solo, acının içinden geliyor!&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki son erkekler Dünya Kupası'nda tüm dikkatleri üzerine çeken Ahtapot Paul gerçeği varken ve Almanya bir Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanırken yeni ahtapotlar unutulur mu? Tabii ki unutulmadılar. Sekiz ahtapot Berlin'de bir merkezde Paul için uygulanan sistemin aynısı ile tahmin yapmaları konusunda eğitiliyorlardı. En az birinin Paul kadar isabetli tahminler yapması bekleniyordu ki PETA olaya el koydu. PETA adına konuşan yetkililer "Ahtapotlar son derece gelişmiş sinir sistemleri olan ve kalabalıklara şov yapmaları istendiğinde bundan olumsuz etkilenen hayvanlardır" diyerek olaya engel olmak istediler ancak bunun ne denli dikkate alınacağı bilinmiyor. Zira 2010 Dünya Kupası sırasında da Paul'ün serbest bırakılmasını istemişlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor türü ve organizasyon ayırmaksızın her büyük turnuva yeni ve sürpriz yıldızlar vadeder bizlere, işte bu kupada bu konunun en güçlü adaylarından biri olan Alexandra Popp:&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="270" id="wat_6465147"&gt;&lt;param name="FlashVars" value="oasTag=video.eurosport.tr/football/womensworldcup&amp;recoTf1=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Ffutbol%2Ffifa-kad-nlar-dunya-kupas%2F2011%2Fvideo-list.shtml&amp;permalink=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Ffutbol%2Ffifa-kad-nlar-dunya-kupas%2F2011%2Falexandra-popp_vid185622%2Fvideo.shtml&amp;v40=1&amp;nedstatTag=http://fr.sitestat.com/eurosport/eurosporttr/s?video.nofamily.football.none.women-s-world-cup.2011.alexandra-popp.video.eurosport.185622&amp;ns_st_pr=freevod | football | none | women-s-world-cup | Alexandra-Popp&amp;es_prg=Alexandra-Popp&amp;es_prd=Alexandra-Popp&amp;es_vid=Alexandra-Popp&amp;es_langid=9&amp;es_sport=football&amp;es_cmpt=none&amp;es_event=women-s-world-cup&amp;es_embedded=0&amp;ns_st_ty=freevod&amp;ns_st_st=freevod&amp;ns_st_pl=freevod&amp;ns_type=hidden&amp;ns_st_ev=play&amp;ns_st_ec=1&amp;ns_st_mp=EurosportWAT&amp;ns_st_mv=1.0&amp;ns_st_sv=4.1.0&amp;ns_st_id=generate&amp;ns_st_cn=1&amp;ns_st_sp=1&amp;ns_st_sq=1&amp;ns_st_po=0&amp;ns_st_pn=1&amp;ns_st_tp=1&amp;ns_st_cl=1000&amp;ns_st_el=1000&amp;ns_st_pb=1&amp;ns_st_ws=norm&amp;ns_st_cs=0x0&amp;ns_st_ca=1000&amp;ns_st_bt=0&amp;ns_st_br=0&amp;ns_st_ub=0&amp;ns_st_vo=0##http://tracking.eurosport.com/tracking.asmx/SendTrack?langId=9&amp;refId=185622&amp;typeNu=27&amp;parCode=&amp;famId=-1&amp;sportid=22&amp;speId=32679&amp;rubId=-1" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.wat.tv/swfesp/302091nIc0K116465147"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.wat.tv/swfesp/302091nIc0K116465147" type="application/x-shockwave-flash" FlashVars="oasTag=video.eurosport.tr/football/womensworldcup&amp;recoTf1=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Ffutbol%2Ffifa-kad-nlar-dunya-kupas%2F2011%2Fvideo-list.shtml&amp;permalink=http%3A%2F%2Fvideo.tr.eurosport.com%2Ffutbol%2Ffifa-kad-nlar-dunya-kupas%2F2011%2Falexandra-popp_vid185622%2Fvideo.shtml&amp;v40=1&amp;nedstatTag=http://fr.sitestat.com/eurosport/eurosporttr/s?video.nofamily.football.none.women-s-world-cup.2011.alexandra-popp.video.eurosport.185622&amp;ns_st_pr=freevod | football | none | women-s-world-cup | Alexandra-Popp&amp;es_prg=Alexandra-Popp&amp;es_prd=Alexandra-Popp&amp;es_vid=Alexandra-Popp&amp;es_langid=9&amp;es_sport=football&amp;es_cmpt=none&amp;es_event=women-s-world-cup&amp;es_embedded=0&amp;ns_st_ty=freevod&amp;ns_st_st=freevod&amp;ns_st_pl=freevod&amp;ns_type=hidden&amp;ns_st_ev=play&amp;ns_st_ec=1&amp;ns_st_mp=EurosportWAT&amp;ns_st_mv=1.0&amp;ns_st_sv=4.1.0&amp;ns_st_id=generate&amp;ns_st_cn=1&amp;ns_st_sp=1&amp;ns_st_sq=1&amp;ns_st_po=0&amp;ns_st_pn=1&amp;ns_st_tp=1&amp;ns_st_cl=1000&amp;ns_st_el=1000&amp;ns_st_pb=1&amp;ns_st_ws=norm&amp;ns_st_cs=0x0&amp;ns_st_ca=1000&amp;ns_st_bt=0&amp;ns_st_br=0&amp;ns_st_ub=0&amp;ns_st_vo=0##http://tracking.eurosport.com/tracking.asmx/SendTrack?langId=9&amp;refId=185622&amp;typeNu=27&amp;parCode=&amp;famId=-1&amp;sportid=22&amp;speId=32679&amp;rubId=-1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="270"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="watlinks" style="width:480px;font-size:11px; background:#CCCCCC; padding:2px 0 4px 0; text-align: center;"&gt;&lt;a target="_blank" class="waturl" href="http://video.tr.eurosport.com/futbol/fifa-kad-nlar-dunya-kupas/2011/alexandra-popp_vid185622/video.shtml"&gt;Almanya'nın yeni yıldızı Popp&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Eurosport.com Türkiye - &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a href="http://tr.eurosport.com "&gt;http://tr.eurosport.