Eleştirilerde son hedef bu: Mehmet Topal. Sadece o da değil tabi. Şu an Galatasaray orta sahasında kim oynuyorsa eleştiriliyor. Bir iki sene öncesinin yükselen yıldızı Mehmet Topal da, daha ligin başında methiyeler düzülen Mustafa Sarp da, ve Brezilya milli takımından diye gururlandığımız Elano da.
Hatta Mehmet ve Mustafa ikilisini "Galatasaray'ın gelmiş geçmiş en kötü ikilisi" diye tanımlayanı bile gördüm. Yapmayın, etmeyin. Tamam, "orta saha" denildiğinde 2000 yılının efsane onbirinden Okan, Emre, Suat üçlüsü geliyor aklımıza ama, geçti o günler. Sonraki her jenerasyonu bu üçlü ile karşılaştırıp eleştireceksek işimiz var.
Daha önce de
ekşi sözlükte yazdım, futbol takımlarının mali durumlarının bu kadar kritik olduğu şu ortamda, özellikle de
Galatasaray gibi maddi bakımdan sürekli risk altında olan bir takımda, transfer harcamalarının ne derece dikkatle yapılması gerektiği konusunda hepimiz hemfikiriz sanıyorum.
Bu şartlar altında da, ülkemiz liginde dünya futbol piyasasında az çok isim yapmış, belli bir maliyete sahip futbolculardan oluşan bir kadro kurmak istiyorsanız, yani 10 milyon euro'ya Keita'yı alıp yanında Jo'yu, Dos Santos'u, Elano'yu, Baros'u, Neill'i, ne bileyim bir Kewell'i oynatmak istiyorsanız, yerli oyuncuların maliyetlerini de aynı oranda düşük tutmak zorundasınız. Galatasaray'ın mevcut kadrosunda bu açıkca görülüyor zaten. Yerli oyunculardan en yüksek maliyeti olan kim? Arda, Sabri, Uğur, Emre alt yapıdan. Mehmet Topal, Barış, Aykut ikinci lig takımlarından. Caner kiralık, Mustafa Sarp bedelsiz, Gökhan Zan aynı şekilde. İşte size isim yapmış yabancı futbolcuları alma derdindeki bir Türk takımının yerli oyuncuları. Başka alternatif yok. Mehmet Topuz'a, Sercan Yıldırım'a milyonlarca euro bayılamazsın şu tablo itibarı ile. Yoksa batarsın.
Hayır, varsa alternatifiniz, "
şu oyuncuyu alalım, bunlardan daha iyidir" diyebiliyorsanız ne güzel. Hemen alalım. Ama, dediğim gibi maliyetinin
Mehmet Topal'ı geçmemesi lazım. Yabancı kontenjanına takılmaması için yerli olacak tabi. Bir de, milli takım seviyesinde olsun mümkünse. Evet?
İsim bekliyorum?
Duyamadım?
Ama illa "
Mehmet Topal şöyle, Mehmet Topal böyle"

Ben bu çocukla ilgili eleştirilerin genelde haksız olduğunu düşünüyorum. İddia edildiği gibi kötü bir futbolcu değil kesinlikle. Hala kendisini geliştirebileceğine ve daha iyi yerlere gelebileceğine dair umutlarım var.
Eleştirilerimizi yaparken gözden kaçırdığımız bir nokta mevcut. Galatasaray, şu anki haliyle ofansif ve defansif yetenekleri arasında inanılmaz ölçüde dengesizliğe sahip bir takım. Neill'in gelişi de pek etkilemedi bu dengesizliği. Hala kalecisiyle, stoperleriyle ve bekleriyle takıma güven vermeyen bir savunmamız var. Forvetse ligin tozunu atacak, üst düzey liglerde dahi ortalama takımları kıskandıracak bir yapıya sahip. Şimdi, bu tür bir tablo varken de Mehmet Topal gibi defansif bir oyuncunun, bu yapı gereği hocası tarafından "fazla risk almadan" oynaması yönünde yüklendiğini tahmin etmek zor değil bence.
Gerek Gerets ve Skibbe dönemlerindeki Galatasaray'da, gerekse de milli maçlarda izlediğimiz, hücumda dönen topları kovalayıp kaleyi düşünen, atak geliştirme konusunda inisiyatif kullanan genç dostumuzun, birdenbire bu meziyetlerini kaybedip "Hüseyin Çimşir" tipinde bir futbolcuya dönüşüverdiğini düşünmek, en basit anlamıyla saflıktır bana göre.
Arkasında daha sağlam bir defansın ve yanında hata tolere edebilecek orta saha oyuncularının bulunduğu bir sistemde eski günlerine döneceğine, hatta, kendisini daha da ileriye götüreceğine şüphem yok.
Neticede Mehmet Topal, Galatasaray'ın ve ülke futbolunun önemli bir değeridir. Hayır, adam asmaya çok meraklı olduğumuzu biliyorum ama, bu kez konuşmak için çok erken. Bekleyin ve görün bu çocuğu.
Ya da, ben çok safım. Bilemiyorum.
Not: Bu yazımın bir kısmı, ekşisözlük'teki bir entry'mden araktır..