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-8511237327167733814?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/8511237327167733814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=8511237327167733814&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8511237327167733814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/8511237327167733814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/2011-fifa-kadnlar-dunya-kupas.html' title='2011 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-XD6bCqd33xw/TgUM4-6ji8I/AAAAAAAAFlc/sa6N7a3llhU/s72-c/WWC2011logo.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-4379931115959219932</id><published>2011-06-24T08:35:00.001+03:00</published><updated>2011-06-30T11:07:47.912+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sports'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Swimming'/><title type='text'>Şangay 2011 Geliyor! #3</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-3NGzzJ4DMJY/TgQiLwr4y8I/AAAAAAAAFlU/LwRBcHZWeZc/s1600/michael%2Bphelps%2B19%2Bjune%2B2011%2Bsanta%2Bclara%2Bcalifornia.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 157px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-3NGzzJ4DMJY/TgQiLwr4y8I/AAAAAAAAFlU/LwRBcHZWeZc/s320/michael%2Bphelps%2B19%2Bjune%2B2011%2Bsanta%2Bclara%2Bcalifornia.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621655820308106178" /&gt;&lt;/a&gt;Roma'daki Sette Colli Şampiyonası'nda yıldız isimler seslerini duyurmaya devam ediyorlar. Geçen yıl Budapeşte'de 200 metre sırtüstünde Avrupa şampiyonu olan Elizabeth Simmonds, Roma'da son dünya şampiyonu Kirsty Coventry'yi geçerek altına uzandı. Zimbabveli Coventry ise 1.5 saniyeden fazla fark yediği bu daldaki yenilgiye rağmen itibarını 200 metre bireysel karışık sayesinde korudu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federica Pellegrini de Çin'deki Dünya Şampiyonası öncesinde kendi ülkesinde başkent Roma'da 200 metre serbestteki zaferiyle hayatta olduğunu belli etti. Yüzme ile ilgili bu serinin ilk yazısında en büyük kaygılarımdan biriydi Pellegrini'nin 200 metre serbestteki formsuzluğu. Neyse ki atlatmış gözüküyor. Yaptığı 0.83 saniyelik fark bu dal için ideal bir fark denebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda bu önemli ve performans açısından güzel gelişmeler yaşanırken bir tane de sürpriz bir şok haber geldi. Son iki Avrupa Şampiyonası'nda 50 metre serbestte gümüş madalyaların sahibi olan Hollandalı yüzücü Hinkelien Schreuder, Şangay'da yarışmayacağını resmi sitesinden açıkladı. 27 yaşındaki yüzücü, kariyerine devam edip etmeyeceğini ise birkaç hafta düşündükten sonra karara bağlayacağını açıkladı. Antrenörünün 4x100 metre serbestte Hollanda adına yarışamayacağını, bunun için yetersiz oluğunu açıklamasının ardından Şangay'daki Dünya Şampiyonası'na katılmama kararı aldığını belirtiyor. Bu sebepten ötürü bireysel performansını da izlemekten uzak kalacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Britanya yüzme takımı 40 kişiden oluşan Şangay ekibini 20 kadın-20 erkek olarak oluşturdu ve 2008 Pekin Olimpiyat Oyunların öncesinde de kamp yaptıkları Osaka'da hazırlıklarına başladı. Büyük Britanya'nın Şangay 2011 kadrosuna oluşturulmuş en iddialı Britanya takımlarından biri deniyor. Bu da demek oluyor ki son zamanlarda hiç olmadıkları kadar büyük bir iddia ile geliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin erkeklerdeki iki dev ismi Michael Phelps ve Ryan Lochte önem verdikleri branşlarında gümüş madalyayı aldılar. İki sporcunun da kendilerini sıkmayıp Şangay'a sakladıkları düşünülmekte, ABD'liler formsuzluk demiyorlar buna. Canlı izleme şansım olmadığı için kişisel yorumumu yazamıyorum. Bilgilerle devam etmek en iyisi. Kaliforniya'daki Santa Clara uluslararası yarışlarında Lochte son dünya şampiyonu unvanını elinde bulundurduğu 200 metre bireysel karışıkta ikinci olurken, madalya için yeni bir alan olarak belirlediği ve 2007'deki Dünya Şampiyonası dışında büyük organizasyonlarda madalyasının bulunmadığı 100 metre sırtüstünde de ikinci oldu. Phelps'in ikinci olduğu dal ise Dünya Şampiyonaları tarihinde ilk madalyasını kazandığı ve yine son iki Olimpiyat şampiyonluğunun sahibi olduğu 200 metre kelebek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlar olurken FINA da 2011 Dünya Kupası takvimini açıkladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Fri 7 -Sat 8 October Dubai (UAE)&lt;br /&gt;Sat 15 - Sun 16 October Stockholm (SWE)&lt;br /&gt;Tue 18 - Wed 19 October Moscow (RUS)&lt;br /&gt;Sat 22 - Sun 23 October Berlin (GER)&lt;br /&gt;Fri 4 - Sat 5 November Singapore (SIN)&lt;br /&gt;Tue 8 - Wed 9 November Beijing (CHN)&lt;br /&gt;Sat 12 - Sun 13 November Tokyo (JPN)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-4379931115959219932?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/4379931115959219932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=4379931115959219932&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4379931115959219932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/4379931115959219932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/sangay-2011-geliyor-3.html' title='Şangay 2011 Geliyor! #3'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-3NGzzJ4DMJY/TgQiLwr4y8I/AAAAAAAAFlU/LwRBcHZWeZc/s72-c/michael%2Bphelps%2B19%2Bjune%2B2011%2Bsanta%2Bclara%2Bcalifornia.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-1112801767972533944</id><published>2011-06-23T20:54:00.003+03:00</published><updated>2011-06-23T21:16:00.603+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Viola'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Football'/><title type='text'>Kurtuluş Günü: Adrian Mutu Cesena'da!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-wG6MplF07MA/TgOByn92zRI/AAAAAAAAFk8/Fg8HlX0eyx4/s1600/mutu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-wG6MplF07MA/TgOByn92zRI/AAAAAAAAFk8/Fg8HlX0eyx4/s320/mutu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621479466610380050" /&gt;&lt;/a&gt;Fiorentina, 23 Haziran 2011 günü benim gözümde kulüp tarihinde başına gelen en kötü şeylerden birinden kurtulmuş oldu. Adrian Mutu artık Cesena forması giyecek. Oynadığı her maç kendini kahraman yapmanın derdine düşen, adının formadan daha önde anılmasını isteyen, takıma bir tane fayda sağlarken karşılığında üç tane zarar veren adamdan artık kurtuldu. Fiorentina'nın saha içerisinde önü bir kademe daha açılmıştır bu transferle birlikte, bu kadar da iddialıyım. Daha fazla değerlendirmek istemiyor ve sadece kurtulduk diye haykırmak istiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulüp de şu şekilde duyurdu Mutu'nun gidişini:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"ACF Fiorentina olarak oyuncumuz Mutu'nun tüm haklarının Cesena kulübüne verildiğini duyuruyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adrian'a kulübümüzle geçirdiği yıllar için teşekkür eder, yeni kulübünde ve kariyerinde başarılar dileriz."&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8441071025818846650-1112801767972533944?l=www.artemiofranchi.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.artemiofranchi.net/feeds/1112801767972533944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8441071025818846650&amp;postID=1112801767972533944&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1112801767972533944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8441071025818846650/posts/default/1112801767972533944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.artemiofranchi.net/2011/06/kurtulus-gunu-adrian-mutu-cesenada.html' title='Kurtuluş Günü: Adrian Mutu Cesena&apos;da!'/><author><name>franchi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13074025084239810510</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/-PqKTU4iDQ1Y/Td3--m6kxtI/AAAAAAAAFhY/EKPxdm1qH68/s220/4932313.png'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wG6MplF07MA/TgOByn92zRI/AAAAAAAAFk8/Fg8HlX0eyx4/s72-c/mutu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8441071025818846650.post-6636145815449655958</id><published>2011-06-22T19:13:00.000+03:00</published><updated>2011-06-22T19:14:38.715+0
